Bir Bahçe Hayal Ediyorum

IMG_3783 copy

Bir bahçe düşünün;

Serin ama üşütmüyor, sıcak ama bunaltmıyor. Sıkıntı, gam, keder, hüzün denen şeyler oraya hiç uğramıyor. Bu bahçenin güneşi başka ayı başka. Yıldızları inciden, çimenleri yakuttan. Evleri ne bildiğimiz köşkler nede saraylar gibi. Önünden arkası, arkasından içi görünür de bakamazsın parlaklığından, gözün kamaşır. Hizmetkârları daima tebessümle, sınırsız hizmetteler. Buranın sakinlerine canı ne isterse ondan hiçbir karşılığı olmadan veriliyor. Orada acıkmak, susamak, kirlenmek, hastalık hatta yaşlanmak dahi yok. Burada parıltıdan, zevkten, sefadan başka bir şey yok.

Bu bahçeye girmenin ilk şartı bahçenin sahibini tanımak ve O’na, söylediklerine sorgusuz inanmaktır.

Buranın kapıları ilk defa sahibinin kıymetlisine, sevdiğine açılır. Görevli O’nu bekler O gelmeden, O’nun sesini duymadan hiç kimseye açmaz kapıyı. O güzel, bahçenin en nadide çiçeğidir, özel misafirdir. Bahçeye giden bütün yollarda zaten Onun için yapılmıştır.

O’nun ardından sevenleri, takip edenleri, O’nun gibi olmaya çalışanlar girerler açılan kapıdan. Onlarda sıralıdır ama. Burada hiçbir şey rastgele değildir, adaletsiz, usulsüz ve sistemsiz değildir. Bahçenin katları vardır ilk girenle son giren aynı haklara sahip değildir. Son girenin sahip oldukları ise aklımızın alabileceğinin çok ama çok ötesindedir.

Bahçenin en kıymetlisinin ardından giren O’nun sadık yarenidir. O dostun gönlü öyle geniştir ki bahçenin dışında kalan çorak, susuz, sıcak yere talip olmuştur “benim bedenimi öyle büyüt ki buraları kaplasın benden başka herkes bu bahçenin ehli olsun” diyebilmiştir. Bir diğeri aldığı her nefesi bahçe sahibinin terazisi ile tartan hak ile batılı birbirinden ayıran bahçenin sahibinden başka kimseden korkusu olmayan faruktur. Onların ardından edep timsali iki nur sahibi girer. Ve bir başkası kıymetlinin kıymetlisi, seven ve sevildiği kendisine önceden söylenen. Bu isimleri girişten çok önce söylemiştir O en güzel “Ben, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Sa’d, Said, Abdurrahman bin Avf ve Ebu Ubeyde ibn Cerrah” ve müjdelemiştir bahçenin ehlini.

Ben böyle bir bahçe düşlüyorum, hayal ediyorum hatta biliyorum. Oranın en güzel köşesinde, müjdelenenlerle beraber sahibini nazar edenlerden olmaksa en büyük dileğim.

Ülkü Bozkurt