Editörden

Yalnızız, beşikten, tut, tabuta kadar yalnız;

Ülfet, kara yalnızlık madeninde bir yaldız…

F. Kısakürek

Gelişen teknolojinin iletişim unsurları uzakları yakın eder, sosyalliğimizi arttırır düşüncesindeyken zaman ilerledikçe gördük ki, sosyal medyada fıtrattan uzaklaşılmış, farkında olunmayan yalnızlıklar yaşanmakta. Bazen toplum içinde olduğumuz halde kendimizi yalnız hissettiğimiz anlar olmuştur. Ramazan ayında itikâfa giren kimsenin yalnızlığı ise tamamen farklı anlamlar taşır elbette. Tasavvufta da “halvet der encümen” şeklinde ne de güzel ifadeler yer bulmuştur. Bu konuda birkaç beyit paylaşmadan geçemeyeceğim:

Hakkı ânı fikir kıl ki, ülfet olur.

Nâsı ko kitaba bak ki, sohbet olur.

 

Az ye, az iç, az uyu ki ni’met oldur.

Benliğinden uzak otur ki, uzlet oldur.

 

Yârâna bedel kitabla hoş sohbet kıl.

Hikmetle gönülden dembedem ülfet kıl.[1]

 

Kimi zaman sigara ve alkolden dahi daha zararlı hale gelebilen, kimi zaman ise istenilen, arzu edilen bir durumu ele alacağız hicri yeni yılın ilk ayında ve “Yalnızlığa Dair…” ne varsa farklı boyutlarıyla sunmaya çalışacağız.

Gerçekten de etrafımızda yalnızlıkla mücadele eden, onunla imtihan olan çok kimseler görmüşüzdür. Eşini kaybedip çocuklarıyla yalnız kalanlar, evli olduğu halde yalnızlık çekenler, iletişim kuramadığı için arkadaşları arasında bu duyguyu yaşayan gençler… Ne yazık ki özellikle de yaşlılar. Kim bilir onlardaki yalnız kalmama isteği belki de kabir yalnızlığını hissediştir. Tam da burada Peygamber Efendimiz’in(sav) Tebareke Suresi’nin, okumaya devam eden kimseler için kabre girdiklerinde güleç yüzlü, nurlu yüzlü, sevimli hoş bir insan suretinde görüneceği müjdesini hatırlayalım. Yani orada yalnız kalmayabiliriz. Ömür verilirse her insanın yaşayacağı yaşlılık halinin hepimize güzelliklerle gelmesini diliyoruz.

Bizi rahatsız eden bir yalnızlık hissine kapıldığımızda Rabbimizin bizleri asla yalnız bırakmayacağı düşüncesi mutlaka yerini sonsuz bir huzura bırakacaktır.

Geniş ailelerden çekirdek ailelere dönüştükçe yalnızlıklar daha da artmış ve her geçen gün daha da büyüyen bir sorun haline gelmiştir ne yazık ki! İngiltere’de 9 milyon kişiyi etkilediği düşünülen yalnızlık için yalnızlıktan sorumlu bir bakanlığın kurulduğunun açıklanması durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesi olsa gerek.

Fiziki yalnızlıklar yanında bir de fikri yalnızlıklar vardır ki bu çok daha acı olsa gerek. Niceleri de vardır ki, kitapları kendilerine en yakın dost edinmiş ve yalnızlıktan korkmamışlardır.

Yeni hicri yılın sizler için hayırlarla, güzelliklerle gelmiş olmasını dilerken, “Kemale giden yolda peygamberlerin ortak sünneti: yalnızlık.”, “Yalnızlığın değeri”, “Ebu Zer el Gıfari(ra)” gibi başlıklarımızla, yaşlılıkta yalnızlığı, Allah(cc) Hz. ile yalnızlığın lezzetini anlatan yazılarımız ve diğer konularımızı istifadenize sunarız.

Hoşça bakın zatınıza!

[1] M. Z. Kotku, Tasavvufi Ahlak 5, s. 23.