En Son Ne Zaman Toprağa Dokundunuz!

En son ne zaman toprağa dokundunuz? Tırnaklarınızın arası ne zaman çamur oldu hatırlıyor musunuz? Mahallede arkadaşlarla oyunlar oynarken çamurdan yapılan minik ama tüm ayrıntıları barındıran tabak, tencere, bardak ve içerisine parçalanmış yapraklardan yemek yapıp ikram ettiğiniz oldu mu? Ben çok yapardım. Belki de resim ve el işi kabiliyetim o günlerden kendisini göstermeye başlamıştı. Şimdilerde çocukların oyun hamurlarıyla oynadığı gibi benim de oyun hamurlarım vardı ama nedense hiç birisi çamurdan yaptıklarımın keyfini, kokusunu vermiyordu. Bir şey daha var hatta bunu duyunca şaşıranlarınız bile olacak. Oynadıktan sonra ellerimizi birikmiş yağmur sularında yıkar sonra eve gider gitmez doğru banyoya koşardık. Sanırım bu anılarla birlikte yumuyimler, sulu göz sakızlar, cikletler ve cinolar benim dönemimdeki çocuklarla birlikte unutulmaya başlandı. Peki bunun telafisi yok mu?

Elbette zaman ile birlikte bizler de değiştik. Hızla değişmeye devam eden dünyamızda en büyük sosyal sıkıntıların başında yetişkin, çocuk ayırt edilmeksizin doğadan kopuşlarımız oluverdi. Kimilerimiz bilgisayar başında esir kaldı kimilerimiz arkadaşlarla buluşmak yerine sanal sohbet ortamlarını tercih etti. Bunlar olup biterken çevremizden, ailemizden öylesine kopmaya başladık ki farklı odalarda birer ev arkadaşı oluverdik. Kimi zaman haberlerde; top oynamayı, ip atlamayı unutan bilgisayar oyunları oynayan üstelik tek başlarına büyüyen çocukların varlıklarını duyunca şaşırıyoruz. Ardında da vah tüh diyerek geçiyoruz. İşte bizim zamanımızda böyle değildi. O, o zamandı şimdi bu zamandayız ve ezbere hayatları bırakıp güncellenmek zorundayız. Buna kendi etkinliklerimizi geliştirerek başlayabiliriz.

Bahçeyle Buluşma Vakti Geliyor

Yakında havalar ısınmaya başlayacak yer yer bahar yağışları olacak. Yani bahçeyle buluşma vakti! Keyifli hafta sonlarının bir numaralı adresi. Tüm aile bir arada kürek, tırmık, hortum, tohum, fide ne varsa kapıp gelin. Biz de ailecek ilk bahar ile açılışını yaptığımız yaklaşık 60m² toprak ve 200m²lik beton alandan oluşan bahçemizde, iş bitimi bir keyif kahvesi içmeye başlarız taki sonbahar kapanışını yapıncaya kadar. Aynı şekilde bu faaliyeti balkonumuza da taşıdık. Bence sizler de denemelisiniz. Akşamları balkonda otururken akşam sefalarını izlemek ve sabahları işe giderken nergis, sümbül, hanım eli kokularına doymak bir başka.

Toprak Nasıl İşlenir

Şimdi sizlere pratik tarifler verip gelişmeyi kişisel kanaatinize bırakacağım.

Gerekli malzemeler:

Toprak (boyutu önemli değil. 6m² lik parsel de olabilir balkona çıkarılmış bir kasa ya da saksı da olabilir)
Su
Tohum/fide/soğan
Küçük el küreği, el tırmığı, el çapası. Büyük bahçeler için büyük kürek
Hortum/kova
İş eldivenini arzuya göre kullanabilirsiniz.
Toprağı işlemek için toprağın tavında olması istenir. Yani ne çamur olmalı ne de kuru. Bir önceki dönemden kalmış toprak yüzeyindeki bitkisel kalıntılar zaten temizlenmiş olacağı için işe doğrudan toprağı havalandırmakla başlayabiliriz. Toprak yüzeyine yanmış çiftlik gübresi saçıldıktan sonra halk arasında “bellemek” şeklinde anılan kürek veya bel ile toprağı olduğu yerde ters düz etmeliyiz. Böylece toprak gevşer, havalanır, yakın yağışlarda su geçirgenliği artar. Bir hafta sonu bu işi yapıp bekleyiniz. Bir iki hafta sonra toprak yüzeyindeki kesekleri çapa yardımıyla parçalayın ve tırmık ile toprak yüzeyini saç tarar gibi tarayıp, düzleştirin. Toprağımızın dolaşık saçlarını açtığımıza göre sıra geldi tokalarını takıp takıştırmaya.

Tere, roka, maydanoz, soğan, fesleğen (sivrisinekleri uzaklaştırıcı özelliği vardır, özellikle cam önlerine saksıda önerebilirim), sarımsak, lale, sümbül, kasımpatı, zambak, aslanağzı, şakayık ve daha neler neler… Marketlerden kolaylıkla temin edebileceğiniz bir çok tohum ve çiçek soğanı mevcut. Bunlardan maydanoz, roka, tere serpme dediğimiz usul ile toprak yüzeyine, paket üzerinde de yer alan bilgideki gibi, serpilip toprak yüzeyi tırmıkla şöyle bir karıştırılır. Ancak benim tavsiyem hazırladığınız minik sırtlar üzerine, sıralı şeritler halinde serpilmiş tohumlardır. Hem hasadı kolay, yabancı otların toplanması kolay hem de estetik bir görünüm sergiliyor.

Toprak sırtlarını, çapa yardımı ile toprağı sağlı sollu bir sıra halinde toplayarak oluşturabilirsiniz.

Maydanoz için ekim örneğini verecek olursam; 1-1,5 cm ekim derinliği ister ve 1m² için 1,5 gr tohum ekilir. Şeritler halinde hazırlanan sırtlar üzerine tohum serpilir sonra toprak yüzeyi kapatılıp, düzleştirilir. Mart ayının ilk haftası ekim yapabilirsiniz. Çıkış süresi 25 gün dür ve ilk 3 hafta yağmurlama sulama yapmanız yeterli. Sonrası sofra keyfi Annem kimi zaman çıkan yabancı otları eliyle alır ki maydanozlar iyi gelişebilsin. Zaten bitki boylanıp yapraklandıktan sonra ara ara salma sulama yapmak yeterli olacaktır. Tere ve roka da buna benzer. Kahvaltı masaları ve salatalar için kendi yeşilliklerinizi kolaylıkla üretebilirsiniz. Saksı da bile!

Haziran ayından sonra pazardan domates, biber fidesi alıp bahçedeki çalışmaları sürdürüp, sofraya zenginlik katmak mümkün. Kahvaltıdan önce kendi ürettiğim minik masum yeşillik ve sebzelerden bir avuç bile olsa toplamak mutluluk veriyor. Bunu herkesin yaşaması ve paylaşması gerekiyor. Hani sıkça söylenir “ mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır” işte, toprakta böyledir. Emek verirsiniz ona karşılık minik mutluluklar doğurur. Olur mu olmaz mı demeden ne ekerseniz ekin ölü ya da diri, verimli ya da verimsiz mutlaka bir karşılığı vardır. Komşumuz Bayram dedenin bir sohbetimizde bahsettiği gibi, toprağa ne verirsen olur! Elinizi korkak alıştırmayın derim.

Not:

Maydanoz: C vitaminince zengin, tam bir östrojen kaynağı. Bayanlara özellikle menapoz dönemindeki bayanlara tavsiye edilir.

Nane: Sindirim sistemini düzenler, baş dönmesini giderir.

Roka: C ve K vitamini içerir. İştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı, öksürük giderici, idrar söktürücü özelliği vardır. Aç karnına yenildiğinde koltuk altı kokularının oluşumunu engelliyormuş ama ben denemedim.

ALINTI :UYUMLU YAŞAM BLOĞU