Çevreyi Islah ve Fesad

“Hakikaten insan üzerine öyle uzun bir zaman gelip geçti ki, (o vakitlerde insan, henüz yaratılmadığından)anılan bir şey değildi.”

“Doğrusu biz, insanı(kudretimizi gösterelim ve teklifimizle)imtihan edelim diye(erkekteki çeşitli unsur ve salgılarla)bir karışım olan nutfeden yarattık da onu(insanı) işiten ve gören bir varlık yaptık.”

“Şüphesiz biz ona, doğru yolu gösterdik. İster şükredici olur(kulluğunun gereğini yapar), isterse nankör.” İnsan suresi 1-3

Aziz ve Kerim olan Rabbimiz biz insanoğlunu yok iken var edip, varlığından hidayeti ile haberdar ettiği gibi çok değerli kıldığını da şu ayet-i kerime ile beyan ediyor :”Gerçekten biz, Âdemoğlunu şerefli kıldık, onları karada ve denizde(bineklerle)taşıdık, onlara güzel-temiz/helal şeylerden rızık verdik ve hakikaten onları yarattıklarımızdan pek çoğuna üstün kıldık.”İsra suresi 70

Ve bu kıymetli varlık insana Allah-ü Teâlâ, hem hayatının devamına hizmet edecek hem de bütün azaları ve duyuları ile lezzetleneceği ve istifade edeceği çok zengin bir çevre ihsan eylediğini yine yüce kelamında şöyle bildirir: ”Allah, gökleri ve yeri yaratandır, semadan yağmur indirip onunla rızık olarak meyve (ve mahsuller)çıkarandır, emri ile denizde akıp gitmesi için gemileri istifadenize veren, ırmakları da istifadenize verendir. “İbrahim suresi 32

“Göklerde ne var, yerde ne varsa, hepsini (Allah), kendi (lutfu)ndan sizin istifadenize verdi. Şüphesiz bunda düşünecek bir toplum için elbette ibretler vardır.”Casiye suresi 13

Ve bütün bu nimetlerin ve onların emrine verildiği, istifadesine sunulduğu insanoğlunun yaradılış gayesi:”Şüphesiz biz yeryüzünde olan şeyleri, onun üzerinde ziynet/süs yaptık. Böylece insanların hangisinin amel bakımından daha güzel olduğunu denemek istedik.”Kehf suresi 7.

“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”Zariyat suresi 56

Yaradılış gayesi; kendisini yaratan ve cömertçe ikramlarda bulunan çok merhametli Rabbine “KULLUK” olan insanoğlu; istifadesine sunulan sayısız nimetlerle dolu çevresini Yaradanının koyduğu emir ve yasaklar çerçevesinde kullanmak (salah/ıslah) veya tam tersine giderek (fesad etmek) suretiyle imtihan olunmakta.

İnsan gerek kendi nefsi,  gerek kendi cinsinden çevresini oluşturan diğer insanlarla olan muamelelerinde Allah’ın koyduğu sınırlara riayet ettiği takdirde yaradılışı bozmamış Rabbinin razı olacağı “SALİH” bir kul olmuş olur. Yine çevresini oluşturan canlı veya cansız diğer varlıklardan faydalanmasında Kur’an ve sünnetle bildirilen emir ve yasaklara uyduğu takdirde Allah’ın sevdiği ihsan sahibi ve şükreden kullardan olur.

Ama Rabbinin yaratıp ikram ettiği çevre mefhumu içersinde bulunan her şeyi; O’nun sınırlarını göz ardı ederek veya araştırıp öğrenmeyerek kullanan her bir fert şu ayet-i kerimede bildirildiği üzere hem şeytana uymuş,  hem de kendini ve çevresini fesada vererek imtihanı kaybedip helake maruz kalmıştır.

“(O şeytan)ki; Allah ona lanet etti(rahmetinden kovdu).O da şöyle dedi: Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım (ve intikam)alacağım. Onları elbette saptıracağım, mutlaka boş umut( ve arzu)lara düşüreceğim. Onlara mutlaka emredeceğim hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine Allah’ın yarattığı (tabii şekil ve halleri)ni değiştirmelerini emredeceğim ve onlar da bunu yapacaklar. Kim Allah’ı bırakıp şeytanı (ve benzerlerini) dost edinir(onun hoşlandığı şeyleri yapar)sa,  gerçekten o apaçık bir ziyana uğramıştır.”Nisa suresi 118-119.

Yine kendini ve çevresini fesada veren insan tipine bir örnek: ”İnsanlardan öyleleri vardır ki, (onun)dünya hayatına dair(yaldızlı)sözü senin hoşuna gider ve (hatta böyle kimseler, )sözlerinin özlerine uyduğu konusunda Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki gerçekte o, (İslam’ın ve Müslümanların) azılı düşmanıdır. O, dönüp gidince veya işbaşına geçince, (Allah’ın emrine karşı gelmek ve hevasına uymakla) ülkede fesat çıkarmaya, harsı(ekonomiyi, kültürü) ve nesli mahvetmeye çalışır. Allah ise fesadı sevmez.” Bakara suresi 204-205.

İdrak etmekle mesrur olduğumuz Allah’ın ayı olarak vasıflanan Receb-i Şerifinizi tebrik eder, bu mübarek zaman diliminde Rabbimizden bizleri nefsini ve çevresini islah eden kullardan kılmasını niyaz ederiz.

Fahrunnisa Nur

 

Kaynak: Feyz’ül Furkan Kur’an-ı Kerim meali, Hasan Tahsin Feyizli