Hadis Usûlü-35
7- Vasiyye (Vasiyet)

Ölmek veya seyahata çıkmak üzere olan hocanın, rivâyet izninden söz etmeksizin, rivayet ettiği hadisleri ihtiva eden kitap veya cüz’ü öğrencilerinden birine vasiyyet ederek bırakmasına denilir. Bu bırakışta zımnî bir rivayet izni vardır diyerek bu yolla elde edilen hadislerin rivâyetini câiz görenler bulunmakla birlikte, çokları bunu kabul etmezler. [1]

Seleften -İbnu Sîrin, Ebu Kitâbe gibi bazıları musâ-leh’in (kendisine vasiyet edilen kimse), kendisine vasiyet edilen bu kitaptaki hadisleri rivayet edebileceğini söylemiştir. İbnu’s-Salâh bunu “gerçekten oldukça uzak bir te’vîl” olarak tavsîf eder. İbnu Ebi’d-Dem (642/1244) İbnu’s-Salâh’a karşı çıkarak “Vasiyye mertebece vicâdeden hilafsız daha üstün bir tahammül yoludur. Şâfiî başta, bir çokları nezdinde ma’mulün bîh (amel olunan, tatbik edilen) bir hadis tahammül metodudur” der. Bu görüş esastır.

[1] İsmail Lütfi Çakan, Hadis Usulü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları: 59; Sabahaddin Yıldırım, Şamil İslam Ansiklopedisi: 6/88.