Aşure Günü Ve Çocuklar

Muharrem ayının onuncu günü olan aşure günü İslam tarihinde birçok önemli olaya tanıklık etmiş özel bir gündür. Aşure gününü oruçlu geçirerek ihya eden Peygamber Efendimiz, bu günde ev halkına ikramda bulunulmasını, akraba ziyaretlerini, sadaka verilmesini öğütlemiş ve bunların çok sevaplı olduğunu söylemiştir. Elbette aşure gününde tüm bu güzellikleri yapmak biz yetişkinlere sevap kazandırdığı gibi çocuklarımızın üzerinde de olumlu etkiler sağlayacaktır.

Aşure gününde yapılan komşu ve akraba ziyaretleri çocuğun sosyalleşmesini ve akrabalarıyla muhabbet bağlarının gelişmesini sağlar. Bilindiği gibi aşure günü Hz. Adem (as)’in yaratılması, cennete konulması, tevbesinin kabulü, Hz. Nuh (as)’un gemisinin karaya oturması, Hz. İbrahim (as)’in doğumu ve Nemrudun ateşinden kurtulması, Hz. Eyüp (as)’ün hastalıktan şifa bulması gibi birçok mühim tarihi olayı içinde barındırır. Bu günde çocuklara peygamberlerin hikâyelerinin anlatılması hem onların hayal dünyalarının gelişmesine hem de İslam tarihi hakkında bilgi sahibi olmasına vesile olur. Çocuklar için tüm bu olayların aynı günde yaşanmış olması çok daha ilgi çekicidir. Bu yüzden bizi daha dikkatli dinlerler ve olayları hayal dünyalarında daha canlı yaşatırlar. Hikâye ve masallar çocukların eğitiminde sıklıkla kullanılır. Çünkü bir yandan çocukları eğlendirirken bir yandan da kelime dağarcıklarının gelişmesine, hikâye ve masallardaki kahramanlar aracılığıyla tecrübe kazanmalarına ve hayal güçlerinin gelişmesine katkı sağlar. Peygamberlerin hayatları aracılığıyla tevbe etmenin, sabrın, şükrün, teslimiyetin ne demek olduğunu idrak etmeye başlarlar. Peygamberlerle empati kurarak yaratıcı düşünmeye ve sorgulamaya başlarlar. Tüm bunlar merak duygularını ortaya çıkararak yaratıcılıklarını geliştirir.

Aşure gününün çocuklar üzerinde bir diğer olumlu etkisi ise yardımlaşma ve paylaşma duygularının artmasıdır. Kendisine görev verilen çocuklar sorumluluk üstlenen, kendine güvenen, kendini iyi ifade eden, mutlu bireyler olurlar. Tüm bu kişilik özelliklerinin kazanılmasına yardımcı olabilmek için aşure günü kaçınılmaz bir fırsat olarak görülebilir. Öncelikle çocuklara Hz. Nuh’ un gemisinin Cudi dağına oturduktan sonra yaşananlarla, yapılan aşure tatlısının arasındaki bağlantıyı anlatmak faydalı olacaktır. Zira çocuğun zihninde aşure, sıradan bir tatlı olmaktan çıkıp derin bir anlam kazanacaktır. Bunun ardından eğer yaşları uygunsa aşure dağıtım görevinin çocuklara verilmesi, bunun için küçükseler dağıtırken bize eşlik etmeleri sağlanmalıdır. Aşureleri dağıtan çocuk eve büyük bir mutlulukla döndüğünde, fazla abartıdan kaçarak onu, çabası ve başarısı için takdir etmek motive olması için yeterlidir. Unutmayalım, çocuklar ebeveynlerinden gelen mesajları olduğu gibi benimserler. Bundan dolayı verdiğimiz tepkiler önemsiz gibi görünse de çocuklarımızın hayatında ve karakter gelişiminde çok derin anlamlara sahiptir.

Psk. Şerife Zehra Yiğit