El-Kayyum (cc)

Her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı idare eden yüce varlık.

El-Hayy ve El- Kayyum, her türlü kemal sıfatlarına sahip olandır. O, dilediğini mutlaka yapandır.

Kıyam kökünden türeyip, Kur’an ayetleri ve hadis metinlerinde, Allah’a nispet edilen kelimelerden, sıfat sigasında olmayan makam istisna edilirse, geride kaim, kayyim, kayyam ve kayyum isimleri kalır. Kaim, süreklilik arz etmeyen, Kayyim ise sebat ve devam özelliği taşıyan sıfatlardır. Kayam ve Kayyum, hem süreklilik hem de mübalağa ifade eder.

Allahu Teâla bizatihi kâim ve mevcut olup, kimseye muhtaç değildir. Bunun gereği olarak da ezeli ve ebedidir. Her şeyin iptidaen var olması ve mevcudiyetini sürdürmesi, ancak O’nun yaratması, maddi ve manevi ihtiyaçlarını giderip, korumasıyla mümkündür. Koruması ile kaim olan bir şeyi koruma hususunda yorulma, gaflet, usanma ve gevşeklik gösterme gibi yaratıkların başına gelenler, Allah-u Teala için söz konusu olamaz. Allah için yorgunluk diye bir şey yoktur.

Allah’ın kemâl isimlerine, sıfatlarına ve fiillerine mutlak itaatle birlikte sevgi beslemek gerekir. Bütün sevgilerin sonu, bu sevgidir. Mutlak olarak yalnız O’na itaat edilir ve yalnız O’na tapılır. Hüküm ve karar verme yetkisi O’nundur. O’ndan başkasına yapılan bütün ibadetler geçersizdir ve sapıklıktır. O’ndan başkasını sevmek sahibine zarar verir. O’nun dışındaki her zenginlik gerçek yoksulluktur. O’nun dışında bir şeyle övünmek ve üstünlük iddia etmek asıl alçaklıktır ve küçüklüktür. O’ndan başka her çokluk, azlık ve muhtaçlıktır. O gerçek mülk sahibidir, hiçbir şeye muhtaç değildir ve hiçkimsenin yardımına ihtiyacı yoktur. Her şey O’nunla kaimdir. O’nun kaimliği kimseye bağlı değildir.

3/18 ‘de geçen kaim kelimesi, ” her fiilinde ve buyruğunda adaleti ayakta tutup, hikmeti gerçekleştiren” manasıyla, Allah’ı nitelemektedir.

Katade, Kayyum, yaratıklarını koruyup idare eden, işlerini düzenleyendir, der. Mücahid’de, Kayyum her şeyin üzerinde olan gözcü idareci demektir, demiştir.

Kayyum ismini tasavvufi yaklaşımla yorumlayan Kuşeyri’ye göre, Allah’ın, bütün nesne ve olayları yönetimi altında bulundurduğunun bilincini taşıyan kimse, sürekli tedbir alma endişesi ve başkasına boyun eğme zahmetinden kurtulup, gönül rahatlığıyla yaşar. Böyle bir kimse için, dünya önemsenecek bir değer taşımaz.

Hayy ve Kayyum isimleri, O’nun bütün kemal sıfatlarını, eksiksiz güç ve kudretini ve tam mustağni oluşunu kapsar. Bu sebepten, bu iki isimle Allah’tan yardım dileyen sanki bütün isim ve sıfatlarıyla Allah’tan yardım dilemiştir. Bu nedenle, Allah’tan bu iki isimle yardım dilemek sıkıntılardan, dert ve kederlerden, zorluk ve darlık tan kurtulmakta etkilidir.

Kulun, Allah’ın Kayyum oluşunu bilmesinin etkilerini kısaca şöyle sıralayabiliriz: Kul, Allah’ın bütün fiili sıfatlarını kapsayan Kayyum ismini tanıdığında, her şeyin O’nun desteği ile ayakta kaldığını, varlığını devam ettirdiğini, her canlıyı  O’nun hayatta tutunduğunu ve koruduğunu, O’nun dışındaki bütün varlıkların ancak O’nunla var olabildiklerini, varlıklarını devam ettirdiklerini, O’nun her şeyi düzenleyip idare ettiğini, kimini üstün tutup kimini alçalttığını, iyilik edenlere sevap, kötülük edenlere de  azap ulaştırdığını müşahede eder.

Kulun bu isimden alacağı haz, Allah’tan başkasından müstağni olduğu ölçüdedir.

Şahver Çelikoğlu’nun Esma’ül Hüsna Şerhi’nden derlenmiştir.
Derleyen: Nezahat Külekçi