Gerçek Aşkın Sahibi Hz. Ümmü Seleme

Allahu Teâlâ’ya hicrete iki kez güç yetiren sahabe hanım…

İman eden, Allahu Teâlâ’nın kendisini gözlediğinin
farkında olan kimsedir. Böyle bir kul nefsini hesaba çeker ve
âhiret için azığını hazırlar. Hicret, kıyamete kadar sürecek
bir farzdır. Hicret, cehaletten ilme, Allah’ı unutmaktan O’nu
anmaya, günahtan itaate ve ısrardan tövbeye giden yoldur.

İslâm tarihinde fiziki mânada toplu hâlde üç hicret yaşanmıştır.
İkisi Habeşistan’a biri Medine’ye… ilk hicret, Mekke’de müslümanlara soluk alacak hava, yiyecek ekmek, ibadet edecek bir küçük saha bırakmayan mütecaviz müşriklerin baskıları sonucu Habeşistan’a olmuştur.
Bu ilk hicret Mekkelilerin baskısından olduğu kadar tazecik
müslümanların müslümanca yaşamaktaki karalılığını göstermesi bakı
mından da önemlidir.

Bir mü’min için en önemli şey, imannın gereklerini yerine getirerek
Allah’ın rızasını kazanmaktır. Gerçek bir mü’min kendi ülkesinde, yaşadığı
Çevrede bu amacına ulaşlamıyorsa yurdunun, işinin-gücünün,
malının mülkünün, akraba ve dostlarının hiçbir anlam ve önemi kalmaz.
Bunlarla imanı arasında seçim yapmak zorunda kalan insan; imanı seçiyorsa ancak o zaman
gerçek bir mü’mindir. Bu sebeple Mekke’de,mü’minler müşriklerin baskı ve işkenceleri
yüzünden böyle bir seçim yapmaya zorlanınca Allahu Teâlâ onları, hicretin anlam ve önemini
bildiren âyetlerle muhtemel bir hicrete hazırlamaya başladı. Hakkı bâtıla tercih edip Allah’a ilk
hicret edenler arasında Hz. Ümmü Seleme ki asıl adı Hind’dir ve değerli eşi Abdullah b.
Abdulesed de bulunuyordu. Babası, Mahzum kabilesinin beğenilen kişilerinden ve
Arapların, sayılı cömertlerinden birisiydi: Ebû Ümeyye Süheyl b. Mugîre
b. Abdullah b. Ömer b. Mahzum. Öyle ki ona Zâdu’r-rekb, ‘yolcu doyuran’
denilirdi. Çünkü yolcular onun evine gittiklerinde veya onunla yola çıktıklarında, yanlarına yol
azığı almazlazdı . Annesi, Âtike bint Âmir b. Rabîa’dır . Ashâbı n büyükleri arasında yer almış
olan Ebû Seleme çok daha büyük bir şerefe nail olmuştur. Zira o vahyedildiği ilk günlerde
islâm’a ram olma yüceliğine erişmiştir. Şerefli ömrü Peygamberimizin (s a v) yoldaşlığında
geçmiştir. Sahip oldukları künye, Ümmü ve Ebû Seleme , Arap geleneklerine
göre ilk erkek çocuklarının isminden hareketle hitap hâlini almıştır. Ümmü Seleme eşiyle birlikte
Müslüman olmuştur. O da kadınlardan islâm’a ilk girenlerdendi. Ümmü Seleme
ve kocasının islâm’a girdikleri haberi yayılır yayılmaz, Mekke karıştı, işkenceler başladı, yollar
kesildi. Ümmü Seleme ve Ebû Seleme gurbet diyarına gittiler. Bütün bunların
karşılığını Allah’tan bekleyip, evlerini, rahatlarını , köklü soylarını Mekke’de bırakıp gittiler.
Osman-ı Zinnureyn ve Hz. Rukiye ile birlikte ilk yola çıkanlardan oldular. Ümmü Seleme ve eşi,
Habeşistan kralı Necâşi’den himaye görerek huzuru kalp ile yaşıyorlardı , ancak Mekke özlemi
ve hidayet kaynağı Resûlullah sallallahu aleyhi ve selem hasreti, onların ciğerlerini parçalıyordu.
Mekke’den gelen aldatıcı ‘güzel’ haberleri duyunca zaman kaybetmeden geri döndüler. Bu kez
yolculukta yalnız değilerdi. Habeşistan’dailk çocukları Zeynep dünyaya gelmişti. Daha sonra
Seleme,Ömer ve Dürre adında çocukları doğdu.

Zorlu dönüş yolculuğundan sonra Mekke’ye vasıl oldular ancak umduklarndan daha ağır
şartlarla karşılatılar. Evet, Hz. Ömer ve Hz.Hamza müslüman olmuş , Müslümanlar biraz daha iyi
bir duruma gelmişti ama ne işkenceler son bulmuştu ne de tecrit ve kötü muamele.
Müşrikler, eziyetlerine bıraktıkları yerden devam ettiler. Habeşistan’dan gelenlere iki misli
eziyet ediyorlardı, oradan mahcubiyet ile dönmeyi içlerine sindiremiyorlardı. Önceden
görmedikleri işkence ve eziyetleri de onlara tattırdılar. Nihayet, Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem, ashâbının Medine’ye hicret etmesine izin verdi. Ümmü Seleme ve kocası
dinlerini kurtarmak ve Kureyş’in eziyetinden kurtulmak için muhacirlerin ilki olmaya niyet
ettiler. Toplumun durağanlığınndan sıyrılan atılımları yapan ilkleri diğerleri takip eder. Onlar
yol açıcı , cesaret verici ve heveslendiricilerdir.

İlk olmak zordur ve içinde çeşitli tehlikeler barındırır. Bir hicret tecrübesi yaşamış
olan Ümmü Seleme ve eşinin hicreti bu defa daha zorluydu. Hatta çok zor ve acı oldu.
Hazırlıklarını tamamlamış yola koyulmuşlardı.
Devamı diğer sayımızda…

Serpil ÖZCAN (Hz. Havva’dan Hz. Zeynep’eKadınların İzinde)