Aşina Gözlerden Akıyor Nurun

Ezelden duyduğum merhaba hitabını
Cemalini seyran ettiğim nur nazarından bildim
Celalinle kamçıladığın imtihanın sırrını
Tenden cana açılan gizli kapından bildim

Mest olduğum aşina bakışlarını
Hatiften gelen seslerinden bildim
Vuslat beklerken hasret ikabını
Kalbimdeki hançer yaralarından bildim

Ayrılığında akıttığın sel misali gözyaşlarımı
Beytullahına aldığım putlardan bildim
El açıp gözyaşlarıyla sığındığım dergâhını
Çağırdığın gamlı demlerimden bildim

Ölmeden ölümle akıttığın sevda kanını
Şifaya vesile aşk iksirinden bildim
Nefsime vurduğun sillenin en ağırını
Verdiğin bin bir tesellinden bildim

Her attığım adımımın sana çıktığını
Seni bunun için yaratmadık ikabından bildim
ilmek ilmek dokuduğum nice sanatını
Aşkına ermek için kat kat merdivenler bildim

Farz nafile zikir yardımlarıyla hayrını
Sana yakınlaşmaya hediye bildim
Aşkın bedelinin can olduğunu
Damlanın deryada erimesinden bildim

İspatı nedir diye sevdamı sınamanı
Yaklaştım dediğimde uzaklaştırdığında bildim
Yusuf misali masumlukla zindanına
Güvendiklerimin sillesi ile attığında bildim

Bir kedi misali kapının tokmağını
Elbet bir gün açılır ümidinde bildim
Yalnız gelmem için dallarımı kırdığını
Cemalinin ağır bedelinden bildim

Tekliği ve vahdeti yaşattığını
Tahkiki imana eren İbrahiminden bildim
Aya güneşe sordum ışığını
Batmayan sonsuz nurundan bildim

Hacer gibi aradığımda suyun kaynağını
Teslim olduğum an İsmail’in ayağından bildim
Dur dur diye korktuğumda ikramını
Teslimiyetimin nakıslığından bildim

Bağrı yanık toprağın harını
Bahçıvanın Can suyunda bildim
Nöbet bekleyen bülbülün vefasını
Gülün kan renginden bildim

Bir gece muştunla uyandırdığını
Sevdamdan haberinin olduğunda bildim
Ezelden ebede taşıdığım sırrını
Beytullahına davet edildiğimde bildim

Niçin yaratıldım fikir sancısını
Hazreti Muhammedi tanıdığımda bildim
Pervanenin muma divane sevdasını
Adımı Aşk koyduğunda bildim

Mihrican Ulupınar