Güzelliklerin Kaynağı

En güzel isimler ve en yüce sıfatlar kendisine mahsus olan Allah’a hamd, Rasûlü’ne salat ve selâm olsun. “Allah (cc) güzeldir, güzelliği sever.” Âlemdeki bütün güzellikler O’nun güzelliğindendir. O ismiyle zatıyla güzeldir, sıfatlarıyla fiilleriyle güzeldir. Varlık âleminde, Allah’tan başka mutlak kemal ve cemale sahip olan hiçbir varlık yoktur.

” En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na güzel isimlerle dua edin.” (Araf/170) Bütün isimleri övgünün, yüceliğin ve mükemmelliğin zirvesine delalet eder. Allah’ın en güzel isimlerinin ve sıfatlarının manaları, manevi cemali meydana getirir. Maddi cemali ise bu âlemdeki güzelliktir. Başka bir ifadeyle âlemdeki güzellik ilahi güzelliğin yansımasından ibarettir. Âlem ilahi güzellikleri yansıtan ayna olduğundan İbnü’l Arabi, âlemi ve ondaki güzelliği sevmeye layık bulur. Güzel olduğu için Allah’ı sevenin, âlemi de sevmesi, aynı şekilde âlemi seveninde Allah’ı sevmesi gerektiğine işaret eder.

Aslında âlemdeki hiçbir şey öz itibariyle çirkin değildir. Güzellik asli, çirkinlik ise arızidir. Çirkin olan âlemin kendisi değil, hırs ve kötü emelleriyle dünya hayatını çirkinleştirip, onun doğal güzelliğini kirleten, insanların kötü davranışlarıdır.

O’nun sıfatları da güzeldir, hepsi övgü ve senaya layık kemal sıfatlarıdır. Özellikle rahmet, iyilik ve cömertlik sıfatları her şeye şamildir. Tüm varlıklarda görülen güzellikler de Allah’tandır. Maddi manevi her varlık kendi kabiliyetine göre, bu güzellikten bir pay almıştır. Güzelliği iki ayrı şekilde ifade edebiliriz; mutlak güzellik, birde mahlûkat âleminde görülen güzellikler. Bu güzellikleri temaşa eden insan bu güzelliği takip ederek ilahi güzelliğe ve Hakk’a erebilir.

Her kemâlin ve cemâlin sahibi olan Allah (cc) Kuran-ı Kerim’de biz kullarına güzel olanları bildirmiştir. Genel olarak baktığımızda (32/7) ” Yarattığı her şeyi güzel yapan” Allah Teâlâ Hz. leri ” Biz insanı en güzel biçimde yarattık” (95/4) buyuruyor. Güzellik ve uygunluk insanın cesedinde görüldüğü gibi aklında ve ruhunda da ayrı ayrı görülür. Kâmil insan için önemli olan, manevi güzelliktir. Özellikle gönül ehli buna önem verir. Fiziği güzel olan insanlardan çok, ahlâkı güzel olanlar sevilir.

İnsanın ahseni takvimde olması, duygusunda, işinde, zevkinde, gönlünde, bilhassa hüsn denilen manayı anlamasındadır. Yüce Yaradanının mutlak güzelliğini sıfatlarını, isimlerini tanıyıp O’nun ahlakıyla ahlâklanmasındadır. İnsan fıtratı bunu istiyor, yaratılış gayesine uygun bir yaşam istiyor. Maalesef fıtratı bozulunca da esfeli safiline düşüp, sevilmeyecek şeyleri sevip çirkinlikleri güzel zannedebiliyor.

İnsan, ruhu vasıtasıyla kâinatın güzelliklerini ve bunları yaratanın kemâlini idrak eder. O kâinatın Hâlık’ı ki, her şeyi güzel kıldı bütün yarattığı şeyler bir güzelliği, bir hikmet ve faydayı kapsar. Bu şeylerin arasında farklar varsa da hiçbiri kendi niteliği itibariyle güzellikten bir gayeye yönelmiş olmaktan uzak değildir. Yine Kuran-ı Kerim’in kendisi (39/55) en güzel olarak ifade ediliyor. Kâinat, insan, sâlih amel, cennet, güzel ahlâk ve özellikle Peygamber (sav) in en güzel ahlâk üzere olduğu ayetlerde bildirilmektedir.(68/4) O’nun ahlakı Kurandı. Peygamber Efendimiz(sav) buyurdu ki:” Allah-u Teâlâ beni güzel ahlâkı ve güzel fiilleri tamamlamak için göndermiştir.” Ve yine buyurmuştur ki: “Mümin kimse güzel ahlâkı sebebiyle gece namaz kılan, gündüz oruç tutan bir zatın derecesine kavuşur.”

Allah’ın vahdaniyetine iman edip, güzelliğine gönlünü bağlayan müminler Cennet’te Allah’ın cemalini doyasıya seyredeceklerdir.

“ Bir takım yüzler, o gün Rabbinin cemaline bakıp parlayacak.” (75/22-23) ayetleriyle, “ İyilik edenler ve iyi davrananlara daha güzeli ve ziyadesi vardır.” (10/26) ayeti, cemalullah’ın doya doya seyredileceğini müjdelemektedir. Bu müjdeye nail olmak ancak Allah’ın emir ve yasaklarına uymak, tevhid akidesine sarılmak, nefsini terbiye edip güzel ahlâk sahibi olmakla mümkün olur…

Ey gönül ağyarı terk et, yarı gör,

Çeşmi canın bir nefes o yarı gör.

Güldür maksud olan, sen dikeni bırak,

Her yaprakta lafzı manidarı gör…

Nezahat Külekçi                                                     

 

Kaynaklar:
Kuran-ı Kerim Meali ve Tefsiri, Ömer Nasuhi Bilmen
Esmaül Hüsna Şerhi, Şahver Çelikoğlu
Feyzül Furkan Kuran-ı Kerim Meali, Hasan Tahsin Feyizli