Hadis Usûlü -44 Râvînin Tabakaları:

Tabaka kelimesi, sözlükte herhangi bir vasıfta ortak olanlar anlamına gelir. Hadis ıstılahında ise, yaş ve isnadda birbirine benzeyen akran raviler grubu demektir.

Tabakanın tayininde şu dört noktanın bilinmesine ihtiyaç duyulur:

  1. a) Doğum
  2. b) Vefat
  3. c) Öğrenciler
  4. d) Hocalar

Bir ravinin hangi tabakadan olduğunu tayin etmekte esas alınan kriterler ve değişik itibarlar sonucu mutlaka etkilemektedirler. Bazan iki ravi, bir açıdan aynı tabakaya girebildikleri halde bir başka açıdan ayrı tabakalara dahil olabilirler. Mesela, Müslüman oluşları esasından hareket edilirse Enes b. Malik genç sahabiler tabakasından, Hz. Ebu Bekir de yaşlı sahabiler tabakasından olurlar. Ancak sahabe olma vasfında ortak oldukları dikkate alınacak olursa, bu takdirde de aynı tabakadan olurlar. Bu son ölçüye göre bütün sahabiler birinci tabaka, bütün tabiiler ikinci tabaka, etbau’t-tabiiler de üçüncü tabakayı teşkil etmiş olurlar. Rivayet asrının sonu kabul edilen hicri üçüncü asır sonuna kadar böylece beş tabaka söz konusu olur: sahabe h. 110; Tabiun 4. 180; Etbau’t-tabiin h. 220; Etbau etabaı’t-tabiin h. 260; Etbau etbaı etbaı’t-tabiin h. 300.

Bu beş tabakayı İbn Hacer (v.852/1448) isnaddaki yakınlıkları, hocaları ve akranları gibi ortak noktaları dikkate alarak on iki tabakaya ayırmıştır. Her tabaka için takribi zaman sınırını da açıklamıştır.[1]

Ravi tabakalarının tayini, gerek ravilerin tanınması, gerekse seneddeki rivayet lafızlarının delaletleri, tedlis, inkıta ve ittisal gibi fevkalade önemli hususların bilinmesi açısından oldukça ehemmiyetlidir.

Ana hadis kaynaklarının tasnifine yani hadislerin kitaplarda toplanmasına kadar geçen dönemde hadislerin naklini gerçekleştirenler ve sünnet verilerini sonraki nesillere aktaranlar Sahabe, Tabiun ve Etbau’t-tabiin’den oluşan üç nesildir. Ravilerin tabakaları deyince, önce bu üç nesil akla gelir. Sonra da bu üç neslin kendi içinde belli kriterlere göre ayrıldıkları gruplar anlaşılır. Şimdi Hz. Peygamber’in, “Nesillerin en hayırlıları çağdaşlarım, onları takib edenler, onlardan sonra gelenlerdir.” [2] hadisinde kendilerine işaret buyurulan bu üç nesli sırasıyla ve bilim dalımızı ilgilendiren yönlendiren yönleriyle tanımaya çalışalım.[3]

 

[1] İbn Hacer, Takribu’t-Tehzib: 1/5-6.

[2] Buhari, Şehadat: 9; Rikak: 7; Tirmizi, Fiten: 45; Şehadat: 4; Menakib: 56; İbn Mace, Ahkam: 27; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 1/378, 417, 434; 2/228; 4/267.

[3]İsmail Lütfi Çakan, Hadis Usulü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları: 79-80.