Hurûfu Mukatta’dan Sonra Gelen Ayet-İ Kerimelerin Mealleri*

2.Bakara Sûresi, 1-2:[1]Elif, Lâm, Mîm. Bu, (öyle bir) kitaptır ki onda (ve onun İlâhî kelâm olduğunda) hiç şüphe yoktur. O, muttakîlere (Allah’ın emirlerine uygun yaşamak/aykırı davranmaktan sakınmak isteyenlere) doğru yolu gösteren (öğreten)dir.”

3.Âl-i İmran Sûresi, 1-2-3-4: “Elif, Lâm, Mîm. Allah ki kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, Hayy ve Kayyûm’dur (daima diri ve yarattıklarını gözetip yönetendir. Her şey, onunla varlığını devam ettirir). (Allah, bu) Kitab’ı sana, hak (ve hakikatin) ta kendisi ile (dolu ve) kendinden evvelkileri(n asıllarını) tasdik edici olarak indirdi. Bundan önce, insanları doğru yola götürmek için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti ve nihayet Furkân’ı (hak ile batılı ayırt eden Kur’an’ı) da indirdi. Allah’ın âyetlerini inkâr eden/tanımayanlar var ya, onlar için kesinlikle şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galip ve amansız cezalandırıcı/(mazlumların) intikamını alıcıdır.”

7.A’raf Sûresi, 1-2: “Elif, Lâm, Mîm, Sâd. (Resûlüm! Bu,) kendisiyle (insanları) uyarman ve inananların da düşünüp öğüt alması (ve irşadlarına vesile olması) için sana indirilen bir kitaptır. Bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı/bir şüphe olmasın.”

10.Yunus Sûresi, 1: “Elif, Lâm, Râ. İşte bu (okuna)nlar hüküm ve hikmet dolu Kitab’ın âyetleridir.”

11.Hûd Sûresi,1-2: “Elif. Lâm. Râ. (Bu,) öyle bir Kitab’tır ki âyetleri, hikmet sahibi, her şeyden haberi olan (Allah) tarafından sağlamlaştırılmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye (her şey onda) açıklanmıştır. (De ki:) “Şüphesiz ben size, O’nun tarafından (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.””

12.Yusuf Sûresi, 1-2: “Elif, Lâm, Râ. Bu (okuna)nlar gerçeği açıklayan apaçık Kitab’ın âyetleridir. Hakikat, biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik (mânasının derinliğine iyice) akıl erdiresiniz diye.”

13.Ra’d Sûresi, 1: “Elif, Lâm, Mîm, Râ. Bu (okuna)nlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen (Kitab) haktır (gerçektir). Fakat insanların çoğu inanmazlar.”

14.İbrahim Sûresi, 1: “Elif, Lâm, Râ. Bu (Kur’an, öyle) bir Kitab’dır ki onu sana; insanları Rablerinin izniyle (her türlü kişisel ve toplumsal) karanlıklardan aydınlığa; eşsiz galip ve övgüye layık olan (Allah’)ın yoluna çıkarman için indirdik.”

15.Hicr Sûresi, 1: “Elif, Lâm, Râ. Bu (okuna)nlar, Kitab’ın ve (her şeyi) açıklayan (ve açık olan) Kur’an’ın âyetleridir.”

19.Meryem Sûresi, 1-2: “Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd. (Bu), Rabbinin kulu Zekeriya’ya rahmetinin anılmasıdır.”

20.Tâhâ Sûresi, 1-2-3: “Tâ, Hâ. (Resûlüm!) Biz Kur’an’ı sana zahmet çekmen için değil, ancak (Allah’tan) korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.”

26.Şuârâ Sûresi, 1-2: “Tâ, Sîn, Mîm. Bunlar, apaçık (her şeyi açıkça ortaya koyan) Kitab’ın âyetleridir.”

27.Neml Sûresi, 1-2: “Tâ, Sîn. Bu (okuna)nlar, Kur’an’ın ve (hakikatleri bildiren) apaçık bir Kitab’ın âyetleridir. İnananlara (bir) doğru yol (rehberi) ve müjdedir.”

28.Kasas Sûresi, 1-2: “Tâ, Sîn, Mîm. Bunlar apaçık (her şeyi bildiren) Kitab’ın âyetleridir.”

29.Ankebut Sûresi, 1-2: “Elif, Lâm, Mîm. İnsanlar (dünyada Allah’a ibadet ve itaat etmeden, çeşitli çile ve güçlüklerle, bazen de verilen bol mal ve refah ile) imtihan edilmeden (sadece) “inandık” demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?”

30.Rûm Sûresi, 1-2-3-4-5: “Elif, Lâm, Mîm. Rumlar, (Arabistan’a) en yakın bir yerde (İranlılar’a) yenildi. Ama onlar (bu) yenilmelerinden sonra birkaç (3-9) yıl içinde onları yeneceklerdir. (Bundan) önce de sonra da emir yalnız Allah’ındır. İşte o gün mü’minler Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir. (Allah) dilediğine yardım eder (zafere ulaştırır). O, mutlak galiptir, çok merhametlidir.”

31.Lokman Sûresi, 1-2-3: “Elif, Lâm, Mîm. Bunlar, hikmetli Kitab’ın âyetleridir. (Bu âyetler) güzel davrananlara doğru yol gösterici ve rahmet olarak (indirilmiştir).”

32.Secde Sûresi, 1-2: “Elif, Lâm, Mîm. İçinde hiç şüphe olmayan (bu) Kitab’ın indirilmesi, âlemlerin Rabbi (tarafı)ndandır.”

36.Yâsîn Sûresi, 1-2-3-4: “Yâ, Sîn. Hikmet dolu Kur’an’a yemin ederim ki, (Resûlüm!) Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş (peygamber)lerdensin. Dosdoğru bir yol üzerindesin.”

38.Sâd Sûresi, 1-2: “Sâd. O şanlı şerefli (ve öğüt dolu) Kur’an’a andolsun ki, doğrusu o inkâr edenler, bir büyüklenme ve ayrılık (düşmanlık) içindedirler.”

40.Mü’min Sûresi, 1-2-3: Hâ, Mîm. Bu Kitab’ın indirilmesi, mutlak galip ve (her şeyi) hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olan, hem de lütuf sahibi olan Allah tarafındandır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Dönüş ancak O’nadır.”

41.Fussilet Sûresi, 1-2-3-4: Hâ, Mîm, (Bu Kur’an) Rahmân ve Rahîm (olan Allah) katından indirilmiştir. Bilecek (ve anlayacak kâbiliyetteki) bir toplum için hem müjde verici ve (âkıbet hakkında) uyarıcı hem de Arapça bir Kur’an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir Kitab’dır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu (Kur’an’dan) yüz çevirmiştir; onlar (hakikati) işitmezler.”

42.Şûrâ Sûresi, 1-2-3-4-5-6-7: Hâ, Mîm. Ayn, Sîn, Kâf. (Resûlüm!) Mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi Allah, sana ve senden öncekilere işte şöyle vahyeder: Göklerde olanların da, yerde olanların da hepsi ancak O’nundur. O, pek yücedir, çok büyüktür. Neredeyse gökler (Allah’ın heybetinden) tâ üstlerinden yarılacak! Melekler, Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerdeki (mü’min)ler için mağfiret dilerler. Haberiniz olsun ki Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir. O’ndan başka (birtakım ilâh ve tâğûtları) velîler/dostlar edinenler var ya, Allah onları(n hallerini) gözetlemektedir. (Resûlüm!) Sen, onlar üzerinde bir vekil değilsin (yalnız uyarıcısın). (Resûlüm!) Biz sana işte bu şekilde Arapça bir Kur’an vahyettik ki (bütün) şehirlerin anası (merkezi olan Mekke şehri sakinleri)ni ve etrafında bulunan (dünyadaki insan)ları uyarasın ve (onları) hakkında hiç şüphe olmayan o toplanma günü(nün dehşeti)ne karşı korkutasın. (O gün toplananlardan) bir kısmı cennette, bir kısmı da çılgın alevdedir.”

43.Zuhruf Sûresi, 1-2-3-4: Hâ, Mîm. Apaçık (ve gerçeği gösteren) Kitab’a yemin ederim ki! Şüphesiz biz onu, düşünüp akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an yaptık. Şüphesiz o, katımızda bulunan Ana Kitab (Levh-i Mahfûz)’dadır. Çok yücedir, çok hikmetlidir.”

44.Duhan Sûresi, 1-2-3: Hâ, Mîm. (Hükümleri) apaçık olan Kitab’a andolsun ki gerçekten biz, onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz (insanları Kur’an’la) uyarıcıyız.”

45.Câsiye Sûresi, 1-2: “Hâ, Mîm. (Bu) Kitab’ın indirilmesi, mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi Allah’tandır.”

46.Ahkâf Sûresi, 1-2: Hâ, Mîm. (Bu) Kitab’ın indirilmesi mutlak galip, tek hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.”

50.Kâf Sûresi, 1-2-3: Kâf. Çok şerefli Kur’an hakkı için. O kâfirler; kendilerine içlerinden bir uyarıcı (peygamber) geldi diye şaştılar da: “Bu tuhaf bir şeydir! Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, (ihtimalden bile) uzak bir dönüştür.” dediler.”

68.Kalem Sûresi, 1-2: “Nûn. Kaleme ve (onunla) yazılanlara andolsun. (Resûlüm!) Sen Rabbinin nimeti sayesinde bir mecnun değilsin. Doğrusu senin için elbet kesintisiz (ve minnetsiz) bir mükâfat vardır. Ve şüphesiz sen, pek evrensel/genel geçerli mükemmel bir ahlâk üzerindesin.”

Değerlendirme

Meryem, Ankebût, Rûm ve Kalem Sûreleri hariç diğer 25 sûrede, incelediğimiz ayet-i kerimelerin ortak noktası, konularının Kitap (Kur’an-ı Kerim) üzerine olmasıdır. Bu durum dikkatimizi çektiği için, Kur’an-ı Kerim’i söz konusu ayet-i kerimelerde geçen ifadelerle kısaca tanımayı arzu ettik.

  1. İçinde hiçbir şüphe barındırmaz.
  2. Hak ve hakikatin kendisidir. Hak ve batılı ayırt edicidir.
  3. Gerçeği ve her şeyi açıklayan apaçık bir kitaptır.
  4. Hüküm ve hikmet doludur; şanlı şereflidir, çok yücedir.
  5. (Allah katında bulunan) Levh-i Mahfûz’dadır.
  6. Âlemlerin Rabbi tarafından, elçisi Hz. Muhammed (sav)’e hak olarak indirilmiştir.
  7. Mutlak galip ve (her şeyi) hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olan, hem de lütuf sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir.
  8. Rahman ve Rahim Allah katından indirilmiştir.
  9. Ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi, her şeyden haberi olan Allah tarafından sağlamlaştırılmıştır.
  10. Takva sahiplerine /İnananlara/ Güzel davrananlara doğru yolu gösterir.
  11. İnsanlara uyarı olarak indirilmiştir.
  12. İnsanların düşünüp öğüt alması için indirilmiştir.
  13. Muhatapları düşünüp akıl erdirsin diye Arapça olarak indirilmiştir.
  14. Ayetleri, insanlar başkasına kulluk etmesin diye açıklanmıştır.
  15. İnsan, Kur’an ile karanlıktan aydınlığa çıkar.
  16. İnsan, Kur’an ile eşsiz galip ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna erer.
  17. İnananlar için bir müjdedir.
  18. Güzel davrananlar için rahmettir.
  19. Kendinden önceki kitapları (asıllarını) tasdik eder.
  20. Kur’an, zahmet çekmek için değil, Allah’tan korkanlara öğüt olsun diye indirilmiştir.
  21. İnsanların çoğu Kur’an’a inanmaz.
  22. Kur’an’ı inkâr edenler, büyüklenme ve ayrılık içindedir.
  23. Kur’an’ı inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır.
  24. Mübarek bir gecede indirilmiştir.

Dikkatimizi çeken bir nokta da Yâsîn ve Kalem Sûreleri’nde, hurûfu mukatta’dan sonra gelen yemin ifadesinin ardından, Rasulullah (sav) hakkında nazil olan beyanlardır. Yâsîn Sûresi’nde, Hz. Muhammed (sav)’in gönderilmiş elçilerden olduğu ve dosdoğru bir yol üzere bulunduğu; Kalem Sûresi’nde de Rabb’inin nimeti sayesinde mecnun olmadığı, mükemmel bir ahlak üzere bulunduğu ve kesintisiz bir mükâfata nail olacağı beyan buyurulmuştur.

*Ayet mealleri, Feyzu’l-Furkan Kur’an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.
[1] Sûre sırası, Sûre ismi, Ayet numarası

Warning: A non-numeric value encountered in /home/kadinveailex/kadinveaile.com/v2/wp-content/plugins/ultimate-social-media-icons/libs/controllers/sfsi_frontpopUp.php on line 63