Avrupa’da Ramazan ve Bayram

Zeynep Erçetin Dağınık 

Her bir ülke, her bir milletten Müslümanlar kendilerine has bir şekilde Ramazan’ı yaşamaktadır. Birçok farklı etnik köken ve dinden insanın yaşadığı Avrupa ülkelerinde mah-ı gufran olan Ramazan nasıl yaşanmaktadır, Müslüman kardeşlerimiz Ramazan’ı nasıl idrak etmektedir, ne tür etkinliklerde bulunmaktadır bu yazımızda kısaca değinelim.

East London Mosque

İngiltere’nin başkenti Londra’da Ramazan bir başkadır. Şehrin büyük camilerinden biri olan Doğu Londra Cami’nde (East London Mosque) cemaatin çoğunluğu Bangladeş, Pakistan, Somali, Malezya ve Kuzey Afrikalılardan oluşan Müslümanlarla birlikte iftar etmek, bol baharatlı Asya yemekleri yemek, sonrasında okuyuşları güzel kariler tarafından namazların kıldırılması çok güzeldir. Bazı günler eski Kâbe imamları tarafından kıldırılan teravih namazlarına ise doyum olmaz. Yine Londra’nın önemli camilerinden biri olan Londra Merkez Cami (London Central Mosque) nam-ı diğer Regent’s Park Mosque Londra’nın önemli mesire alanlarından biri olan Regent’s Park içerisinde yer almaktadır. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bağışlarıyla inşa edilen bu camide ücretsiz iftar yemekleri verilmektedir. Bahsettiğimiz bu camileri sadece bir ibadet merkezi olarak düşünmeyiniz;  çünkü bunlar aynı zamanda kültürel birer merkezdir. Bünyesinde eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığı konferans salonlarının, kütüphanelerin, çocuklar için oyun alanlarının, yemek salonlarının, kafeteryaların, küçük çapta alışveriş yapılabilecek dükkânların bulunduğu camilerde Müslümanlar çeşitli aktivitelerde bulunabilmektedir. Wightman Road Mosque (London Islamic Cultural Society) isimli Güney Amerikalı Müslümanlar tarafından yaptırılan küçük, şirin bir camide uzun uzun teravih namazları kılınmaktadır. Namazın ardından ayakta dualar yapılmaktadır. Orada namaz kılmak insana bambaşka duygular kazandırmaktadır. Hint ve Bangladeşli Müslümanlar tarafından açılan (Islamic Association of North London) bir camide ise Ramazan boyunca hatimle teravih namazları kılınmaktadır.Waghtman Road Mosque-London Islamic cultural society

Londra’da Türklere ait birçok Cami bulunmaktadır. Bu camilerde iftarlar verilmekte, mukabeleler okunmaktadır. Cami bünyesinde bulunan kasap ve marketten dileyenler alışveriş yapmakta ve helal kesim olduğunu bilerek gönül rahatlığıyla etlerini satın alabilmektedirler. Yine Türklerin yoğun olarak yaşadığı Woodgreen semtinde bulunan Fatih Cami ve Edmonton’da bulunan Mevlana Rumi Cami’nde Ramazan idrak edilmekte; teravih namazları kılınmaktadır. Gurbetteyken yeni insanlarla, özellikle de aynı memleketten olanlarla tanışmak insanı ayrı bir mutlu etmektedir. Bu tanışmalar, iftar sonrası çaylar eşliğinde edilen muhabbetler, gurbette sıla hasreti çeken yüreklere teselli olmaktadır. İngiltere’ye gelen en eski Türk topluluğu Kıbrıslı Türklerdir.  Kıbrıs Adası’nın 1914 yılında İngilizlerin eline geçmesiyle birlikte İngiltere’de serbest dolaşım hakkı elde eden Kıbrıslılar buraya gelerek yerleşmiş ve camiler yapmıştır. Eskiden rahibe okulu olarak hizmet veren, 90’lı yılların ortasında satın alınarak İslam Kültür Merkezi haline getirilen St. Ann’s Road üzerinde bulunan bu binanın çatısında bulunan haçların kaldırılmasına izin verilmemiş, cami olduğunu ancak bina üzerinde bulunan Allah, Muhammed levhalarından anlayabilirsiniz. Türk bir cemaate ait olan bir diğer önemli Cami ise Aziziye Cami’dir. Burada da yer sofrasında sünnet üzere kurulan sofralarda iftar yemekleri verilmektedir. Helal kesim etlere ulaşabileceğiniz kasap ve marketi de vardır. Londra’daki çoğu camide minare bulunmaktadır. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur.

RAMADAN TENT

Londra Üniversitesi’ne bağlı School of Oriental and African Studies (SOAS) tamamen gönüllüler tarafından üstlenilen Ramadan Tent (Ramazan Çadırı) etkinliği, proje başkanı Omar Salha önderliğinde yürütülmektedir. Çoğunluğu üniversite öğrencisi olan bir ekip Ramazan ayında her gün üniversite bahçesinde çimler üzerinde iftar sofraları kurmakta, Müslüman ya da gayr-i Müslim dileyen herkes bu sofralarda yemek yiyebilmektedir. Evsiz barksız, sokakta yaşayan insanlar da rahatlıkla gelip bu sofralarda karınlarını doyurmakta, İslam’da kardeşliğin, fedakârlığın ve hizmetin ne kadar eşsiz bir yeri olduğunu bir nebze olsun anlayabilmektedirler. Cemaatle çimler üzerinde kılınan namazların tadı bir başkadır. İftar sonrasında misafirlerden bazılarından konuşma yapılması istenmekte, Ramazan ve iftar çadırı hakkındaki görüşleri sorulmaktadır. Mesela; evsiz (homeless) gayrimüslim bir adam konuşmasında ortamın çok hoşuna gittiğinden bahsetmiş, birkaç gün sonra ikramların servis edilmesinde kendisi de yardımcı olmaya başlamıştı. İlk olarak 2013 yılında Londra’da başlatılan bu etkinlik daha sonra Manchester, Zambiya ve İstanbul’da da yapılmaya başlanmıştır. Bu yıl, Ramazan Çadırı projesinin İstanbul’daki 3. yılıdır ve İstanbul Şehir Üniversitesi Batı Kampüsü’nde 22 Haziran – 3 Temmuz 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmektedir.

o-RAMADAN-FAST-HOMELESS-570

İngiltere genelinde burada adını sayamayacağımız birçok camide Ramazan idrak edilmekte, iftar ve sahur sofraları kurulmakta, teravih namazları kılınmakta ve bayram günlerine erişmenin sevinci yaşanmaktadır. İngiltere’de bayram namazı için camilere sadece erkekler gitmez. Kadın, erkek, çoluk çocuk, genç, yaşlı birçok Müslüman sabahleyin camide namaz kılmaya gider. Mesela Londra’nın Merkez Camisi (Central Mosque) avlusunda güzel kıyafetler giyinmiş, süslenmiş çocuklar görürsünüz, cami içerisinde yer kalmadığı için dışarıya hasırlar serilir, onların üzerinde de namaz kılınır. Namaz sonrası Müslümanlar birbirlerinin bayramını “Eid mubarak” (Bayramın mübarek olsun) diyerek tebrik eder. Çikolatalar, şekerler dağıtılır, herkesin yüzünde tatlı bir tebessüm vardır. Bayram namazları ilk cemaate yetişemeyenler için birkaç saat arayla iki üç defa kılınır.

Almanya’da Ramazan’ın ve bayramın nasıl yaşandığını inceleyecek olursak öncelikle başkent Berlin’e bakmalıyız. Dini cemaatler ve dernekler hemen hemen Türkiye’dekilerin bir izdüşümü gibidir ve faaliyetlerini yürütmektedir. Camiler ve çeşitli derneklerde iftar yemekleri ikram edilmektedir. Yine Türkiye’de olduğu gibi iftar çadırları kurulmakta, umuma açık sokak iftarları düzenlenmektedir. Almanya’da çok sayıda tek yaşayan, mülteci ve işsiz insan vardır. Ramazan geldiğinde bu insanlar kapıları herkese açık olan camilerde karınlarını doyurmaktadır. Ramazan ayında bütün camiler istisnasız teravih namazları ile şenlenir. Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde Ramazan festivalleri düzenlenmekte, Türkiye’nin yöresel yemekleri sunulmakta, Hacivat Karagöz oyunları ile eski Ramazan kültürü canlandırılmaya çalışılmaktadır. Yoksulların halinin daha iyi anlaşıldığı bu ayda yardımlaşmaların, hayır ve hasenatların artmasıyla ihtiyaç sahibi kimseler de sevindirilmektedir. Camilerin birçok köşesinde Ramazan’a özel panolar hazırlanır ve cemaat Ramazan ayı ve oruç hakkında bilgilendirilmeye çalışılır. Türkiye’de minareler arasına asılan mahyaları burada cami içlerinde elektronik olarak görmek mümkündür. Ramazan ayında camilerde Kuran öğretiminin yanı sıra mukabeleler de okunmaktadır.

Birçok farklı etnik köken ve dinden kişilerin bulunduğu Berlin’de birçok millete, cemaat ve gruba ait camiler bulunmaktadır. Ramazan ayında birbiriyle benzer ve farklı çeşitli etkinlikler tertip edilmektedir. Bayramlar Türkiye’de olduğu gibi resmi tatil olmadığı için Müslümanlar çalıştığı iş yerlerinden, öğrenciler okullarından izin alarak bugünleri daha etkin şekilde değerlendirmeye çalışmaktadır. Geçen yıl ilk defa Almanya’da okullarda Müslüman öğrencilere bir günlük izin hakkı tanınmıştır. Bayramlarda Türkiye’de olduğu gibi Müslümanlar büyüklerini, akrabalarını, sevdiklerini ziyaret etmek, hediyeleşmek suretiyle sıla-i rahim yaparlar.

Mahmud Moschee Zurih

Avrupa’nın bir diğer ülkesi olan İsviçre’de Ramazan diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi güzel bir şekilde idrak edilmekte, çeşitli etkinlik ve programlarla Müslümanlar bu ayın feyiz ve bereketinden istifade etmektedirler. İsviçre’deki Müslümanların 1/3’ünü Türkler oluşturmaktadır. Özellikle mülteciler için iftar yemekleri verilmektedir. İsviçre’de minare yasağı vardır. Zürih’te bulunan Mahmud Cami (Mahmud Moschee) gibi birkaç cami dışındaki çoğu camide minare bulunmamaktadır.

İsviçre’de de benzer şekilde bayramlarda Müslümanlar izin alarak ailesi, akrabası ve sevdikleriyle hoş vakit geçirmeye çalışmaktadır. Çocuklarını İslam kültürü ile yetiştirmek isteyen aileler bu günleri özellikle daha iyi değerlendirmeye çalışarak, çocuklarının zihninde tatlı bayram hatıralarının oluşmasına özen göstermektedir. Babasının ve abisinin bayram namazından dönüşünü gözleyen, annesinin o gün için özel olarak hazırlık yaptığını, çeşit çeşit yiyeceklerle donattığı sofrayı gören, evin minik kızı elbette o günün farklı bir gün olduğunu anlayacak ve güzel bir kahvaltı sonrası aile içi bayramlaşma yapılacak, büyüklerinin ellerini öpecek ve bahşişleri toplayacaktır.

Central Mosque

Avrupa’da Ramazan ve bayram konulu bu yazımızda örnek üç ülke üzerinden konuyu anlatmaya çalıştık. Etnik köken, din ve dil açısından çeşitliliğin yaşandığı Avrupa ülkelerinde genel olarak Müslümanlar “On bir ayın sultanı” olan Ramazan-ı şerifi ve bayramı renkli bir şekilde geçirmektedir.