Bu Ramazan Çok Büyük Bir Fırsat

Hepinizin Ramazan’ınızı candan tebrik ederim; Cenâb-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes hazretleri cümle mü’min ve Müslüman kardeşlerimi rahmetine mazhar eylesin, nice nice hayırlara, feyizlere, nimetlere, sevaplara, mükâfatlara erdirsin; sevindirsin; aziz ve bahtiyar kılsın, iki cihanın huzur, afiyet, saadet ve selametine nail ve sahip buyursun. Âmîn, bi-hürmeti seyyidi’l-mürselîn sallâllâhu aleyhi ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ecma’în.

Manevi görevlerimiz icabı, Amerika’yı, İngiltere’yi, Avrupa’yı, Suudi Arabistan’ı, Endonezya’yı gezdik, ziyaret ettik, şimdi Avustralya’da bulunuyoruz. İnşallah Ramazân-ı şerîfi burada geçireceğiz. Sizlerle zaman zaman radyo, televizyon, dergiler ve internet aracılığı ile temas ve irtibat halinde olacağız. Elhamdülillah çağın imkân ve aletleri çok gelişmiş bulunuyor, zorluklar aşılıyor, uzaklar yakınlaşıyor, hizmetler her yerden, her zaman yapılabilir hâle geliyor.

Ramazan, Müslümanlar için çok büyük bir fırsat; çok muazzam ve muhteşem, çok mübarek ve mükerrem bir ay; cennetin kapıları açılıp, cehennemin kapıları kapanıyor, yerler gökler süslenip bezeniyor, azgın şeytanlar zincirlere vuruluyor, ibadetlere kat kat fazla mükâfat bahşediliyor, günahlılar bağışlanıyor, kalpler nurlanıyor, nefisler terbiyeleniyor, sevaplar kazanılıp manevi derecelere yükseliniyor. Hatadan, günahtan dönmek kolay, tevbe makbul, ortam güzel, şartlar olumlu, nimet bol, rahmet-i Rahman geniş, hidayet yolu açık…

Gelin bu Ramazan’da çok büyük bir hamle yapalım, çok kuvvetli bir azimle çalışalım, hem kendimiz çok iyi, çok salih, çok takvalı, çok ihlaslı, çok olgun, çok mükemmel bir Müslüman haline gelmeye, yani evliya gibi olmaya gayret edelim; hem de İslâm’a, çok büyük, çok yararlı, çok değerli, çok olumlu, çok geniş, çok devamlı, çok köklü, çok temelli, çok esaslı hizmetler vermeye ceht edelim.

Geziyor ve görüyorum ki İslâm âlemi ve Müslümanlar genelde çok mazlum, çok mağdur, çok mahrum, çok dertli, çok perişan, çok muhtaç, çok dağınık, çok derbeder, çok yaralı, çok parçalanmış, çok ezilmiş, çok sömürülmüş, çok çelmelenmiş, çok yağmalanmış durumda. Kâfirler, din düşmanları, zalimler, fâsıklar, facirler hücumda, harıl harıl çalışmakta, Müslümanların kuyusunu ve mezarını kazmakta, mallarını yağmalamakta, canlarına kastetmekte, çocuklarını mahvetmeye koşmakta… Cahiller ve gafiller Noel kutladıkça onlar kıs kıs gülmekte; binalar, dükkânlar süslenip, ışıklarla donandıkça, sinsi sinsi sevinmekte, “Müslümanları kandırıyoruz, İslâm’dan uzaklaştırıyoruz, dinden çıkarıyoruz…” diye zil takıp, göbek atıp şıkır şıkır oynamakta…

Sen de Allah’ın rızasını kazanmaya koş kardeşim! Allah’ın hak dinine olanca gücünle yardımcı ol, İslâm için çalış, uğraş, terle! Can ve malınla, bütün imkân ve müktesebatınla hizmete koş! Küfürden, şirkten, nifaktan, günahtan, haramdan, zarar ve ziyandan hem kendini iyi koru, hem çoluk çocuğunu! Gaflete, rehavete düşme, uyanık ol, görevini bil, ödevini tam yap! Yangından bir şeyler kurtar, yangını söndürmeye çalış! Kur’ân-ı Kerîm’e sarıl, sünnet-i seniyyeye yapış! Dinin, imanın, ülken, vatanın, çoluk çocuğun, istikbalin, hürriyetin, istiklalin, dünya ve âhiret saadet ve selametin çok büyük tehlikelere mâruz durumda…

… Ve bu Ramazan çok büyük bir fırsat; çok çalış, çok fedakârca, çok cansiperâne uğraş ki salah ve felaha, huzur ve rahata, saadet ve selamete, izzet ve nimete, şevket ve devlete, hüsn-i akîbet ve cennete nail olasın!

Prof. Dr. M. Es’ad Coşan (Rha)’ın Ocak 1998 tarihli İslam Dergisi Başmakalesi’nden alınmıştır.