Bâkî Kalan Bu Kubbede… | Kadın ve Aile

Bâkî Kalan Bu Kubbede…

İnsanın anlam arayışı, onu “eşref’ul mahlûkat” olmaya götürecek kapının anahtarıdır. Anlam arayışımız sırasında ihtiyaç duyduğumuz tüm cevaplar ise Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber Efendimiz’in (sav) örnek hayatında mevcuttur. Kısa süre önce vefat eden hadis âlimi Muhammed Emin Saraç yaşamını bir ilim yolculuğuna dönüştürmüş, Peygamber Efendimiz’in izinden giderek hayatını en güzel şekilde anlamlandırmıştır.

Anlam dünyamız konulu bir yazı istendiği günler, kıymetli aile büyüğümüz, devrin hadis âlimlerinden Muhammed Emin Saraç’ın vefatının hüznünü yaşadığım bir süreçti. Yazı konusu elbette hazırdı. Hz. Peygamber (sav)’in sözleri ve fiilerini merkeze alarak yaşamaya çalışmış birinin hayatını yazabilmek anlam dünyamız ve değerlerimiz dosyası için seçilebilecek en isabetli konulardan biriydi.

Yaşadığımız son bir yıl daha da derinden gösterdi ki; insanın anlam arayışı, aslında onu “eşref’ul mahlûkat” olmaya götürecek kapının anahtarı. Hz. Mevlana’nın pergel metaforunda olduğu gibi bir ayağını doğru yerde sabitlediğinde, ihtiyacın olan açıda halkalar kuruluyor, birbirine ekleniyor ve güçlü anlam zincirlerini oluşturuyor. Bu derin bağ elbetteki öncelikle hâle yansıyor ve sârî oluşuyla da etrafındakilere… Hz. İbrahim’in (ra) çocuk yaşlarından itibaren sonsuzluğa teşne şahsiyeti, onun “Batmayan Tanrı” arayışı, Nemrud’un yaktırdığı ateşte yanmayışı, oğluyla birlikte Beytül Haram’ı inşası, cömertliği; Bakara Suresi 124. ayette Rabbinin kelimeleriyle imtihan edildiği ve kazananlardan olduğu müjdesinin muhatabı kıldı. Kur’an-ı Kerim, Rabbimizin anlam arayışımız için Hz. Peygamber (sav) vasıtası ile bizlere gönderdiği hayat rehberi, elbette ihtiyacımız olan tüm cevapları haîzdir. Bu ilmin talibi olmak, bir yandan talebeler yetiştirmek, eserler bırakmak kapanmaz sadaka-i câriye defterlerine sahip olmaktır. Emin Saraç’ın hayatı, ilmin kapısı Hz. Ali’nin “İlim hâfızdır(koruyucudur)” işaretinin örneklerinden oluşuyla da önemlidir. Hayatı ve eserleri üzerine talebeleri pekçok yazı yazdı ve yazılacak da inşallah.

Meridyen Derneği’nin “2011 Yılı Hadis ve Sîrete Hizmet Onur Ödülü”nü takdim etmek istediği fakat rahatsızlığı sebebiyle katılamadığı ödül töreninde kıymetli hocamız Meridyen ailesine bir mesaj iletmişti. Mesajı, kaleme alındığı sebep ve süreçle sınırlı tutmanın haksızlık olacağı kanaatiyle burada yeniden paylaşmak istedim:

“Bismillahirrahmanirrahim

Nezaket ve iffet timsali kızlarım, istikbâlin muhterem şahsiyetleri evlatlarım,

Kalplerinizdeki iman cevherlerinin icabı eslâfımızın nurlu yollarını sevmeniz ve o yolları takip etmek isteyenleri de sevmeniz bizi bu cemiyete davet etmenize sebep olmuştur, teşekkürler ederim.

Rasûlullah Efendimiz’in “Kişi ahirette sevdiği kimselerle haşrolacaktır” müjdesine mazhar olmanızı Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim. Nâçiz şahsım için tensib ettiğiniz bu hatıra-i meveddet, bu ödül benim için pek kıymetli manalar ifade ediyor.

Bu vesile ile manevî ve bâkî bir hediye üzerinde de ahitleşelim. Her gün birbirimize sabah namazından sonra dua etmeyi unutmayalım. Bizlerin bu şekilde birbirimiz için yaptığımız gıyabî dualarımız inşallah hem müstecap hem de ebedî saadetimize sermaye olur. Cenab-ı Hak cümlemizi tarîk-i müstakîmde sâbit, hüsn-ü hâtimeye nâil ve şefâat-i Peygamberî ile Firdevs cennetinde cem eylesin.

Selam ve muhabbetlerimi takdim ederim.

Muhammed Emîn Saraç

Bu ümmet, tüm insanlık her sabah Rabbine ibadet edip muhabbetle birbirine dua etse, sabahın devamı olan gün, zaman ve anlam nasıl şekillenir?

Ağabeyi Hâfız Bahaddin Saraç için Hâfız Osman Saraç’ın kaleminden dökülen dizeler:

Hayatı güzel bir hâtırâ / Azîz ruhuna Fâtiha…

Ayşe Saraç