Bayram Tatili

Ağu 7, 2013 by

Bayram Tatili

ggg

“Sen benim için değerlisin. Sen benim için çok şey yaptın ve ben bunların farkındayım. Beni seviyorsun, farkındayım. Seni seviyorum ve bunu ifade etmek istiyorum. Seninle sevinmek, seninle mutlu olmak istiyorum.”

Bu sözler, pembe diziden fırlamış kadar romantik mi gözüktü gözünüze? Neden acaba? Belki de bu sözleri pembe dizilere ve göstermelik aşk hikayelerine hapsettiğimiz içindir. Belki de kelimeleri bayatlatıp çöpe attığımız içindir.

Her şeyin tüketilip yok edildiği şu zamanda, bir kaç kelime tüketilmiş, çok mu! Bunu sık sık geçiririz aklımızdan değil mi? Ama anlatmak istediğim ve içimi yaralayan şey kelimeler değil. Kelimelerden önce gelen hareketler…

Bir bayramın bayram olabilmesi için birden fazla kişinin aynı hislerle mutlu olması gerekir. Ve her bayramın ismiyle uyuşan anlamının yanında ikinci bir anlamı mutlaka vardır. Bu anlamlar mutluluğun simgesi olan “birliktelik”te birleşir değil mi?

Birlikte namaz kılmak, birlikte yaşlıları ziyaret edip helallik almak, birlikte çocukları mutlu etmek, birlikte yiyip içip sohbet etmek ve en nihayet birlikte sevinmek… Bir yıl beklenen Ramazan’a ulaşıp Sevginin Sahibi’ne yakınlaşabilmenin verdiği huzur ve gelecek Ramazan’a duyulan heyecanı birlikte yaşamak…

Fakat tatil başkadır. Tatil, kafa dinlemekse eğer biz ona inziva deriz. Tatil, kendine vakit ayırmaksa, ruhunu ferahlatmaksa eğer ibadettir adı. Eğer tatil eylem değiştirip zihni rahatlatmaksa bu hizmetin diğer yüzüdür bizim lugatımızda. Ama tatil denilen kavram, zor gelen her şeyi bırakıp nefsi beslemekten başka şey ifade etmiyorsa, işte o bizim sözlüğümüze sonradan girmiş demektir. Ve casus olarak girdiği de gayet bellidir. Bu casus kavram ne kadar süslü de gösterilse hep yalnızdır. Yalnız başına sevinir, yalnız eğlenir, yalnız yer-içersin. Bunun sonucunda yalnız yapamayacağın tek şey, ballandıra ballandıra anlatıp hava atma kısmıdır. Ve bu da bütün tatil boyunca beslediğin nefsin son tatlısıdır.

Bayram gibi müthiş bir kavramı tatille karıştırmak… İşte günümüzün hastalığının bir belirtisi daha! Bu hastalığın sonucunda bizler hareketleri anlamlandırmayı da unuttuk belki… En başta yazdığım o romantik sözler, bana göre bayramın ruhundan parçalardır. Bir çocuğun aile büyüklerine duyduğu saygı ve minnettarlığı barındırır. Bir babanın, annenin çocuğuna olan sevgisini… Ve kuşakların arasındaki köprüdür. Arkadaşlığa biçilen değerin göstergesi, kardeşliğin anlamıdır. Fakat her bayram bu sözleri duymayız tabii ki. Onun yerine davranışlar geçer çoğu zaman. Birlikte kılınan bayram namazı sonunda camideki bayramlaşma… Evdeki sabırsız bekleyişten sonraki güzel kahvaltı… Akrabanın ve mahallenin büyüklerini ziyaret etmenin heyecanı…

Bir ziyaret ve helallik almak ne kadar mutlu eder sizden büyükleri, bilir misiniz? Çünkü bu davranış, en baştaki cümleleri barındırır içinde. Bayram, bu yüzden bayramdır.

Tatile çıkıp da uzaktan yapılan bir geçiştirmelik bayram tebriğinin bizim ruhumuza ve kavramlarımıza ne kadar zarar verdiğini, gelin siz düşünün.

Bayramımız, bayram olsun…

Zehra AKIN

Related Posts

Tags

Share This