Dua – Şifa İlişkisi: Araştırmalar Duanın Tedavideki Gücünü Destekliyor

Hastalıklar, Allah-ü Tealâ’nın Şâfî (şifa veren) isminin nakışlarını göstermek ve insanı dua vaktinin geldiğinden haberdar etmek gibi pek çok vazifeler için vücudumuza misafir olarak gönderilmektedir. Evet, hastalıklar duanın vaktidir; hastalıklar dua için verilmektedir. Hastalıkları duanın makbuliyetine mühim bir vesile kılan Rabbimiz bizden dergâhına iltica edip niyaz etmemizi beklemektedir. “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm.” [Bakara, 186]

Hastalıklar duanın vaktidir.

Yeryüzü eczanesinde her derde bir derman yaratılmıştır. Tedavi için ilaç kullanılmalı fakat, “Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”[Şuara,80] ayetinin bildirdiği hakikat üzere, ilacın tesiri ve şifa Allah’tan istenmeli ve bilinmelidir. İşte bu hikmete binaen, hastalıklara karşı dua etmek suretiyle Allah’tan şifa dileme, ilk peygamberlerden bu yana süregelmektedir.

Dua Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir

Hastalıklardan korunmada ve iyileşmede bağışıklık sisteminin güçlü olması önemlidir. Hastalığa bakış açısı, dünya görüşü gibi hususlar insanın bağışıklık sisteminin gücünü etkileyen unsurlardandır. Bebeği olan insanlar çok iyi bilir ki bir bebek birşeylerden korktuğunda onu en çok rahatlatan şey gidip ebeveyninin sinesine sığınmaktır. Bir insan da dua ettiği vakit, ona bakan, sesini dinleyen, derdine derman yetiştiren, ona merhamet eden, kudret eli herşeye yetişen, hadsiz ihtiyacını yerine getirebilir ve hadsiz düşmanlarını defedebilir birisinin huzurunda kendini düşünür, O’nun rahmetine sığınır. Bu hal, tıpkı bebeğin annesinin sinesine sığınması gibi bir güven ve huzur verir. Yalnız olmadığını hisseder ve ümitle ayakta durur.

Bir insan dua ettiği vakit, sesini dinleyen, derdine derman yetiştiren, kudret eli herşeye yetişen birinin huzurunda olmanın verdiği güveni hisseder.

Duanın Tedavideki Rolüne Dair Bilimsel Araştırmalar

Duanın iyileşme sürecindeki tesiri, bilim dünyasının en çok tartışılan konuları arasında yer almaktadır. Tartışmalar devam etse de, yapılan objektif araştırmalar, duanın insan psikolojisi ve fizyolojisi üzerinde birçok olumlu değişiklikler meydana getirdiğini göstermektedir.

Nobel ödüllü cerrah ve fizyolog Alexis Carrel (1873-1944), duanın ruhsal ve bedensel bakımdan etkilerini değişik türdeki hastalar ve değişik insan tipleri üzerinde özel yöntemlerle etüt etmiş ve yıllarca süren araştırmalar neticesinde elde ettiği sonuçları “DUA” isimli eserinde toplamıştır.

Alexis Carrel’ın eserinde belirttiği üzere, Batı dünyasında da dua ve telkin yoluyla tedavi yapan kişiler ile mukaddeslik atfedilen yerler vardır. Fransa’da Lourdes Sağlık Bürosu, dua yoluyla şifa bulan hastaların mucizevârî bir biçimde iyileştiğini doktorların da tanıklığıyla bir bültenle yayınlamaktadır.Akıl Hastalıklarının Tedavisinde Duanın Etkisi

Son dönemde, Los Angeles’da 400 hasta üzerinde yapılan bir araştırmada dua ve dinî hayatın güçlendirilmesiyle, hastaların % 60’ında obsesif-kompulsif (takıntı-saplantı), aşırı hassasiyet, fobik anksiyete (korkuya dayalı endişe), paranoyak düşünceler, psikotik durumlar ve genel hastalık belirtilerinin azaldığı tesbit edilmiştir.

Şizofrenik halüsinasyonlarla dua ve dinî faaliyetler arasındaki münasebetin incelendiği başka bir çalışmada ise; dua eden, dinî kitaplar okuyan Suudi hastaların, başka bir metod kullanan İngiliz hastalardan daha mantıklı bir tutum içinde oldukları tespit edilmiştir.

Kronik ve Cerrahi Hastalıklarının Tedavisinde Duanın Etkisi

AIDS ve kanser hastaları üzerinde yapılan araştırmalarda manevî ihtiyaçlarını ve dinî vecibelerini yerine getirenlerde daha az depresyon belirtisi görülmüş ve kanserin tesirlerinin azalabileceği gözlenmiştir. Yine bu tür hastalarda cerrahî müdahalelerden sonra iyileşme oranı diğer hastalara nazaran daha fazla olmuştur. Hipertansiyon üzerine yapılan bir klinik deneyde ise, duanın kan basıncının normalleşmesini sağladığı ve ağrıyı azalttığı görülmüştür.

Başkasının Duasının Tedavideki Etkisi

Hastalıkların tedavisi sürecinde, bir kimsenin başkası için yaptığı duanın da şahsen yapılan dua kadar, hatta bazen daha da etkili olduğu gözlenmiştir.

Kansas St.Luke’s Hastanesi’nde konuyla alakalı olarak şöyle bir araştırma yapılmıştır: Beş din adamı, hastanede tedavi gören 990 kalp hastasının 466’sına gıyaplarında dua etmiş, kendilerine dua edilen hastalar diğerlerine nazaran %11 oranında daha çabuk iyileşmiş ve rahatsızlık belirtileri daha az görülmüştür. Araştırmada dikkate şayan hususlardan biri de şudur: Hastalar kendilerine dua edildiğinden habersizdirler ve dua eden kişiler de hastaları hiç karşılaşmamış olacak derecede tanımamaktadırlar.

Duada Samimiyet

“Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin.” [A’raf,55] âyet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, duanın makbuliyetini sağlayan en önemli âmillerden biri samimiyettir. Hastalık, insana acziyetini hissettirmekte, acziyetten ise samimiyet ve muhabbet sâdır olmaktadır. Araştırmaların belirttiğine göre; bu hissiyât içerisinde olan bir insanın kalben ve dil ile yapmış olduğu duaları beyninde bazı hormonların salgılanmasına sebebiyet vermektedir. Salgılanan bu hormonlardan sinir sistemi ve iç salgı bezleri müsbet yönde etkilenmektedir. Sonuç olarak; beyinde ve zihinde meydana gelen bu biyokimyasal değişim, doku ve organlar için umulmadık şifalara vesile olabilmektedir.

Bu hakikati destekleyen önemli bir çalışmada, Allah’a bağlılığı zayıf olan kişilerin sık dua etmesi psikopatolojik belirtileri azaltmazken, Allah’a muhabbetle bağlı olan, içtenlikle dua ve ibadet eden kişilerde sık dua etmenin psikopatolojik belirtileri azalttığı gözlenmiştir. Başka araştırmalarda da, Yaratıcısı’na samimiyetle sık sık dua eden kişilerin hem beden hem de akıl ve ruh sağlığının daha iyi olduğu ortaya konmuştur.

Sonsöz Yerine

İki Nobel ödülü sahibi Fransız doktor Alexis Carrel, Yarınlara Doğru isimli eserinde şunu aktarır: Bir rahip, Don Alexis’e “Öğrencilerinize dua etmeyi öğretiyor musunuz?” demiş. Don Alexis, şu cevabı vermiş: “Ben, onlara bütün hayatlarını bir dua haline getirmelerini öğretiyorum.”

“Ben, onlara bütün hayatlarını bir dua haline getirmelerini öğretiyorum.”

“Herşey zıddıyla bilinir.” kaidesi gereğince, hastalıklar olmasa sıhhat zamanımızdaki İlâhî nimeti tam olarak idrak edemez ve şükredemezdik. Ancak kulluğumuz, darlık zamanlarımızdan evvel, musibetler, çaresiz hastalıklar kapımızı çalmadan, genişlik ve sağlıkla dolu vakitlerimizde Mevlâmızla buluşmamızı gerektiriyor. Zira, bize şah damarımızdan da yakın olan Rabbimiz bizden, kendi beden ve cismaniyetimizden kaynaklanan uzaklığımızı aşıp nihayetsiz aczimizle rahmet-i İlâhiye’ye sığınmamızı bekliyor.

ALINTI:ZEYNEP HACIOĞLU

KAYNAKLAR
1.Carrel, Alexis/Şeriati, Ali,”Dua” (Çev:Ali Erçetin),Birleşik Yayıncılık
2.Şahin,Yavuz,Prof.Dr.,”Hastalıkların Tedavisinde Dua”,Sızıntı Dergisi,Haziran 2011
3.Akben,Ali,Dr.,”Tedavi Dua İlişkisi”,Altınoluk Dergisi,Haziran 2009
4. Akben,Ali,Dr.,”Dua ve Sağlık”,www.aliakben.com (Makaleler)