Editörden

Etrafınızda güvenebileceğiniz insanlar varsa, seviyor ve seviliyorsanız hele de kendinizi sevebiliyorsanız zenginsiniz; geçmişe takılıp kalmadıysanız, bugünün hakkını verme gayretindeyseniz hele de Hasan Basri (ra) gibi “Vallahi Kur’an’dan daha üstün bir zenginlik olmadığı gibi, ondan mahrum olmaktan da daha fakirlik yoktur.” diyebiliyorsanız siz gerçekten zenginsiniz.

Yüreğinizde inanç ve merhamet duyguları yerini almışsa, ilahi mesajlar davranışlarınızda ahlak halinde yansımalar yapmışsa Hz. Ömer gibi “Zenginlik de fakirlik de aynı şekilde birer binektir. Hangisine bineceğime aldırmıyorum.” diyebiliyorsanız siz gerçekten zenginsiniz.

Kalp zenginliği olan kişinin maddiyatı az da olsa ziyanda olmaz. Çünkü bilir ki “Doğrusu mallarınız ve evlatlarınız (sizin için) bir fitne (bir imtihan konusu)dur. Allah’ın katında ise büyük mükâfat vardır.” (Teğâbün Suresi 15.) ayet-i kerimesinde belirtildiği gibi her durum bizim için imtihandır. Oysa maddiyatta sınır olmasa ancak kalp fakiri olsa o kimsenin durumu ne fena…

Bu dünya hayatında kim bilir ne sıkıntılar çekilmiş, ne zorluklar yaşanmıştır. Bu gibi durumlardan kurtuluşa erenler de Allahtan ümidini kesmeyenler olmuştur. Ümidini O’na(cc) bağlamak ne güzel bir zenginliktir. Kanaat sahibi olabilmek, ne güzel bir haslettir. Dünya nimetleriyle donatılmış bir hayat da sahibi için bir imtihan olsa gerek. Zira cömertlik olmayan zenginlikten kim fayda görebilir ki. Oysa bizlere ne kadar çok nimet verilmişse o kadar şükredeceğimiz, kendisiyle imtihan edilebileceğimiz durum olabilir.

Bizlere görme, duyup anlama, çiçeğe, kuşa, denize bakıp tefekkür etme, merhamet etme, cömert olabilme, İslam nimetiyle şereflenme ve sayamadığım nice zenginliği yaşatan Rabbimize sonsuz kere şükürler olsun.

Bakalım yazarlarımız hangi cümlelerle ruh dünyamıza ne zenginlikler katacak bu bültenimizde.

“Varlık içinde yokluğun, yokluk içinde varlığın farkındalığı”na ulaşabilmek, o zenginliğin huzurunu yaşayabilmek temennileriyle…