En Güzel Yatırım

SAMSUNG CSC

İlim tahsil etmek, kadın- erkek her Müslümana farzdır. Peygamber Efendimiz ( s.a.v ) ilme, toplumun eğitime ve eğitimin yaygınlaşmasına özellikle önem vermiştir. Bu sebeple O, kendisinden öğrenilenlerin, başkalarına da öğretilmesini emir ve tavsiye etmiştir. Eğitim ve öğretim bu sayede yaygın hale gelmiştir. Mehmet Âkifin şiirinde ki dördüncü kıtadan sonra gelen kıta çok manidar.

Belki on şerhe bakıp, bir kuru mânâ çıkaran,

Yediyüz yıllık eserlerle bu dinin hâlâ,

İhtiyacını kabil mi? Telâfi asla,

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhâmı.

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı,

Kuru dava ile olmaz bu, fakat ilim ister;

O kudrette adam görmüyorum, sen göster.

Dinsiz ilim topal, ilimsiz din kördür sözü bu gerçeği dile getirmektedir. Sözlerin en güzeli en yücesi Kur’an-ı Kerim’in “Zümer suresi 9 ayetinde” Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” diye soruyor Rabbimiz. İlmi tefekkür ve tallüm gündüz oruca, gece namazının sevabına bedeldir. Bilgi öğretenin sadakasıdır. Cennet yolu ilim yolu olduğu için ilmin aşığıyız.

En güzel ilim nedir? dediler, dönüp kendime baktım, neden kendine bakıyorsun dediler? Çünkü ilim dediğin kendini bilmek, kendini bilmek yaratan Rabbini bilmek demektir. En güzel hediye, hikmetli bir sözü iyice anlayıp din kardeşine anlatmaktır. ( Taberani )

İlim, İslam’ın hayatı, imanın direğidir. Hazreti Lokman oğluna buyurdu ki: “Âlimlerle otur, hikmet sahiplerinin sözlerini dinle. Allah-ü Teâlâ, bahar yağmuru ile toprağa hayat verdiği gibi, ölü kalpleri hikmet nurları ile diriltir.”

Hazreti Ali buyurdu ki: “İlim maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen korursun, fakat ilim seni korur. Mal harcamakla azalır, ilim sarf etmekle çoğalır.” İmam-ı Gazali hazretleri de insanın diğer mahlûkattan üstünlüğü ilmi iledir, güç ve kuvvetiyle değildir.” der. İlimden bir mesele öğrenmek, dünyadaki her şeyden kıymetlidir.( Taberani ) Ya alim, ya öğrenci, ya dinleyici veya bunları seven olun yoksa helak olursunuz.( Beyhaki ) alim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir.( Deylemi ) İşlenen bir günah, alime bir, cahile iki olarak yazılır. Âlim günahı için azap olunur. Cahil ise hem günahı, hem de öğrenmediği için azap olunur.       ( Deylemi )

İlim âlimden öğrenilir. Bir talebenin ilim öğrenebilmesi ve doğru yolu bulabilmesi için bir öğreticiye ihtiyacı vardır. Çünkü hadis-i şerifte ilim üstadtan öğrenilir buyuruldu. Hadis-i şerifte buyruldu ki: “Allah’u Teâlâ’dan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah c.c ye sığının.”( İbni Mace ) Bir başka hadiste ise “İlim bir hazine, sual ise anahtarıdır. Sorun ki öğrenin! Bir sual sayesinde dört kişi sevap alır. Sual soran, cevap veren, dinleyen ve bunları sevenler.”( Ebu Nuaym )buyrulur. “Güzel sual ilmin yarısıdır.” Der yine Efendimiz. Allah rızasından başka bir maksatla ilim öğrenen veya ilmini dünya menfaatine alet edenlerin de cehenneme gideceğini bildirir. İslamiyet ilmin tâ kendisidir. Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde ilim emredilmekte, ilim adamları övülmektedir. Allah’a hizmet etmekle mutlu olana, bütün varlıklar hizmet etmekten mutluluk duyar. Kimin gönlü Allah ile mutlu olursa onu gören herkesin gözü aydın olur.( Yahya b. Muâz r.a )

İnsanı ilgilendiren en önemli ilim hangisi olabilir? Hiç şüphesiz kendi nefsini ve yüce Rabbini öğreten ilimdir. İnsanın yaratılış gayesi de bu ilimle öğrenilir. Bu özelliği sebebiyle o ebedi kurtuluş vesilesidir. Bütün Peygamberlerin, âlimlerin, hikmet sahiplerinin öğrettiği ilimde, temelde budur. Ona kısaca “Marifetullah ” yani Allah’ı bilme ilmi denir. Diğer bir açıdan bakıldığında, bir ilim insanı kendi özünden ve Rabbinden uzaklaştırıyorsa, dünyası kadar ahiretine de fayda vermiyorsa, bütün hizmeti mide ve şehvete yönelik ise, ona hayırlı ilim denmez. Kalbin elde edeceği en büyük ilim Marifetullah, en güzel sıfat ise edep ve hayâdır. Bütün hayırlı ilimlerin hedefi budur. İlim haddizatında en ulvi ve en kutsi bir nimettir. Dinimizin ilim hakkında gösterdiği say ve gayreti yazmakla bitirmek mümkün değildir. Gerçek ilim bizi Tevhide, imana, İslam’a yanaştırıp Cennete götüren ilimdir. Bugün dünya hayatındaki saadet ve selamet; rahat ve huzur yine hep ilme muhtaçtır. Bizler bu ilimlere sahip olduğumuz zamanlar dünyayı titretmiş hemen hemen hâkim olmuşuz.

İlim talebinde bulunmak, Allah indinde, nafile namaz, oruç, nafile hac ve fisebilillah nafile cihattan efdâldir. Efdâl olduğunun bildirilmesi şâyân-ı dikkattir. İmâm-ı Gazali der ki: Âlim-i billah olan zat daima Allah’a seyir halindedir. İsterse ibadette kaim olsun, ister uyusun ister yemekle içmekle meşgul olsun, ister oruçlu, ister oruçsuz hiç fark etmez. İlmin nuru ile dinini,  dünyanın dört bucağına ifa ve ikâme için sa’yu gayreti ona âlemleri seyir için kafidir. Bu seyir durmaz ve uyumaz. En büyük kazanç, kâr ve faydanın ilimde olduğu aşikardır. O ilim her ilim değil ancak din ilmidir.

Affı bağışlaması bol, lütfu çok Rahmeti geniş Rabbimiz bizi ilmiyle ilimlendirsin, hilmiyle hilimlendirsin inşallah ( Âmin )

Ayşe Rabia

Kaynak: M. Zahid Kotku, Cennet Yolları