Cennetlerin İsimleri Ve Sıfatları

adsız

Hakk Teâlâ kutsi hadiste Azâmetle şöyle buyurmuştur: “ Ey insanoğlu! Sen dünyaya nice rağbet ve iltifat edersin ki o fanidir. Nimetleri geçicidir, hayatı sınırlıdır. Gerçekten benim katımda, bana itaat eden insan için 8 Cennet hazırlamışımdır.”

Hakk Teâlâ arş ve kürs-inin  altında yedi göğün üstünde, Arş’ın nuru ile sudan 8 Cennet yaratmıştır. Bunlar birbirlerinden yüksektir. En yükseği Adn  Cennetidir ki  Mevlâ’nın görülme yeridir. Birinci  Cennetin ismi Dârü’l- Celâldir ki beyaz incidendir. İkinci Cennetin ismi Darü’s- Selâmdır ki kırmızı yakuttandır. Üçüncü cennetin ismi Cennetü’l- Me’va dır ki yeşil zebercettendir. Dördüncü Cennetin ismi, Cennetü’l- Huld dur ki sarı mercandandır. Beşinci  Cennet’in ismi  Cennet’ün- Naimdir ki beyaz gümüştendir. Altıncı Cennet’in ismi, Cennet’ül- Firdevs dir ki kırmızı altındandır. Yedinci  Cennettin ismi Cennet’ül Karar’dır ki misktendir ve sekizinci cennet ise Cennet’tül  Adn dır ki terleyen incidendir. Adn  Cenneti bütün  Cennetlerin içinde ve ortasında olduğundan hepsine komşu, şereflendirilmiş bir mekândır; Cennet nehirlerinin çoğunun kaynağıdır. Burası sıddıkların, hafızların şehidlerin makamıdır. Rahmanın tecelli mahallidir.

Her  Cennetin bir kapısı vardır ki, uzunluğu ve genişliği yüz yıllık yoldur. Her kapı iki kanatlıdır ve tek parça sarı altındandır. Çeşitli renklerde cevherle işlenmiş ve nice bin nakış ile süslenmiştir. Birinci kapının üzerinde La ilahe illallah Muhammedün Resulullah yazılmıştır. Öteki kapıların üzerinde La ilahe illallah diyene azap etmem yazılmıştır. Bütün  Cennetlerin toprağı misk, taşları çeşitli  cevher, bitkileri zâferan, sarayları terleyen inci, köşkleri sarı yakuttandır. Sarayların kapıları hep mücevherdir. Her sarayın önünden 4 nehir akar. Nehirlerden biri halis süt, biri saf bal, biri tertemiz şarap biri de Âb-ı hayattır. Nehirlerin etrafı meyveli ağaçlarla baştan aşağı bezenmiştir. Meyveleri sürekli tazedir.(1)

Bize Cenneti en güzel tarif edenler ise şüphesiz Kur’an ve Peygamber Efendimizin ( s.a.v) mübarek sözleridir. Kur’an’da yüzlerce ayete göre Cennet ne güzeldir! Akıl ve fikrin eremediği en güzel vasıflar ve nimetler, insana hep bu Müslümanlık nimetinin mükâfatı olarak hazırlanmış saadet ve selamet evindedir. Vâkı’a suresinin 10-11-12-15-16 ayetleri hep  Cennetten bahseder. İman, ibadet ve hayır yarışlarında öne geçenlere gelince onlar ahirette mükâfatta da önde gidenlerdir. İşte onlar Allah katında yakınlığa erdirilmiş olanlardır. Naim Cennetin’dedirler. Mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerinde otururlar. Yine Vâkı’a suresinin 17 den başlayarak 44-88-89-90-91 ayetleri Cennet nimetlerinden bahseder. Dünyayı gurbet bilip asıl vatana, gerçek memlekete hasretle yanan ruhlar sıla özlemi çeken gönüller vardır.
Cennet dünya gibi değil; dertsiz, meşakkâtsiz, hastalıksız, gam ve kederden uzak, çalışma, yorulma, yeis, hüzün hiç birisi yok. Bunların yerine her gün her saat hatta her dakika ayrı bir zevk, ayrı bir neşe, gayet güzel ve pek nadide huriler işte o kıymetli cevahirden yapılan  Cennet evleri bizler için hazırlanmıştır. Cennetin cennetliği paha biçilmez bir durumdadır. Kehf suresi 107-108 hakikaten iman edip de salih ameller işleyenlere gelince onlara da konak olarak Firdevs cennetleri vardır. Orada sürekli kalacaklardır. Oradan başka yere gitmek istemezler.

Bursalı İsmail Hakkı hazretleri der ki Cennet 2 dir. Birisi dünyada, birisi de ahirettedir. Dünyada ki Cennet irfan meclisleridir. Bu irfan meclislerinden nasip alamayan zavallılar, acaba ahirette hangi Cennete gireceklerdir. Kur’an okumak, va’zu nasihat dinlemek, tesbih ve Tevhid çekmek, Allah demek, tefekkür etmek, Kur’an ve hadislerin manaları ve bunların mütâlası, hepsi zikir meclisi demektir.

Cenneti dileyen, Cennet ehlinde bulunması gereken özellikler:
Cennet  ehli olabilen kimseye 80.000 hizmetkar 72 Cennet hatunu, huriler verilecek. (2)

Güvenilir, emin zararsız bir şahsiyete sahip olmak,
Allahtan korkmak ve Haşyetullah,
Nefsi, malı ve canı ile Allah yolunda cihad,
Rasülullah (s.a.v) me kayıtsız şartsız bağlılık,
Rızkı helâlinden kazanıp, helâl yerde harcamak,
İtikat ve ibadetle gerçek Tevhide ermek,
Bidatlardan uzak durmak,
Müslüman idarecileri iş başına getirmek,
Mü’minler arasında sevgi, şevkât, muhabbet,
Allah’ı daima zikretmek, davranışlar da orta yolu tutmak.

İlim Cennete giden en kısa yol. İlim öğrenmek erkek- kadın her Müslümanın ilk vazifesidir. İlim ibadetten, âlim abitten üstündür. Her zaman ve herkesin bilmesi lazım ilk şey, ilk vazife dinini, imanını güzelce öğrenmektir. Eğer saadet ve selamet istiyorsan Cennetin göbeğinde Peygamberimiz ( s.a.v ) arkadaş olmak istiyorsan ilme çalış öğren, öğret. Dininden bir zerreyi bile feda etmeyi düşünme. İlim öğrenmek niyeti ile yola çıkan bir kimse için Cennete bir kapı açılır. Rahmetli Es’at Hocamız bir sohbetinde, Allah c.c cenneti ve cehennemi yarattığı zaman Cebrail ( a.s )’a git cennete bir bak demiş. Cebrail a.s Cennetin her bakımdan muazzam ve şahane olduğunu görünce Rabbimize buraya herkes girer demiş. Rabbimiz git bir daha bak gel demiş. Cebrail ( a.s ) ikinci seferinde Cennetin etrafının zorluklarla çevrildiğini görünce, insanlar cennete girmekten kaçarlar ya Rabbi demiş. Cehenneme de baktığında etrafının zevkler, keyifler, rahatlıklarla çevrildiğini görünce herkes kolayca istiyerek buraya girer demiş. Aman Ya Rabbi, bizi bize bir an bile bırakma, hıfz’u himayenden katiyen ayırma, kusurlarımızı affı mağfiret eyle, fazl-u keremin, lütfu inayetinle bizleri de sevdiğin ve razı olduğun Cemalini gören, Cennetine giren kullarından eyle.

Ayşe Rabia

Kaynak: (1) Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri, Marifetname,. (2) Mehmed Zahid Kotku hazretleri, Cennet yolları