Bedenimiz Diyor Ki

saglık

BEDENİMİZ DİYOR Kİ : “BENİ OKU, BENİ KORU!”

Rabbimizden bize mesaj, bir mektup geldi. Bize bedenimizi, ruhumuzu, zihnimizi verdi. “Oku!” dedi ama illa ki “Oku!” dedi, kendimizi tanıyalım diye.

Kullanım kılavuzumuz bedenimizde saklı.  İnceleyelim onu, ihtiyaçlarımızı tespit edelim diye. Rabbimiz bize lütfetti; emanet etti elimizi, gözümüzü, yüzümüzü, tüm azalarımızı, tüm organlarımızı.

Mademki bir lütuf, bir emanet bize bedenimiz, nasıl koruyacağımızı da öğrenmeliyiz. Bu anlamda manevî boyutta korunma yolları olduğu gibi tıbbî açıdan da korunmak önemli.  Her iki cinsin de yaşlara ve taşıdıkları risklere göre bu koruyucu tedbirleri bilmesi gerekir.

Cinsiyete, yaşa, risk faktörlerine göre değişebilen bu koruyucu tedbirlere, üreme çağındaki kadınlar için bakacak olursak, sıklıkla uyguladığımız üç yöntemden bahsedelim. Bunlar; meme muayenesi, kemik yoğunluğu ölçümü ve smear testi.

Bunlar nedir? Niçin kullanılır?

  • Her kadın meme muayenesini kendi kendine de yapabilir. Öncelikle meme dokusunun şekli, her iki meme dokusunun aynı büyüklükte olup olmaması, herhangi bir renk değişikliğinin varlığı,  yokluğu, kızarıklık olması, derinin görüntüsü (özellikle portakal kabuğu görünümü), kızarık şişlik, içe doğru çekilme olması,  gözle değerlendirilebilen noktalardır.  Âdetin 5-7.  günleri, elle meme muayenesi için uygundur. Bu günlerde hormonlara bağlı olarak meme dokusu daha yumuşak ve ağrısız olup muayene için daha elverişlidir. Menopoz döneminde de belirlenen günlerde aylık olarak yapılabilir. Böylece ortaya çıkabilecek herhangi bir değişikliğin erken dönemde tespit edilmesi ile sağlık personelinden gereken yardımın alınabilmesi için bir fırsat yakalanmış olur.
  • Bir diğer konu kemik yoğunluğu ölçümünün yapılmasıdır. Kemik erimesi olarak bilinen “osteoporoz”, kadınlar için özellikle de menopoz dönemi ve sonrası kadınlar için önemli bir problemdir. Bu yüzden 40 yaş ve üzeri kadınların kemik yoğunluğu ölçümlerinin yapılması gerekir. Menopoza girmiş olmak, 40 yaşından önce (erken) menopoza girmek, kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmemek, kortizonlu ilaç kullanmak, sigara içiyor olmak, alkol kullanmak, düzenli egzersiz yapmamak, kemik erimesinin bilinen belli başlı risk faktörleri arasında yer almaktadır. Özellikle 35’li yaşlardan önce, yürüyüş ve benzeri etkinlikleri yapmak, süt ve süt ürünleri tüketmek ve güneş ışığından gereken ölçüde faydalanmak önemlidir.
  • Smear testine gelince, rahim ağzı kanser tarama testi olarak da bilinir. Adetten sonraki 3-10 günde, 3 günlük ilişki yasağından sonra akıntı ve kanama yokken yapılabilir. Rahim ağzından bir fırça yardımı ile alınan sürüntü materyali patolojiye incelenmek üzere gönderilir. Yıllık kontroller de yapılabilir. 3 kez normal bulunduysa aralar açılabilir.

Görüldüğü üzere bu yöntemler kolay ve uygulanabilir yöntemlerdir. Korunduğumuz hastalıklar düşünüldüğünde erken tanı yöntemlerini kullanmak avantajlıdır.

Tabii ki koruyucu önlemler, bu testlerle sınırlı olmayıp bunlar, kadın sağlığı denince ilk akla gelenlerdir. Testlerin ve muayene yöntemlerinin dışında elbette ki beslenmeye dikkat etmek, egzersiz yapmak koruyucu sağlık açısından son derece önemlidir.

Hocamız Mahmud Es’ad COŞAN (rahmetullahi aleyh)’in tavsiyeleri de bu yöndedir. “Spor ve sıhhate çok önem verin. Katiyen sıhhatinizi tehlikeye sokacak işler yapmayın. Sıhhatli kuvvetli Müslüman daha hayırlıdır.” demişlerdir.

Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere…

Dr. Fatmanur Eneç Can