Arkadaş Seçimi

Psk. Şerife Zehra Yiğit

Okul öncesi dönemde kurulmaya başlanan “arkadaşlık” çocuk gelişiminde olmazsa olmazlardandır. Yaşıtları tarafından beğenilmek, değer görmek, oyunlara kabul edilmek o dönem çocuğu için ne kadar önemlidir bilirsiniz. Çocuklar açısından ailenin ötesinde sosyal deneyim kazanmak ve dünyaya açılmak için ilk adımlardan biri arkadaşlıktır.

8-12 yaş, gruplaşma, birlikte hareket etme, gruba bağlılık gibi kavramların gelişmeye başladığı yaş aralığıdır. Bu dönemde arkadaş seçimini farklı belirleyici faktörler etkilemeye başlar. Bilinç düzeyi arttıkça güven duygusu, iyi alışkanlıklar, cömertlik, dürüstlük gibi ahlaki özellikler önem kazanır.  Arkadaşlarla tecrübe edilen tartışma, kırgınlık gibi olumsuz görünen olaylar aslında sosyal becerilerin gelişmesini sağlayan etmenlerdir. Arkadaşlarının tepkilerini gözlemleme, duygularını anlamaya çalışma girişiminde bulunan çocuk empati kurmayı, davranışlarını düzenlemeyi, özür dilemeyi kısaca çevreyle uyumlu olmayı öğrenir. Bu dönemde çocuklarımızı koruyucu ebeveyn olmak yerine arkadaşlarıyla birlikte kendi davranışlarını değerlendirmesine yardımcı olmak yerinde olacaktır.

Çocuklar genellikle hemcinsleriyle daha fazla arkadaşlık kurarlar. Böylelikle dişilik ve erkeklik kavramlarının zihinlerindeki gelişimi kolaylaşır. Kızlar daha az kişiyle güçlü ilişkiler kurarken, erkekler fazla kişiyle arkadaşlık ederler[1].

Yaş ilerledikçe arkadaş sayısı ve onlardan etkilenme oranı da artmaya başlar. “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü mucibince zaman içerisinde çocuklar arkadaşları gibi davranmaya başlarlar. Bu noktada doğru arkadaş seçiminin ehemmiyeti ortaya çıkar. Ailenin çocuk gelişimi açısından önemi tartışılmazdır. Ailede karşılanan ilgi, şefkat ve güven ihtiyaçları çocukların ileride edineceği arkadaşlıkları etkiler. Çünkü sağlıklı bireyler kendi yapılarına uygun arkadaşlar edinme eğilimindedir. Anne-baba ve çocuk birlikte yeterli, verimli ve tatmin edici zaman geçiremediği takdirde çocuk ailesinde bulamadıklarını arkadaşlarında arama yoluna gider. Bu durum arkadaşlarına olması gerekenden fazla anlam yüklemesine neden olabilir. Yeterli iletişim kurulduğundaysa çocuğumuz kimlerle arkadaşlık ettiğini bizimle paylaşacaktır. Çocuğumuzun vakit geçirdiği kişilerle ve aileleriyle tanışmamız herkes için faydalı olacaktır.

Özellikle ergenlik dönemindeki gençler arkadaşlıklarına ayrı ihtimam gösterir. Bu yüzden onları arkadaşları önünde rencide etmemek gerekir. Ebeveynlerin zamanında ve doğru müdahaleleri çocukların yanlış arkadaş edinmelerini engelleyebilir. Uygun görmediğimiz bir arkadaşlık söz konusu olduğunda sakin bir üslupla endişelerimizi gerekçeleriyle birlikte ifade edebiliriz. Monologdan kaçınıp diyalog kurarak bu arkadaşlığında ne gibi zararlara uğrayabileceğini tartışabiliriz. Aile içinde doğru bir iletişim ve güven hâkimse ergen önce tepki gösterebilir ancak kısa zaman içerisinde yönlendirmelerimize uygun hareket ettiği gözlemlenecektir.

 

[1] Haluk Yavuzer ( Mart, 2000). Okul Çağı Çocuğu. Remzi Kitapevi, 4. Basım.