Bağımlılık

unnamed

Yaşadığımız her an, hayatımızın her aşaması, düşünmemizi engelleyen pek çok şeye maruz kalıyoruz. Bu engellerin bir kısmı istemeden insani kapasitemizden kaynaklanırken bazıları da bilerek hayatımıza bir hesap sonucu sokulmuş engellerdir. Bir kısmı fark edilirken bir kısmı sinsidir. Doğru bir bakış açısıyla olaylara bakmak istiyorsak kritik ve analitik düşünmeyi hayat tarzı haline getirmek için; hayat şekillendiren günlük hayatımızda maruz kaldığımız engelleri nasıl tanıyacağımızı, bunlardan nasıl kaçacağımızı veya etkilerini nasıl azaltacağımızı öğrenmeliyiz.

İnsanlar neden bağımlı olur?

Arkadaş ortamı, kısaca sözde arkadaşlarına hayır diyememek; İnsanların bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya başlamalarının en önemli nedenlerinden biridir. Bazı insanlar ise acılarını, üzüntülerini unutmak ve böylece sorunlarının üstesinden gelmek için madde kullanmaya başlarlar. Öte yandan insanlar denemedikleri tehlikeli şeyleri hep merak ederler. Bir kereden bir şey olmaz diyerek başlarlar. Bir başka neden de eğlenme amacıdır. Lakin belli bir zaman sonra eğlence eziyete dönüşür.

Bağımlılık tanımı için üç ayağın varlığı gerekir.

Birinci ayak maddenin kendisidir.

İkincisi, kişinin bulunduğu bağımlılık alt kültürüdür.

Üçüncü ayak ise bireyin kişilik yapısıdır.

Alkol bağımlılığı ve alkol içme nedenleri :

Alkoliğin içmek için her zaman bir nedeni vardır. Mutluluk, gerginlik, neşesizlik, tatil, parti, arkadaş toplantısı, Zevk almak, stresle başa çıkmak, alkol içme dürtüsünü susturmak. Her durumda kişi, yanında iyi bir yol gösterici varsa iradesini kullanarak duygularını yönetmeyi başarabilir. Dünya sağlık örgütü alkol bağımlısını uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı olarak ruhsal, bedensel, toplumsal sağlığı bozulan, buna karşı durumunu değerlendiremeyen; değerlendirse bile alkol almasını durduramayan bir hasta diye tanımlar.

Nikotin: Sigaralarda ve başka tütün formlarında bulunan bağımlılık yapıcı uyarıcıdır. Tütün dumanı kullanıcıda kanser, anfizem, bronşiyal bozukluklar ve kardiyovasküler hastalıkların görülme riskini artırır. Tütün kullanımı her sene dünyada tahmini 5 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır.

Kafein: Kahve, çay, kola, kakao, çukulata şeklinde tüketilir. Bir fincan kahvede 150 mg, bir bardak çayda 75 mg, bir bardak kolada 50 mg kafein vardır. 250 mg kafein alındığında sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, çarpıntı, yüz kızartması, sık idrar, adele seğirmesi, düşünce dağınıklığı, mide ve barsak bozuklukları başlayabilir. Kafein alınmadığında şiddetli baş ağrısı çekiliyorsa, huzursuzluk ve sıkıntı oluyorsa, kişide kafeinizim oluştuğu sonucuna varılır.

Alışkanlığın insan yaşamının amacı haline gelmesi alışkanlık eğilimi ile ilgilidir. Zevk verici şeyleri tekrar yapma eğilimi, kişi kendisini doğru amaçlara yönlendiremiyorsa alışkanlık haline gelir.

İnsanın hangi amaç uğruna çalışacağı, kendi iradesine bırakılmıştır. İnsandaki seçme yeteneği doğru bir amaca yönelmezse, belli alışkanlıklar amaç olur. Bu alışkanlıklar müzik dinleme, İnternet’e girme, televizyon izleme, tavla- kağıt oynama, çay- kahve- sigara içme, içki ya da uyuşturucu kullanma veya cinsellik olabilir. Kişinin çalışma gücünü, verimini azaltan, çevreyle ilişkisini bozan, beden ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olan alışkanlıklar yaşamını şekillendirmeye başlar.

Genetik kodlarımıza uygun yaşamak, varoluşa uygun yaşamak anlamına gelir.

İnsan biyolojisine uygun yaşamak da insanın menfaatinedir.

İnsan öldükten sonra nasıl anılacağını düşünerek, kendisine ve varoluşuna uygun, yaşama amacına yönelik soyut inançlar edinirse mutlu etmeyen alışkanlıklara ihtiyaç duymaz.

Alkol ve madde bağımlılarının çoğunun bunları kullanmaya başlamadan önce hiperaktif, tutarsız, aceleci, sabırsız, amaç ve değerlere duyarlı olmayan kendini yalnız hisseden kişiler oldukları ve çözüm arayışı esnasında zekâlarını doğru kullanmadıkları bilinmektedir. Zekâ ve akıl farklı şeylerdir “Zekâ + tecrübe = Akıl ” formülü burada geçerlidir. Zekâsını tecrübeleriyle doğru harmanlayıp kullanamayan sorun çözme yöntemi olarak bağımlılığı gören pek çok üstün zekâlının kapasitesinin yok olduğunu görüyoruz. Zekâ, beynin bilgi işlem kapasitesidir.

İçki, sigara ve uyuşturucu, insanın -Rabbimizin haram kıldığı vücudumuza zarar veren, yasak olan, sıhhatimizi bozan her çeşit şeyin bağımlılığından vazgeçmenin zor olduğu- dünyaya bağımlılığında, sonuç olarak, ölümü kabul etmemesi, ahiretini kaybetmesi, para bağımlısı olup yanlış işler yapması, rüşvet alması, haram kazanmasına, Allah’ın rızasının haricinde işler yapmasına sebeb olur. Velhasıl zararlı olan her çeşit bağımlılıktan Allah’a sığınıp, Ey Yüce Rabbim! Senin bizde görmek istediklerini yaşat bize. Biliriz ki sen her şeyin en iyisini bilensin, diye dua etmemiz gerekir.

Kaynak: Prof. Nevzat Tarhan. Uzman doktor Serdar Nurmedov.

Ayşe Rabia