Hayat Planı Önündeki Engeller ve Çözüm Yolları

Birçok insan Yüce Yaratıcının kullarını eğitmek ve sınamak için yarattığı dünya hayatında kişisel inançları doğrultusunda hedefler belirleyip bunları uygulamayı arzular. Çoğumuz deneyimlemişizdir: planlar yapılır ve heyecanla uygulanmaya başlanır.

Her gün kitap okunacak, yürüyüş yapılacak, iş veya okul hayatında daha başarılı olunacak vs. Ancak ne yazık ki genellikle bu hedefler gerçekleştirilemeden heves azalır ve planlar rafa kaldırılır. Peki neden? Niçin bu kadar istekle girilen yolda benzin bu kadar çabuk biter? Gelin birlikte yaşam planımızı engelleyen nedenleri maddeler halinde belirleyip çözüm yolları bulmaya çalışalım.

  • Gerçekçi hedefler koyamama veya hedef belirleyememe: Kişisel hayat planı yapabilmenin ilk şartı ne istediğini bilmektir. Bunun sonucunda hedefler belirlenebilir. Hedef konulmadan gelişigüzel plan yapıp uygulamaya çalışmak çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Hedefler detaylarda boğulmadan, anlaşılır ve net olarak belirlenmeli, kısa ve uzun vadeli hedefler şeklinde gruplandırılmalıdır. Mutlaka yazıya dökülmelidir ki akılda kalabilsin. Ancak sayfalarca yazılan planlar motivasyonu düşürüp isteksizliğe neden olduğu için iki sayfayı geçmemelidir. Ayrıca ütopik olmayan, gerçekçi ve kişi için uygulanabilir hedefler konulmalıdır. Örneğin hiç kitap okumayan birinin her hafta 1 kitap bitirmeye karar vermesi pek gerçekçi olmaz. Kişi bunu başaramayınca ümitsizliğe kapılır. Plansız yaşayan biri için uzun vadeli hedefler de zorlayıcı olabilir. Bu yüzden kademeli ilerlemek daha kolaydır.
  • Kararsızlık ve düzensizlik: Ne yapmak istediğine karar verememek saatlerin, günlerin, kısaca ömrün boşa harcanmasına neden olur. Eğer plan yapılmak istenmiyorsa sırf yapmış olmak için de uğraşılmamalıdır. Öncelikle gerçekten istekli olunmalıdır. Dağınıklık ve düzensizlik ise zihni yorar, kafa karıştırır. Plan yapılmış olsa dahi belli bir düzen kurulmadığı için başarısızlığa düşülür. Bu yüzden mümkün olduğu kadar dirayetli ve düzenli olunmalıdır.
  • Rahata ve zevke düşkünlük: Çağın en büyük hastalıklarından biri de tembelliktir. Tembel insan hiçbir planı gerçekleştirme konusunda sebat edemez. Zamanını TV, bilgisayar ve internet karşısında geçirmeye üşenmezken sıra faydalı işlere geldiğinde bir türlü enerji bulamaz. Elbette bu, nefis kandırmacası ve suni mazeretten başka bir şey değildir. İnsanın alıştığı faydasız eylemleri (TV ve internette boşa zaman harcamak gibi) mümkün mertebe azaltmaya çalışması ve bunların yerine hedeflerini koyması gereklidir.
  • Zamanı iyi kullanamama ve erteleme: Zamanı doğru bir şekilde kullanamayanlar sürekli endişe ve baskı hissederler. Zaman yönetimini yapabilmek için öncelikle erken yatıp erken kalkmak gereklidir. Zihnin açık ve dingin olduğu erken vakitlerde uyanmak güne zinde başlayarak zamanı çok daha verimli bir şekilde kullanmaya olanak sağlar. Hedefler gözde büyütülmeden en kısa ve en kolay biçimde gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. Hiçbir iş mecbur kalınmadıkça ertelenmemelidir. Bilinmelidir ki ertelenen işler zamanla zihinde büyür ve yapılması zor hale gelir. Ayrıca günün ilerleyen zamanlarında enerji azaldığı için kişiye ağır gelen işler önce yapılmalı, kolay olanlar sonlara bırakılmalıdır.

Kişisel hayat planı yaparken bilgi birikimini artırmak, sosyal çevreyle sağlıklı ilişkiler kurmak, düzenli yaşamak ve zamanı verimli kullanmayı öğrenmek şarttır. Bunları başarabilirsek, amaçlarımızın farkında olan, hedeflerimize adım adım yaklaşan ve böylelikle hem dünya hem de ahiret hayatını güzelleştiren bir toplum olabiliriz.