Editörden

“Ve şüphesiz sen, pek evrensel/genel geçerli mükemmel bir ahlâk üzerindesin.”
(Kalem S.-4)

 

“Ben ancak yüksek ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (el-Muvatta) buyuran Yüce peygamberimizin(sav) dünyaya teşrif ettikleri bu ayda konumuz “Güzel Ahlak” olsun istedik.

İyi ve ya kötü olarak vasıflandırılmamızı sağlayan bu davranışlar silsilesi, hayattan huzur alarak yaşamamıza vesile olabileceği gibi, dünyamızı da ebedi hayatımızı da karartacak bir şekle de bürünebilir. Habeşistan’a ilk hicret eden Müslümanlardan Hz. Cafer’in, Habeş kralı huzurundaki konuşmalarını hatırlarsak; ne büyük cehalet batağında türlü türlü kötü davranışları ahlak edinmişken, Allah’ın kendilerine merhamet ederek içlerinden bir peygamber gönderdiğini ve O’nun(sav) haram dediğine haram, helal dediğine helal diyerek her türlü kötülükten, fenalıktan, zulümden kendilerini koruyup Allah tarafından getirdiği her şeyi tasdik ettiklerini ve bu şekilde yaşayabilmek için hicret ettiklerini söylemişti. Belki bizlere de düşen, belki değil kesinlikle onlar gibi kendimizde gördüğümüz kötü ahlak eseri olabilecek her davranıştan kurtulup, hamide-i ahlak ile donanmaya gayret etmek olmalı.

Yapılan ibadetlerin de bizleri güzel ahlaka yönelttiğini, bizleri kötülüklerden koruduğunu görürüz. Hakkıyla eda edilen namazların, tutulan oruçların, verilen zekâtların maddi ve manevi temizliğini en derinlerde hissederiz. Bu huzur ruhumuzu kuşattığında ise her işimizin güzel olması için uğraş veririz. Tanımasak da karşımızdaki insanlara tebessüm ederiz, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olur, komşuluk ilişkilerine riayet eder, akrabalık bağlarını güçlendirir, hüsnü zan ile hareket ederiz. Sayamayacağımız kadar güzellik de peşinden gelir. En sonunda da Allah rızası niyetiyle yapılan her güzel iş, ibadete dönüşüverir. Efendimiz(sav)’in buyurdukları gibi: “Kıyamet günü mizanda, güzel ahlâktan daha ağır gelecek hiçbir (nafile) ibadet yoktur.” (Tirmizi)

Kimi zaman Yunus Emre gibi Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görmek, kimi zaman güler yüzlülük, cömertlik, zorluklara karşı göğüs gerebilmek, kimi zaman da kimseyi incitmemek, kimseden incinmemek, Allah için sevip, sevilmek nasibimiz olsun.

Son sözlerimiz İmam Gazali’nin Kalplerin Keşfi kitabında yer alan Efendimizin (sav) dua cümlesi olsun: “Allah’ım! Benim suretimi güzelleştirdiğin gibi siretimi (ahlakımı)de güzelleştir.”

Güzel ahlakı bizlere yaşayarak gösteren Resule salat ve selamlar olsun.