Güzel Ölmek

Dikkat edin (can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman, “Kim çare bul(up şifa ver)ecek?” denilir. Artık (can çekişen), hakikaten bir ayrılış olduğunu anlayacak. (Can havliyle) bacak bacağa dolaşacak.(İşte) o gün sevk(iyat) ancak Rabbinedir.(Kıyamet/26-30)

Ölüm, kaçınılmaz son, değişmeyen gerçek ve ruhun cesetten kurtularak özgürleştiği bir geçiş durumudur. Ölümün ruhsal, manevi boyutu, dinimizdeki yeri üzerine yapılabilecek yorumlar bu yazının konusu olmayıp, hastalarının ölüm anını gözlemleyen hekimlerin, bu zaman dilimiyle ilgili tecrübelerinden bir derleme yapmak amaçlanmıştır.

Ani ölümleri bir kenara bırakırsak, kronik hastalıklara bağlı, uzun bir zaman diliminde sona yaklaşan insanların ölüme giden süreçlerinde yaşadığı zorluklar ve/veya çok ağır hastalığına rağmen, ölüme gidiş sürecini çok rahat yaşayan, ”kuş gibi” kanatlanıveren hastalar, çevresindeki insanların da dikkatini çeker ve ister istemez hikmetini düşündürür.

Rabbimizin hikmetinden sual olunmaz, ölüm anı çok özel ve sırlıdır, ancak zahirden göründüğü kadarıyla, ölüm esnasında yaşanan bazı hadiseler, o kişilerin güzel öldüğüne yorumlanır çevresi tarafından.

Bazı kişiler, nasıl güzel ölünür? sorusuna şöyle cevaplarla yorum yaparlar:

Güzel bir ölüm, kolay bir ölümdür. Güzel öldüğü düşünülen kişiler, günlerce eziyet çekmeden, zorlanmadan, kolayca son nefeslerini verirler.

Güzel bir ölüm, ağrısız bir ölümdür. Uzun süreler boyunca ağrı çeken, ağrıkesicilere rağmen ölüm öncesinde ağrısı dinmeyen kişilerin güzel öldüğü düşünülmemiştir.

Güzel bir ölüm, zahmetsiz bir ölümdür. Çevresinde, ona bakım veren, destek olan kişiler, çok zorlanmadan, çok eza ve cefa çekmeden onunla ilgilenirler ve son görevlerini yaparlar.

Güzel ölen kişi, son anlarında huzurludur, bazen fiziken de güzelleşir. Hatta çevresindeki kişiler ağır dönemdeki kişinin fiziksel olarak da güzelleşmiş ve huzurlu görünümünden dolayı, ölümünün yaklaştığını düşünebilirler.

Güzel ve dilenen bir ölüm, sevdiği insanlar çevresinde iken, karşılıklı helallik dilenmiş vaziyette, dualar eşliğinde yaşanan bir hadisedir.

Güzel öldüğü düşünülen kişinin ölüm esnası ve sonrasında bir huzur hissedilir. Herkeste bir sükûnet ve rıza hali de gözlenir. Tam tersi durumda ise bir gerginlik gözlenebilmektedir.

Güzel olmadığı düşünülen bir ölümde, tıbbi rahatsızlıklar devam etmekte ancak, tedaviye cevap vermeyen büyük bir rahatsızlık durumu gözlenmekte, hasta ne yaşayabilmekte ne de ölebilmektedir. Ölememek de büyük bir acı ve ızdırap olur bazen. Ölümün kendisi ise bir çare ve devadır.

Güzel bir ölüm, arkasında kalan maddi manevi haklarını yoluna koymuş, yapılabilecek son işleri yapılmış, maddi anlamda borcu olmayan, hukuki anlamda işleri hallolmuş ve manevi anlamda ise haklar helalleşilmiş iken gelen ölümdür.

Güzel bir ölüm, ölüm döşeğinde iken, “iyi ki yapmışım” kelimesinin “keşke yapsaydım” kelimesinden daha çok kullanıldığı bir ölüm olabilir.

Yine güzel bir ölüm, hayatın son zamanlarında hayat, ölüm, her ikisinin hikmetleri ve ölümden sonrası hakkında tasavvurları içeren sohbetlerden sonra gelen bir ölümdür denebilir.

Güzel bir ölüm, ardında kendine hayır dua edecek manevi varisler bıraktıktan sonra gelen bir ölümdür.

Güzel bir ölüm sonrasında, hastayla ilgilenen kişiler çok emek vermiş olsalar bile, ölümün ardından çok hüzün duyar, “ölmeseydi de biz bakım vermeye devam etseydik” temennisiyle, ölen kişiye bakmaktan hiç eza çekmediklerini, yorulmadıklarını dillendirirler. Tam tersinde ise, dillendirilmese bile, hatta ona bakım vermeyen, uzakta olan kişiler tarafından dahi, zihinden, “öldü de rahatladık” düşüncesi geçirilebilir.

Nihayetinde, güzel bir ölüm, Yaratıcısıyla barışık, düğün gecesine gider gibi ölümüne giden, Rabbi ondan razı, O Rabbinden razı, Razıyeten Merzıyye makamına erişenlerin ölümüdür.

“Yadında mı doğduğun zamanlar?

Sen ağlar idin, gülerdi âlem

Bir öyle ömür geçir ki olsun

Mevtin sana hande(gülüş),halka matem”

Uzman Dr. Hilal Özkaya