Güneşe Veda

Pamuk görünümlü bembeyaz bulutların ardına saklanmış, gün boyu yeryüzüne serpiştirdiği ışıktan yorulmuş güneş elini ayağını çekiyor gökyüzü sahnesinden…

Bir hüzün kaplıyor sereserpe kalmış benliğimi, yavaş yavaş kaybolan güneşin denize yansıması sanki canevime sıkılmış habersiz bir kurşun gibi yaralıyor ümitlerimi..Güneşin kızıllığı ile beraber yeni bir renge bürünen denizdeki unutulmaya yüz tutmuş yemyeşil yosunlar gönül mahzenime hapsedilmiş çaresiz, kimsesiz bir çocuk haline sokuyor beni…

Ve güneş başka yolu yokmuşçasına dakikalar boyunca giden trenin ardından bakakalan terk edilmiş biri gibi veda ediyor bana, geride bıraktığı güne. Deniz sükutta, sadece dalgalarıyla eşlik ediyor güneşin gidişine..

Artık yüreğimi susturmanın gayretiyle son bir ümit bırakıyorum iki damla oturmuş gözbebeklerime; üzülme yeni mutlulukları paylaşmak için bulutların arasından sıyrılıp, yine gülümseyecek ışığın, kaderine…

Gülşen Şeyma AYTEKİN