Doğum ve Anne Sütü

Doğum sancıları, dış ortamda yaşamaya hazır hale gelmiş bebeğin anne bedeninden ayrılmasıyla sonuçlanan bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcını düzenli rahim kasılmalarının ortaya çıkması, bitişini de bebeğin doğması, plasenta ve diğer gebeliğe ait yapıların atılması, yani rahimin boşaltılması belirler.

Normal doğum genel anlamda vajinal yolla gerçekleşen doğum demektir.

Doğum olayının başarıyla sonuçlanabilmesi için anne adayının bedeninde olay öncesi dönemlerde birçok hazırlık yapılır. Bu hazırlıklar gebelik başladığı andan itibaren başlar: Gebelik bedende algılandığı andan itibaren işlevsel olarak her zaman kasılmaya hazır olan rahmin kasılmaları baskı altında tutulmaya başlanır. Bebeğin olgunlaşma süreci tamamlanana kadar da bu baskılama devam eder. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde rahim üzerindeki baskı azalmaya başlayınca kısa süren, genelde ağrıya yol açmayan ve nadir gelen kasılmalar ortaya çıkar. Bu kasılmalar anne adayı tarafından da hissedilir. Bunların amacı rahim ağzını doğum olayına hazırlamaktır.

Rahim ağzı normal şartlarda oldukça dayanıklı bir bağ dokusundan oluşan, giriş kısmı kapalı, sert, koni biçiminde bir yapıdır. Rahim kasılmaları bebeği doğum kanalından aşağı itmeye çabalarken rahim ağzı yaklaşık olarak 10 cm genişliğinde açılarak bebeğin rahimin içinden çıkmasına izin verir. Rahim ağzının açılması rahimin doğum olayı esnasındaki kasılmalarıyla paralel gider. Rahim ağzının uygun bir şekilde açılabilmesi için buna hazır olması gerekir. Doğum eylemine hazırlık döneminde rahim ağzında bir dizi değişim başlar: Giderek kıvamı yumuşamaya başlar. Yönü başta annenin bel kemiğine doğru iken öne doğru yön değiştirir. Aynı zamanda rahim ağzında “silinme” denen bir süreç gerçekleşir. Bu süreçte rahim ağzı uzunluğu azalır ve yapı incelir. Olgunlaşmış bir rahim ağzı artık doğum eyleminin yarattığı kasılmalara duyarlıdır ve kasılmalarla açıklığı giderek artmaya başlar.

Daha önce doğum yapmamışlarda genellikle rahim ağzının olgunlaşma hazırlıkları tamamlandıktan sonra kasılmalar başlar. Daha önce doğum yapmış olanlarda ise rahim ağzı olgunlaşmasının bir kısmı doğum olayıyla paralel gider.

Gerçek doğum sancılarının en önemli özelliği düzenli aralıklarla oluşmalarıdır. Önceleri daha az sıklıkla ancak yine de düzenli aralıklarla gelen doğum sancıları belli bir aşamadan sonra tipik olarak 10 dakikada üç kez ortaya çıkar ve her bir kasılma yaklaşık 50 saniye sürer. Gerçek sancılar istirahat etmekle geçmez. Şiddeti de zaman içinde giderek artar. Kasılmaları karnınıza ellediğinizde rahatlıkla hissedebilirsiniz. Eğer kasılmalarınız belli bir düzene girmişse ve istirahatle geçmiyorsa hastaneye gitme zamanıdır.

Doğum olayına geçiş her zaman önce sancıların başlaması şeklinde olmaz. Bazı anne adaylarında sancılar başlamadan önce su kesesi açılabilir. Böyle bir durum ortaya çıkarsa bebeğin değerlendirilmesi için hastaneye gitmelisiniz.

“Nişan” denilen hafif kanlı-sümüksü akıntı, rahim ağzındaki bebeği koruyucu tıkacın atılmasından ibarettir. Ek bir belirti ya da şikâyet yoksa beklemeye devam edebilirsiniz. Genellikle nişandan sonraki ilk iki günde doğum başlar.

Bunlar özetle: Şiddetli ve istirahatle geçmeyen düzenli kasılmalarınız olursa doğum eylemi başlamıştır, hastaneye gidiniz. Kasılmalarınız aşırı uzun sürüyorsa, kanamanız oluyorsa, suyunuz gelmişse, bebek hareketlerinde azalma hissettiyseniz ileri inceleme gerektiren bir durum var demektir. Hemen doktorunuzla irtibata geçip hastaneye gidiniz.

Doğumun kolay olması için:

• Çörekotu, papatya ve bal karıştırılıp biraz kaynatılıp içilir.
• Karanfil defne tohumu ile kaynatılıp, bal katılır içilir.
• Hurma, rahim adalesini kuvvetlendirir, doğumu kolaylaştırır. Bol bol yenmelidir.
• Tereyağı doğum sancısı başlayınca eritilip birkaç damla içilmelidir.

Hamilelikte yenmesi faydalı olan gıdalar:

Meyve, karpuz, balkabağı, çiğ sebze, yeşillik, doğal bal, pekmez, tuzsuz badem, fındık, fıstık, ceviz, kişniş, hindiba, ısırgan otu, turp yaprağı, brokoli, enginar, et veya balık, sarımsak, zeytinyağı, hurma, yumurta, ayva, süt ve süt ürünleri, yoğurt ve yoğurt suyu çok faydalıdır. Bol bol su içilmelidir. Bu dönemde bol bol protein, vitamin ve kalsiyum alınması çok önemlidir.

Hamilelikte yenmesi zararlı olan gıdalar:

Kereviz, kimyon, kekik, nar, şeker, tuz, iyi pişmemiş et, sucuk, salam, pastırma, hazır yemekler, kızartmalar, kahve, çay.

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre Allah tarafından ayarlanır. İçindeki koruyucu antikorlar duruma göre değişir. Anne sütü adeta akıllıdır. Emmenin başlangıcında yağı azdır, emmenin sonuna doğru yağı giderek artar. Böylece çocuğun doyumu sağlanır.

Sabahleyin emilen süt yağlı, akşama doğru giderek azalır. Böylece süt kolay hazmedilip bebeğin gece rahat etmesini sağlar. Anne sütünün kullanılmasıyla demir eksikliği anemisi riski oluşmaz. Alerjik problemler çok az ortaya çıkar.

Anne ile çocuk arasındaki ruhi sevgi bağı, meme verme ile başlar.

Anne sütünde laktoferrin vardır. Bu da mikropların üremesini durdurur.

Anne sütünde bulunan lizin bakterileri öldürür, koruyuculuk sağlar.

Anne sütünün şifası: Bebeklerde görülen kulak iltihabı, kulak sancısı gibi durumlarda anne sütünden temizliğe dikkat edilerek üç damla damlatılır. Bebeklerde görülen göz rahatsızlıklarında göze temizliğe dikkat edilerek bir iki damla anne sütü damlatılır.

ANNE SÜTÜNÜN ARTMASI İÇİN YAPILACAKLAR

Hurma, yoğurt, üzüm, kuru incir doğum yapan kadınların vazgeçilmez gıdasıdır.
Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Kadınlarınıza lohusalık döneminde hurma yediriniz. Kim ki lohusalığında hurma yerse onun çocuğu akıllı ve ağırbaşlı olur.”
Çünkü hurma Hz. Meryem’in lohusalığındaki yiyeceği idi. Şayet lohusa için hurmadan daha iyi bir yiyecek olsa idi Allah onu Meryem’e ikram ederdi.
Zemzem, su, nohut, bal şerbeti, çörekotu yağı, üzüm suyu, ceviz, anason tohumu, ebegümeci, funda, lahana, ısırgan otu, kırmızı mercimek, mısır unu, yulaf unu, kimyon, turp, tavuk eti, adaçayı, muz, maydanoz, marul, nane, soğan, havuç sütün artmasında etkilidir.

Meram BAĞ