Fetih Ruhu

Sibel Yıldız Çakmak

Konstantiniyye 53 gündür kuşatma altındaydı fakat fetih bir türlü gerçekleşmiyordu. Zaman geçtikçe, askerler ye’se kapılacak gibi olsalar da Sultan Mehmed zihnen asla teslim olmuyor ve hayatında daha önce harama bulaşmış kimse varsa ordudan ayrılması için adeta yalvarıyor, varsa böyle kişilerin hiçbir şekilde takibata uğramayacağını söylüyordu. O şanlı kumandan ve askerler fütuhatın ancak takva ile gerçekleşebileceğini biliyorlardı.

Fatih Sultan Mehmed Han, fetih gecikince Akşemseddin’e danışmaya gider. Kupkuru, tamtakır, süssüz, ziynetsiz bir çadır… secdeye kapanmış, secde çevresi göz yaşları ile ıslanmış, başından serpuşu düşmüş gitmiş, “ Aman ya Rabbi !…” diye dua ediyor. Sonra başını secdeden kaldırıyor ; “ Elhamdulillah, Elhamdulillah ! Niyazımız kabul oldu, fetih müyesser oldu diyor. O anda da münadiler Ulubatlı Hasan’ın ve askerlerinin surlara çıktığını[1]  haykırıyorlar.

İstanbul’un fethi, gelişigüzel ve plansız şekilde elde edilen bir başarı değildir. Fatih’in küçüklüğünde oynadığı oyunlar bile Konstantiniyye’yi fethetmek üzerine idi. Çünkü babası II.Murad oğlunu tam bir fatih adayı olarak yetiştiriyordu. Bu yüzden şehzadesini, yetiştirilmesi için devrin en mahir hocaları ve âlimleri olan Molla Gürani ile Akşemseddin Hazretlerinin rahle-i tedrislerine emanet etmişti.

Şeyh Edebali olmadan Osman Gazi, Zembilli Ali Efendi Olmadan Yavuz, Yahya Efendi ve Merkez Efendi olmadan Kanuni olmak zordur. Hele de Akşemseddin’siz bir Fatih ve fetih düşünmek nerdeyse imkânsızdır. Çünkü Sultan II.Mehmed’i sıradan bir padişah olmaktan çıkartıp “Fatih” yapan sebeplerin en başında Akşemseddin gelir. [2]

Sultan Mehmed’in yetiştiği çevre, olgun insanların olgunlaştırdığı bir çevredir. Herkes helalinden kazanmakta, helalinden yaşamakta, “kalan alışverişinizi komşu dükkândan yapın, o da nasiplensin” diyebilecek kadar tok gözlü davranmaktadır. Gerçi büyük insan sadece çevrenin etkisiyle değil, Allah vergisi kabiliyetlerini sonuna kadar seferber ederek geceli gündüzlü çalışmak suretiyle yetişir. [3]

Sultan Mehmed, babası II.Murad’ın vefatını müteakip henüz 15 yaşında iken genç bir padişah olarak tahta çıktı.  Genç padişah, Rasulüllah (SAV)’ın Konstanstinyye’yi fethedecek askerler ve kumandana yönelik muştusunu, bunun yanısıra babası II.Murad’ın “Konstantiniyye’yi al ve gül bahçesi yap !” şeklindeki hayalini kendisine en büyük gaye edinmişti.

“Ne güzel” olabilmek, “Ne mutlu” olabilmek için nice insan bu kuvvetli arzuyla kılıç kuşandı, yollara düştü…[4] Bu yolun sonu, Hz. Peygamber’in iltifatına mazhar olmak ve tüm Müslümanları sevindirmekti.

Gecesi gündüzü İstanbul olan Sultan Mehmed, o zamana kadar kaç kez fetih girişiminde bulunulduğunu, hangi hata ya da eksikliklerden dolayı fethin gerçekleşmediğini derinlemesine bir incelemeye tabi tutarak gerekli tüm tedbirleri almış, fetih için tüm hazırlıkları tamamlamıştı. Bu hazırlıkların başında yapımını 132 günde tamamlattığı Rumelihisarı (Boğazkesen), pozitif ilimlerdeki yetkinliğine hayran bıraktıran Şahi toplarının icadı, savaş dehasını gösteren yürüyen kuleler yer alıyordu. Hepsinden önemlisi ise, gemileri karadan yürütebilecek bir dirayet ve sonsuz bir inanç sahibi olmasıydı.

Tüm bu hazırlıklar neticesinde, nihayet müyesser olan fetih Sırp yazar Chedomil Mijatovich’in satırlarında şu şekilde hayat buluyordu : “…Ve akşam güneşinin ışıkları Aya Sofya’nın kubbesindeki haçı son kez parlatırken binlerce askerin ve onların peşine takılan sivillerin Haliç’ten Marmara Denizi’ne kadar yankılanan “La İlahe İllallah, Muhemmedun Rasulüllah” nidaları göğe yükseliyordu…”

Fatih Sultan Mehmed Hazretleri’nin şehre girer girmez ilk olarak secdeye kapanması, bu muzaffer komutanın elde ettiği en büyük zaferi kutlama nişanesi olarak tarihteki yerini alıyordu…

 

KAYNAKÇA

  • COŞAN, M.Es’ad: İstanbul’un Fethi Ve Fatih, İstanbul, 2013 5.Baskı.
  • MIJATOVICH, Chedomil: 1453 İstanbul’un Fethi, Ağustos 2012, 2.Baskı.
  • GÜNDÜZALP, Selim: Sultan Fatih, Ocak 2012, 6.Baskı.
  • AK, Mahmut – BAŞAR, Fahameddin: İstanbul’un Fetih Günlüğü, İstanbul, 2015 3.Baskı.
  • YILMAZ, Muammer: İstanbul’un Fethi Ve Akşemseddin, Mart 2011.
  • BAHADIROĞLU, Yavuz: Fatih Sultan Mehmed Ve İstanbul’un Fethi, İstanbul, 2013.

 

[1] COŞAN, M.Es’ad: İstanbul’un Fethi Ve Fatih,  s.23.

[2] BAHADIROĞLU, Yavuz: Fatih Sultan Mehmed Ve İstanbul’un Fethi, s.103

[3] BAHADIROĞLU, Yavuz: Fatih Sultan Mehmed Ve İstanbul’un Fethi, s.135

[4] GÜNDÜZALP, Selim: Sultan Fatih, s.21.