ER-RAHMÂN (C.C)

“Er-Rahman” dünya da müslim, gayri müslim gözetmeksizin alemin rızkını veren, görüp gözeten, her an mahlukatı hakkında hayır  ve rahmet irade buyuran, nimet ve adalet sahibi, takvası nedeniyle takva sahibinin ya da fâcirliği yüzünden kötülerin rızıklarını artırıp eksiltmeyen, aksine herkese dilediği gibi rızık veren demektir.

Er-Rahman ve Er-Rahim ikisi de sıfattır. Er-Rahman Kuran’ın muhtelif ayetlerinde uluhiyyetin ikinci özel ismi olarak elli yedi defa geçer. Rahman ismi ” şefkat, rikkat, bağışlama, acıma ve ihsan manalarına gelen rahmet kökünden gelir. Rahman sadece “cemal” manasına değil “celal” sıfatlarını da yansıtır denmektedir.

Er-Rahman olan Allah (cc) sonsuz merhametini ve lütfunu görünen görünmeyen her şeyde tecelli ettirir. Allah Teâlâ Hz.leri her gün toprağın içinden milyonlarca tohumu filizlendiren, toprakla yerin altındaki 4500 derece sıcaklıktaki dev kütleyi saklayıp örten, gökten tonlarca temiz su indiren, ciğerlerimize dolan oksijeni yaratan, milyarlarca canlıya aynı anda rızık veren sonsuz nimetler bahşedendir.

Allah Teâlâ 100 trilyon hücreden oluşan insanın her bir hücresini yaratan, ayrı ayrı görevlerini öğreten, DNA ları yerleştiren, milimetrik küpün içine sığdırdığı protein, yağ ve su moleküllerini yaptıran, bütün bunlarla insana can verendir.

İnsanlardan bu nimetleri gören, yaratılış gayesini kavrayarak O’na kulluk edenler olduğu gibi, nankörlük ederek O’ndan yüz çevirenler de vardır. Buna rağmen Allah (cc) insanların üzerinde Rahman ismini tecelli ettirir. Kâfirler, münafıklar da dünya hayatında aldıkları hava, içtikleri su meskenler, evlatlar, mallar, sağlık olmak üzere her türlü nimetlerden faydalanır; çünkü Allah Rahman’dır.

Allah Teâlâ, dünya hayatında belki inkâr edenler düşünüp akleder, dine döner diye bu nimetlerden yararlandırmaktadır. Fakat yüz çevirenler göz açıp kapama kadar kısa olan dünyada ancak bunlardan faydalanabilirler. Ahirette ise bütün nimetler yalnızca müminlere ait olacaktır. Dünya nimetleri geneldir, ahiret nimetleri ise özeldir. Bu da yalnızca iman edenlere mahsustur.

Kudsi hadiste Allah Teâlâ “Benim rahmetim gadabımı geçmiştir” buyurmuştur. Rahmeti gadabından öncedir, bu büyük bir müjdedir. Yine ayeti kerimede ” Allah kullarına asla zulmedici değildir” (3/182) buyurmaktadır. Rahman ismi inananları mutluluğa ulaştırır. O’nun rahmetinin sonu yoktur. Kuran’da “Rahmetim her şeyi ihata etti” (Araf/156) buyuran Mevla’dan başkasına Rahman denilemez.

Besmelede Allah’ın üç ismi geçmektedir. Yahudiler sadece Rahman ile Allah’ı anarlar. Hristiyanlar ise Allah’ı Rahim ismi ile anarlar. Allah Teâlâ bu üç ismi birleştirdi ve bismillahirrahmanirrahim oldu, bunu da ümmeti Muhammed’e ikram etti, bu besmele büyük bir armağandır ve her hayrın başıdır.

Müminler “Rahman” ismi şerifinden ne elde edebilirler? Müminler öncelikle Allah Teâlâ’nın gafil kullarına merhamet edip, onları olanca güçleriyle (ihtiyaçları neyse, vaaz mı, nasihat mi, ilim mi) her neyse hidayete erdirecek yolları gösterirler. Yardım etmek suretiyle Allah yoluna çevirirler. Böyle bir teşebbüste bulunduklarında şefkatle, yumuşaklıkla muamele ederler. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) ” Merhamet ancak kötü insanlardan çekilip alınır” buyurmuştur. Merhamet şümullü olmalıdır. ” Siz yerdekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin” buyrulmuştur.

Arşın çevresinde bulunan melekler; “Rabbimiz, ilmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır.” (Enam/80) diye müminler için mağfiret dilerler. Ne kadar şümullü, ne kadar hacimli ve tam bir rahmet, merhamet. İşte kula gereken de, bütün bunları bilmesi, hattı harekâtını ona göre tanzim etmesidir. Oysa bir selam bile esirgeniyor bazen mümin kardeşinden… Hâlbuki sevabın yanında, insanlar arasında bir sevgi bağı oluşturur, iletişimi sağlar, zorlukları kolay eder.

Muhakkak ki Allah Teâlâ yüz rahmet yaratmış, bir tek rahmeti arza indirmiş ki, cinni ile insanı ile hayvanları ile bütün yaratıklar o rahmetle birbirine acıyıp merhamet ederler, şefkat gösterirler. Doksan dokuzu katında bırakmıştır. (doksan dokuzdan maksat çokluktan kinayedir.)

Allah Teâlâ (c.c.) ” Ben kulumun zannına göreyim” buyuruyor. Bizler Rabbimizi “Rahman ve Rahim” biliyoruz. O affı sever, lütfu ihsanı çoktur. Bizleri de lütfen ve keremen bağışlamasını diliyoruz… Âmin

 

Nezahat Külekçi

Şahver Çelikoğlu, Esma-ül Hüsna şerhi özetidir.