Hancı Ve Yolcu

unnamed

Birazı özlem, birazı umut…

Gidişi hüzün.

Bamteline dokunan ince bir sızı…

Birazı içine sığmayacak kadar büyük bir coşku.

Dûalarına âmin diyenin,

İçinde filizlenen ümitlerin,

Ruhunun rahmetten nasiplenmesi…

Sofranın bereketle dolup taşması…

Gecelerinin aydınlığı, gündüzlerinin sabrı…

Günahlarına karşı kalkanın,

Nefsinin terbiyesi…

İçinde her şeyi aynı anda barındırır. Ama her birinin tadını da ayrı ayrı alırız. Bu nimetlerin hepsini aynı anda veren Rabbimize her biri için ayrı ayrı şükretmeliyiz. Bir yıl boyunca yolunu gözlediğimiz bir misafir. Gelişiyle neşelenen yüreğimize; gidişi, ayrılığın acısını bırakır. Yardan ayrılmışçasına incinen yüreğimiz; affolunma ümidi ile çırpınır.

Buruk kalplerimize armağan vermek istercesine, giderken bayramını bırakır bizlere. Ruhumuz incinse de yüreğimiz ferahlasın diye… Oysa bilmez mi hiçbir lezzet onun yerini tutmaz?

Misafir…

Bizleri bahtiyar eylerken acaba o da bizlerden razı mıdır ki? Onu incitmemek için ne kadar çaba sarf ediyoruz? Her hanede ayrı bir muamele, her sofrada ayrı bir muhabbetle karşılanırken, biz hiç talep etmeden o; her eve huzurunu ve sofralara bereketini getirir.

Misafirimiz; Ramazan Ayı bu yıl da bizleri ziyarete geliyor. Onu en iyi karşılamak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. O bereketini ve rahmetini yüklenmiş yolda… Bizlerin gözleri yolcuda.

Mevlâ bu mübarek ayın bizlerden razı olarak ayrılmasını nasib etsin. Bizleri bayramla birlikte bağışlanmış kullarından eylesin. Âmin.

Rabia Güngör