Çocuklarda Tutumlu Olma Becerisi

Çocuklarımızı hayata hazırlarken onlara kazandırmamız gereken bazı temel beceriler vardır.  Zaman ve para yönetimi, iletişim, empati, nezaket, yardımseverlik, öfke kontrolü gibi.

Bu yazımızda sizlere zaman ve para yönetimini içeren “tutumluluk”tan bahsetmeye çalışacağız. Tutumlu olmak; aşırı harcamalardan kaçınarak tasarruflu olma, sahip olunan şeyleri zayi etmeden, bir başka deyişle israf etmeden kullanma anlamına gelir. Tutumlu olma ve israf etmeme kavramları kıymet bilme, şükretme ve kanaatkârlık gibi özellikleri içinde barındırır. İsraftan kaçınan biri elindekinin kıymetinin bilincinde ve sahip olduğu her şeyin Yaradan’ın lütfu olduğunun farkındalığıyla şükür duygusu içinde olur. Küçük yaşlardan itibaren bu becerileri kazanmaya başlamak çok önemlidir. Ebeveynlerin bu konuda çocuklarına nasıl yardımcı olabileceklerini kısaca ifade etmeye çalışalım.

Doğru rol model olmanın ne denli etkili olduğunu her fırsatta dile getirmeye gayret ediyoruz. Kalan yemeklerin atıldığı, eşyaların ihtiyaç dışında değiştirildiği, uzun zaman TV, tablet, telefon gibi elektronik aletlerin başında zaman geçirildiği bir ortamda çocuğa zaman ve para yönetimini öğretmek neredeyse imkansızdır. Bu yüzden öncelikle biz ebeveynler zamanımızı verimli kullanıp her türlü israftan kaçınmaya çalışmalıyız.

Ardından istek ve ihtiyaç kavramları arasındaki farkı çocuğumuzun kavramasına yardımcı olmalıyız. Örneğin, ekmek ve su ihtiyaç; cips ya da çikolata ise istektir. Günlük hayatta bunun gibi örneklendirmeler yaparak çocuğun zihninde bu iki kavramı oturtabiliriz. Önceliğimizin ihtiyaçlarımızı gidermek olduğunu bilmeliler. Zaten tutumlu olmanın ilk aşaması ihtiyaç kadar harcama yapmaktır. Bu noktada dengeli olmak önemli, zira yanlış ve aşırı yönlendirmeler cimriliğe sebebiyet verebilir. Bir yandan tutumlu olmanın, tasarruf etmenin önemini anlatırken, diğer yandan paylaşımcı olma ve ikram etmenin güzelliğini yaşayarak göstermeliyiz.

Çocukların her istediğini almamalı, koyduğumuz sınırları netleştirmeliyiz. Ancak bunu yaparken “Paramız kalmadı” gibi söylemlerden uzak durmalıyız. Çünkü bu, çocukta “param olduğunda istediğimi alabilirim” algısına sebep olabilir. Tutumlu insan parası olduğu halde gereksiz harcamalar yapmaz. O yüzden çocuğun ekstra bir talebi olduğunda bu isteğinin ihtiyacı olup olmadığını birlikte analiz etmek faydalı olabilir. İnsanoğlu çaba sarf etmeden elde ettiği şeylerin değerini bilmemeye meyillidir. Bu durum çocuklar için de geçerlidir. Kendi biriktirdiği paralarla aldığı bir oyuncak ya da yiyeceğe çok kıymet verirler, çünkü elde edebilmek için çaba harcamışlardır.

Bir diğer önemli nokta kaynaklarımızı etkili kullanabilme becerisini çocuklarımıza öğretebilmektir. Alışveriş yaparken alacağımız malzeme ya da eşyalara değerinin üzerinde ödeme yapmamaya çalışmak, bunu çocuğa ifade etmek gerekir. Böylelikle geleceğin bilinçli ve tutumlu tüketicileri şekillenebilir. Harçlık verirken “ihtiyaç duyduklarını alıp artanını kumbaraya atabilirsin” gibi bir açıklama çocuğun özdenetimine ve para yönetimini deneyimleyerek öğrenmesine katkı sağlar. Çocuklarımızda şu bilinç oluşmalıdır: “Her kullanmadığımız şey çöp değildir”. Örneğin çocuklar balıkların kılçıkları, kemikler, sofrada biriken ekmek ufakları ile hayvanları besleyebilirler. Onlarla birlikte cam, kâğıt, plastik gibi tekrar kullanılabilecek malzemeleri farklı geri dönüşüm kutuları hazırlayarak orada biriktirmek bu konuda farkındalık kazandırabilir. Tüm bunlar nesilleri olumlu etkileyecek, doğa ile insan arasında bozulan dengenin yeniden tesisi amacına hizmet eden faydalı adımlar olacaktır.

Psk. Şerife Zehra Yiğit