Çocuklarda Karar Verme Becerisi

Hayatımız karar verme süreçleriyle doludur ve kararlarımız kendi bakış açımız ve değerlerimizle ilişkilidir. Eş, meslek, iş, kıyafet seçimleri… Tüm bunlar analitik düşünerek yapılacak seçimlerle belirlenir. Özgüveni yüksek, karar verme yetisine sahip, sorumluluk sahibi insanların hayatın her alanında başarılı olma ihtimali yüksektir. Bireyler karar vermeyi ne kadar çabuk öğrenirse bu beceriyi o denli geliştirme fırsatı elde eder. Bu sebeple doğru karar verebilme yetisini küçük yaşlarda edinmek önem arz eder. Doğru kararlar kritik analitik edilmiş sebep sonuç ilişkisiyle verilebilir. Her ebeveyn kendine güvenen, kararlarını kendi verebilen evlatlar yetiştirmeyi hedefler. Bunu başarabilmek sorumluluk duygusunun oluşturulmasıyla mümkün olabilir. Zira karar verme belirli seçenekler arasında seçim yapma sorumluluğunu almayı gerektirir.

Ebeveynlerin temizlik endişeleri, sabırsızlığı veya evlatlarını yormama arzusu çocukların sorumluluk almalarına ve becerilerini geliştirmelerine engel olmamalıdır. Örneğin iki yaşından itibaren çocuklar kendileri yemek yiyebilirler. Anneler önlük ve örtü yardımıyla etrafın kirlenmesini minimuma indirerek çocuklara bu konuda imkân sağlamalıdır. Ayrıca çocuklar ne kadar yemek yiyeceklerine kendileri karar verebilir. Doyduğunu söyleyen evladına yemesi için ısrarcı olan ebeveynler bu davranışlarının özgüven eksikliğine neden olabileceğini bilmelidir. Çocuk doyduğunu söylediğinde bir sonraki yemek vaktine kadar bir şey yiyemeyeceğini belirterek bu kararın arkasında durmak gerekir. Bu şekilde çocuk karnını vaktinde doyurmadığında bir sonraki vakte kadar aç kalacağını öğrendiğinden yeme düzeni zamanla oturur. Çocuklara sürekli yapmaları gereken şeyleri söyleyerek sorumluluk almalarını engellemek yapılan yanlışların başında gelir. Bu konuda yaş ve cinsiyetlerine uygun görevler vermek faydalı olabilir. Mesela iki yaşındaki bir çocuk ona verilen bir şeyi çöpe atma, basit getir götür işlerini yapma, oyuncaklarını toplama gibi görevleri yerine getirebilir. Yapılan araştırmalar kendi evinde bazı görevler üstlenen çocukların topluma kolay uyum sağladıkları ve liderlik rolünü başarıyla yerine getirdiklerini göstermiştir.

Sorumluluk verirken çocuklara seçenekler sunmak ve yaptığı davranışın, aldığı kararların sonuçlarına katlanmayı, bedelini ödemeyi öğretmek gerekir. Bir örnekle açıklamaya çalışalım; alışverişe gideceğimiz zaman çocuğumuz bizimle birlikte gelmek istemeyebilir. Onu bırakıp gittiğimizde muhtemelen büyük pişmanlık duyacak ve üzülecektir. Bu ihtimali öngörerek çocuğu beraberinde markete götürmek yanlış olacaktır. Çocuğu evde (bir büyük gözetiminde) bırakarak kararının sonuçlarına katlanmasını sağlamak ise çok faydalı bir fırsat eğitimi olabilir. Market ve oyuncakçılar en sık problem yaşanan yerlerdir. Çocuklar istedikleri her şeyin alınmasını isterler ve istedikleri alınmadığında ağlama, bağırma, kendini yere atma gibi davranışlara başvururlar. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için alışverişe çıkmadan önce çocuğa alabileceği şeyleri açıklamak ve onunla anlaşmak yararlıdır. Buna rağmen çocuk öfke nöbeti geçiriyorsa “Bu şekilde seni anlayamıyorum. Sakinleş sonra konuşalım” gibi bir cümle rahatlamasına yardımcı olabilir.

 

Sürekli eleştirilen, katı bir disiplin anlayışıyla yetiştirilen çocuklar karar verme ve düşüncelerini ifade etmede zorluk çeker. Öteki yandan aşırı hoşgörülü ailelerde tüm karar verme hürriyetinin çocuğa verilmesi ve onlara yeme, yatma, eve gelme, oyun oynama gibi konularda sınırsız özgürlük tanınması, bu çocukların ileride sınırlarını bilemeyen, benmerkezci, topluma adapte olamayan yetişkinler haline gelmelerine neden olur. Kuralların bazen uygulanıp bazen uygulanmadığı, tutarsız bir disiplin anlayışının var olduğu ailelerde yetişen çocuklarda ise kararsızlık görülür. Görüldüğü üzere ifrat ve tefrite düşmeden çocuğu belirli kurallar çerçevesinde özgür bırakarak, onlara seçenekler sunarak karar vermelerini sağlamak en sağlıklı davranış biçimi olacaktır. Konulan kuralların büyük bir özveriyle uygulandığı, verilecek kararlarda çocuğun da düşüncelerinin alındığı, onlara yol göstererek kararlar almasına fırsat veren ve bunun sorumluluğunu üstlenmesini sağlayan ailelerde başarılı bireyler yetişebilir. Bu çocuklar düşüncelerini serbestçe söyleyebilen, insanların ihtiyaçlarına duyarlı, diğergam ve saygılıdırlar.

 

Yavuzer, H., (2008, Kasım) Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi, 31. Basım

 

Psk. Şerife Zehra Yiğit