Ferahlık Mevsimi

247683_241653979294833_1503007436_n

Düşünün…  Bir geminiz olsun. Aynılığın suretinde farklı duygulara yelken açacak bir gemi… Yılda sadece bir kez, tek bir mevsimde tatile çıkabileceğiniz bir gemi…

Aynılığın sureti dedim. Çünkü bu gemiye sizin gibi insanlarla biniyorsunuz. Aynı yöne ilerliyor, aynı manzaraya bakıyorsunuz. Ama kimini deniz tutuyor, kimi sudan korkuyor, kimi yüzmeyi bile öğrenmemiş. Ve daha birçoğunun aklında başka başka şeyler… Aynı manzaraya baktığınız halde aynı zevki almıyorsunuz. Kimi bütün yılın yıpranmışlığını atıp tazelenerek iniyor gemiden, kimiyse endişeli, telaşlı, uykusuz, sinirli…

Çevrenizde “yapamam” ların arkasına saklanmış insanlar görüyorsunuz. Ve “yapamazsın” ların kurbanı olmuş insanlar… Bu güzel tatile çıkamam, yapacak çok şeyim var, diyorlar.

Ama siz yılda sadece bir kez gelen bu fırsatı kaçırmak istemiyorsunuz. Heyecanla gemiye biniyorsunuz. Söylenerek binenler de var. Şikâyetlerle binenler de…

Gündüz de, gece de ışıl ışıl parlayan bir denizi seyrederek, türlü güzel ziyafetlerden tadarak yolculuğunuzun her gününü sefa sürerek geçirseniz de, tüm yolu söylenerek tamamlamaya azmetmiş,  limanda bıraktığı birkaç değersiz ağırlık için ağlayıp sızlayanlar da var bu gemide. Onlar manzarayı göremiyor, ziyafetleri tatmak istemiyorlar.

Geminiz rengârenk sahillerin, eşsiz adaların yakınından geçiyor, kiminde duraklıyor. Ve yolculuk tamamlandığında önünüzdeki bir yıl boyunca size huzur verecek bir gönül ferahlığı, zihin durgunluğu ve beden sağlığıyla gemiden ayrılıyorsunuz.

Bu geminin adı açlık değil! Oruç da değil! Ben gemi diyorum. Siz istediğinizi söyleyin. Ama bunun asıl adı Ramazan. Ve bizi bir aylığına da olsa götürdüğü yer aslında Cennet’in ta kendisi. Nasıl mı?

Nefis terbiyesinin altında yatan gerçektir belki de bu sorunun cevabı. Çoğunlukla kendini engellemek olarak algılansa da, aslında daha büyük anlama sahiptir. Kendi istediğini güzel zanneden bozuk (bozulmuş) zevklerimize, en güzelin varlığını göstermek için bir ışıktır.

“Yapamam” sözünü, “O istemişse yaparım” a dönüştürüp tüm dünyaya gösteren bir aynadır. Ve bu “yaparım” sözünün arkasında öyle kaliteli bir zevk yatar ki, ancak tadanlar bilir.

Sadece açlık olarak düşünenler sonunu iple çekse de, Ramazan, yüksek zevkler için ruh gıdalarının açık büfe sergilendiği otuz günlük bir ziyafettir.

Neden sayılı gün? Başka zaman da oruç tutulur, gece namazı kılınır, türlü ibadet yapılır. Evet, yapılır. Ama bu sayılı gün, O istediği için sayılıdır ve O’nun sevgisiyle kuşatıldığı için özel bir mevsimdir.

Tatiliniz bereketli olsun.

Zehra Akın