Editörden

Bir fırsat daha verildi ve bizler, Regaib kandili gibi içinde çok kıymetli günlerin bulunduğu çok kıymetli bir manevi mevsime eriştik. Kadrini bilmek nasib olsun ki, feyiz ve bereketi de bizimle olsun. İstedik ki, bütün güzel duyguların daha içtenlikle yaşanıp anlam kazanabileceği bu vakitlerin bireysel ve toplumsal farkındalığımıza vesile olabileceği konularımız olsun. Recep Ayı konumuzu ise “Kardeşlik ve Uhuvvet” olarak belirledik.

Her hâli ile örnek olan Efendimiz(sav) döneminde kardeşlik kavramına baktığımızda niçin o zamanlara saadet asrı, onlara da altın nesil dendiğini ve Kur’an-ı Kerim’de övgüyle yer verildiği anlaşılacaktır. Günümüze ışık tutacak ideal toplum örneğinin de, işte yine o, yeryüzünde iyiliği, sevgiyi, kardeşliği, takvayı yaymaya çalışan güzel insanlarda mevcut olduğu herkesçe hissedilecektir.

İslam tarihinde iki defa yapılmış olan Kardeşlik akdinde en nasipli olan Hz. Ali(ra) olsa gerek. Efendimizle dünyada ve ahirette kardeş olabilme ve bunu Onun ağzından duyma bahtiyarlığı… Köleler ile hür insanların kardeşliği gibi bir mükemmellik… Vefâda, fedâkarlıkta, cömertlikte, diğergamlıkta zirve yaşanmışlıklar… Öyle ki, haklarında Haşr Suresi’nde “ … Kendilerinin ihtiyacı olsa bile, (onları) öz canlarına tercih ederler. Kim (mala karşı) nefsinin hırs ve cimriliğinden korunursa, işte onlar, kurtuluş ve saadete erenlerin ta kendileridir.” buyrulduğu gibi benzer çok örnekler vardır. Bizler için elbette âyet inmeyecek. Ancak onlar gibi yaşamaya çalışanlara müjdeler zaten verilmiş. Efendimiz(sav)’in “Kardeşim!” hitabını duymak yetmez mi?

“Hepiniz toptan Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın…” ayet-i kerimesinin tefsiri ile doğru yola ermenin İslâm kardeşliğinden geçtiğini görecek, Müslümanlar arasında sahabe döneminde kurulan
kardeşliklere bakacak, sevmekle olunabileceğini anlayacağız. İslâm’da kardeşlik diyecek, dostluk hikâyelerini sizlerle paylaşacak, psikolojik açıdan kardeşler arası kıskançlığa değineceğiz. Kardeşlik ve Uhuvvet sayımızı diğer başlıklarımızla istifadenize sunuyoruz.

Ah diyor deyin
Ah ben de olabilsem şimdi kardeşimin yanında
Sarılsam O’na ve yüzüm sürüversem
Komşu olsam inci tahtına

Söyleyin O’na kardeşin özler seni
Konuğu oldun düşlerinin
İkram edermiş sana hasretlerini
Billuru oldun gözlerinin

Dileriz ki, ezgide olduğu gibi ebedi hayatta, taklit ettiklerimizin hakikati ile bir oluruz. Saadet asrı Müslümanları gibi, Müslüman kardeşlerine kin gütmeyen, onlar üzerindeki nimetleri kıskanmayan, tevekkül, teslimiyet, kanaat ve takvâ sahibi, kardeşini güzellikle uyaran uhuvvet ehli iyiler arasına dahil oluruz.

Ey Rabbimiz! Allah Resûlü’nün “Kardeşlerimiz” dediği kimselerden eyle bizleri.
.