EN GÜZEL MESLEK

Gülçocuk–29

Prof. Dr. M. Es’ad COŞAN

Belki size de soruyorlardır, küçükken bana sık sık sorarlardı, “büyüyünce ne olacaksın” diye; ben de , herhalde kuşlara imrendiğimden, uçağı, uçmayı sevdiğimden, gözümde büyüttüğümden, o zamanlar heyecanlı heyecanlı, “pilot olacağım” derdim.

Sonra büyüdüm, okudum, önüme önceden, hiç tahmin etmediğim bir başka nurlu ufuk açıldı, yüce Allah’a hamd-ü senalar olsun, ilim yoluna girdim, şimdi çok memnun ve mutluyum… Bu galiba, büyüklerimin benim hakkımdaki duası sonucu idi. Çok zevkli, çok tatlı, çok şerefli bir meslek! Rahmetli annem de beni çocukluğumdan beri dinini iyi öğrenmeye çok teşvik ederdi. Ruhu şad olsun, Allah cümle büyüklerimizle birlikte onun da makamını cennet eylesin!

Dünyada sayısız iş ve meslek vardır; bunların kimi çileli, meşakkatli, ağır, zor; kimi rahat ve kârlı; kimi doğru, kimi eğri, kimi helâl, kimi haram; kimi adi, kimi şerefli, kimi günahlı, kimi sevaplı… Çoğu sadece maddî amaçlı, çok para kazanmaya yöneliktir; bazısı da ahireti, cenneti kazanmaya yönelik. İşte din yolunda çalışmak, ilim öğrenmek, halkı irşad etmek, insanları doğru yola yöneltmeğe çalışmak, emr-i maruf neyh-i münker yapmak, cihad eylemek… de bu ikinci grup şerefi, sevaplı mesleklerden.

Şimdi duralım, kendi kendimize soralım:

Sadece “para, para, para…” diye düşünmek doğru ve yeterli mi? Elbette hayır, hayır, hayır!

En büyük amacımız, bizi yaratan, yaşatan, türlü nimetlerle besleyen, türlü ikramlarına erdiren, türlü lütuflarına mazhar eden Allah Teala’ya şükretmek, kulluk ödev ve görevlerimizi iyi yapmak, İslâm’a canla, başla hizmet etmek, müslümanların yardımına koşmak, insanların gönüllerini almak, onları her iki cihanda (yani dünyada ve ahirette) mutlu edecek hayırlar yapmak; iyilikler, güzellikler, sevaplar peşinde koşturmak, sonunda cenneti kazanmak, kadir mevlâmızın yüce rızasına ermek, cemalini görmek… olmalı değil mi?

İyi bilin ki böyle düşünen, böyle yaşayan, böyle çalışan insanlar hem dünyada çok başarılı ve çok mutlu olurlar; hem de ahirette en yüksek makamlara ererler.

Madem ki en güzel, en kazançlı, en üstün, en asil, en şerefli, en sevaplı, en mutlu yaşam yolu bu imiş, o halde sizler de gönlünüzde şu yaşlarda, bu nurlu mesleği seçin; kendimizi buna göre hazırlayıp, yetiştirin: böylece sonradan ve ilerde değil şimdiden sevap kazanmağa başlayın.