ARİFAN TÜRKİYE BULUŞMALARI 1436 PROGRAMI YAPILDI

Arifan Kadın ve Aile Kuruluşları Dayanışma Derneği 29-30-31 Mayıs 201511-12-13 Şaban 1436 tarihinde Kocaeli The Ness Hotel’de “ DURUŞUMUZU ÖZÜMÜZLE BİRLEŞTİRELİM “ konulu Türkiye Buluşmaları programı düzenledi.

Programın Açılış bölümünde ARİFAN FİDAN DİKME KAMPANYASI’nda en çok fidan bağışı yapan bölgelere plaket takdim edilmesi ile başladı ve katılımcıların kendilerini tanıtmalarıyla devam etti.

İlk seminer Arifan Yönetim Kurulu Başkanı tarafından sunuldu. “Çalışmalarımızda Öze Dönüş İlkeleri” başlıklı konuşmasında konuyu Kur’an ve Sünnet ekseninde ele aldı ve şunları söyledi:

ÇALIŞMALARIMIZDA ÖZE DÖNÜŞ İLKELERİ

Untitled

ADALET:

ARAF 29 De ki: “Rabbim bana adaleti ve itidâli emretti. Her mescidde (namazda) yüzlerinizi (kıbleye) çevirin. Dîni yalnız ‘Allah’a has kılarak’ (ve ihlasla) kendisine (kulluk edip) yalvarın (başkalarını putlaştırıp/tanrılaştırıp onlara sığınmayın. Unutmayın ki) ilk defa sizi yarattığı gibi, yine (O’na) döneceksiniz.”

ŞURA 15 (Resûlüm!) İşte bunun için sen, (onları tevhid dînine) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların arzularına uyma ve de ki: “Ben Allah’ın indirdiği her Kitab’a inandım ve bana aranızda âdil davranmam emredildi. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de size aittir. Bizimle sizin aranızda artık hiçbir tartışma (konusu) yoktur. Allah (kıyâmette) hepimizi bir araya toplayacaktır. Zaten dönüş ancak O’nadır.”

HUCURAT 9 Eğer mü’minlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşurlarsa, hemen aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri, hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işinizde) âdil davranın. Çünkü Allah âdil davrananları sever.

Cennetlikler üç gruptur. Bunlar:

  • Âdil ve başarılı devlet başkanı,
  • Yakınlarına ve Müslümanlara karşı merhametli ve yufka yürekli olan kişi,
  • Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen adamdır.

 

(Müslim, Cennet 63)

Yukarıdaki ayet ve hadislere atıf yaparak Bir kişi önce nefsine,ailesine ve topluma karşı adil olmalıdır diyen Arifan Yönetim Kurulu Başkanı sosyal çalışmalardaki sorunlara Hucurat suresinin 9. ayeti ile çözüm aranması gerektiğini söyledi.

SAMİMİYET:

Samimiyet: Hayatın iliğine işlemiş bir duygu.

Taklid edilmesi mümkün olmayan samimiyet; insanın içiyle dışının bir olması,kalbinde hissettiklerini karşısındaki insana olduğu gibi yansıtması ,içten ve gösterişsiz olması demektir.

Samimi insanın tüm tavırları doğal ve içinden geldiği şekildedir.

Samimi insan doğallığını bakışları ve mimikleri ile yansıtır.

Samimi insanın yaptığı iş bereketli olur.

 

TAHA 7- Sesini (duada) yükseltsen (de yükseltmesen) de (O’na göre birdir), çünkü O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.

 

ŞURA 24-Yoksa (Kur’an’la ilgili olarak senin için), Allah’a karşı yalan uydurdu mu diyorlar? Allah izin verseydi (de öyle yapsaydın) ebedî olarak senin kalbini mühürlerdi. (Ama böyle olmadığı için) Allah, (onların söyledikleri) bâtılı mahveder ve (Peygamberi’ne indirdiği) sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphesiz ki O, gönüllerde (gizli) olanları bilendir.

 

Tenim ed-Dari (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (sav) Efendimiz: “ Din nasihattir (samimiyettir, sadakattir), buyurdu. Bunun üzerine sahabeler:  “Kime karşı samimiyettir?” deyince,  Peygamber (sav) “Allah’a karşı, Kitabı’na karşı, Resulü’ne karşı, Müslümanların idarecilerine karşı ve bütün Müslümanlara karşı samimi olmaktır” buyurdu. (Müslim, İman,95. Ebu Davut, Edep,59; Tirmizi, Birr,17)
Bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. O iyi olursa beden tümüyle iyi, kötü olursa tamamıyla kötü olur. Dikkat, o kalptir” (Buhârî, “Îmân”, 39; Müslim, “Müsâkat”, 107).

 

MEVEDDET

Dostluk, sevgi, muhabbet etmek, sevmek demektir. Merhamet ile kullanılır. Sevginin tabii sonucu merhamettir.

 

HUCURAT 10-“Mü’minler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki, rahmete nâil olasınız. “

Ayetinde Allah’ın (cc)Aleme ilanı var. ”O halde kardeşini kendi nefsinden aziz bil.”

 

Birbirinizi kıskanmayın, birbirinize küsmeyin, kin beslemeyin ve sırt çevirmeyin.Ey Allahın kulları kardeş olun.

 

Mü’minler birbirlerine muhabbetli ve hayırlıdır, evleri ve bedenleri ayrı olsa da. Facirler ise birbirlerini aldatıcıdırlar. Evleri ve bedenleri toplu olsa da. Ve birbirleriyle mücadele ederler.
(Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis s.233

Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Allah’ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne şehidlerdir. Üstelik Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehidler de onlara gıbta ederler.”
Orada bulunanlar sordu: “Ey Allah’ın Resulu! Onlar kim, bize haber ver!”
“Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, Allah’ın ruhu (Kur’an) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. İnsanlar üzülürken, onlar üzülmezler.

Ve şu ayeti okudu: “Haberiniz olsun Allah’ın dostları var ya! Onlara ne korku var ne de onlar üzülecekler” (Yunus 62).


Ebu Davud, Büyü 78, (3527).

 

Sayın Arife Karatekin hanımefendi ÖZE DÖNÜŞÜN MANEVRASI BU HADİSLERİ HAYATA GEÇİRMEKTİR, Zaman Allah’ın dinini yaşama zamanıdır diyerek sözlerine devam etti.

MERHAMET

Fetih 29- Muhammed Allah’ın Resûlü’dür. Onunla beraber olan (mü’min)ler, kâfirlere karşı çok şiddetli, kendi aralarında ise çok şefkatlidirler…

Bu ayeti kerimeye atıfta bulunarak şöyle devam etti, Allah’ın cc burada ifşası vardır. Mümin asla kafirlere boyun eğmez. Kendi aralarında merhametlidirler. Takva=Vicdan=Merhamet. Takva iyiliği fısıldayan ve İnsanı hayra yönlendiren duygudur.

Tevbe 128-(Ey insanlar!) And olsun ki, size kendinizden öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. Size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.

Her peygamberin bir duası vardır, Peygamberimiz (sav) o duasını ümmetine sakladı.O kul peygamber olmayı istedi.

FERASET

Zihin uyanıklığı, bir şeyi çabuk anlama kabiliyeti, anlayışlılık, sezginin güçlü olması.

ALİİMRAN 190: 190. Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün ‘birbiri ardınca gelip gitmesinde’ (ve uzayıp kısalmasında) aklı selîm sahipleri için (Allah’ın birliğine ve kudretine ait ibret verici) deliller vardır. [krş. 10/6]

(Akl-ı selîm, günahlarla veya tevhîdi bozan şeylerle kirlenmemiş, vahiyle birleşen, buna göre düşünebilen, nefsin esîri olmayan akıl anlamındadır.)

ENFAL 29: Ey iman edenler! Eğer Allah’a saygı duyup emrine uygun yaşarsanız, size, iyiyi kötüden ayırt eden bir anlayış/bir nur verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.

RAD 19: Şimdi Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse, bunu göremeyen (kör) kimse gibi midir? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.

Peygamberimiz (sav) “Müminin ferasetini, sezgi ve anlayışını dikkate alın, Çünkü o Allahın nuru ile bakar”.

“Akıllı ve olgun bir mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz.”

Feraset Allah yolunda Güvenli ve güçlü bir şekilde koşturmaktır. Mücadele sahibi olmak tüm zorluklara Akl-ı selim ile direnmektir. Bu hadisi şerif Aklı başında bir müminin Hem dünya hem ahret işlerinde gafil davranmaması ve tekrar tekrar aldanmaması lazım geldiğine dikkat çekmektedir.

EHLİYET/ LİYAKAT Bir işin ehli olmak, yeterlilik maharet ve mensubiyet.Bir şeye veya kimseye nisbeti olan ,alakası bulunan.

NİSA 58. Şu bir gerçek ki Allah, size emanet (ve iş)leri mutlaka ehline (İslâm’a göre ahlâkı sağlam, yeteneklilere)(1) vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz Allah, (her şeyi) işiten ve görendir.

Allah cc özü sözü duruşu bir olan sağlam itikadlı kul olmayı nasip etsin dilekleri ile konuşmasına son verdi.

 _MG_8334

 

  1. SEMİNER: ÜMMETİN PEYGAMBER AHLAKI İLE BÜTÜNLEŞMESİ

Mikdat Kutlu

Seminer Mikdat Kutlu’nun Nur suresinin 54-57 ayetlerini okuması ile başladı ve bu ayetlerde Allah ‘ın (cc )peygamberine yüklediği vazifeleri ümmetine emanet ettiğini görüyoruz dedi.

BAKARA 128-“Ey Rabbimiz! İkimizi de sana teslim olanlardan kıl; soyumuzdan da sana boyun eğen (müslüman) bir ümmet meydana getir; bize ibadet yer (ve usul)lerini göster, (kusurlarımızı affedip) tevbemizi kabul buyur. Çünkü sen, tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet edensin.”

BAKARA 129“Ey Rabbimiz! Onlara içlerinden, senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara Kitab’ı ve hikmeti(1) öğretecek ve onları (şirkten ve kötülükten) arındıracak bir peygamber gönder. Şüphesiz sen, azîz ve hakîm (hüküm ve hikmet sahibi)sin.”

İbrahim (as)’ın bu dualarında Peygamberin vazifesi ile Ümmetin vazifesinin birleştiğini gördüğümüzü sözlerine ekledi ve şöyle devam etti.

Peygamber ahlakı ile ümmetin ahlakı nerede başlar?

Halk ve hulk aynı kökten gelir.Biri maddi diğeri manevi yapısını teşkil eder.Ahlakın dayanağı SORUMLULUKTUR.

Sorumlu olan insanın akil ve hür olması lazım. Ana gayemiz hakkı tanımaktır. Hakkı bilmeyen eşyayı tanımlayamaz. Olayları, alemi, kainatı nasıl tarif edecek? Şimdi Hakk’a tabi olmadan bir düzen aranıyor. Efendimiz (sav) ahlakın en güzeli ile yaratılmıştır. İnsanlığın sahip olduğu ahlakın zirvesidir. HÜSNE-İ HASENEDİR. Bu ahlakın kaynağı Allah cc.dir. Ahlak sorumluluktur. Sorumluluğun kaynağı Allah cc dir. Allah’a dayanmayan bir ahlak, ahlak değildir. Ahlakın ölçüsü Allah (cc.)dir.

Kuranı Kerim insanlık tarihini 3’e ayırır.

1-Adem (as) ‘dan musa(as)’ın Kızıldeniz’i geçmesi

2-HzMusa (as)‘dan Hz peygamber(sav)’in Hicreti

3-Hicretten ahir zamana kadar olan zaman

Fıtrat insan eliyle bozulduğu zaman Allah cc bir peygamber gönderiyor. Peygamber (sav) efendimiz bozulan insanlık için yeni bir neşve olarak gönderilmiştir

Efendimizin 1.daveti, VAHDANİYYET –

2.daveti AHİRET İNANCI-

3.daveti AHLAKIN GÜZELLEŞMESİ olmuştur.

İki kısım sorumluluğumuz vardır.

1) Ferdi sorumluluk: Allaha karşı sorumluyuz.İbadetleri güzel yapıp haramdan kaçmak, İslam’a hizmet etme gayreti içinde olmak, ahlakınızı güzelleştirmek., SORUMLULUĞU OLMAYAN AHLAK DÜŞÜNÜLEMEZ.. Ferdi sorumluluğun en yüksek derecesi İHSAN’dır. Allah’ın bizi gördüğünü bilerek her işimizi yapmaktır.

2) Toplumsal Sorumluluk: İSLAMIN YÜKÜNÜ TEK BİR KİŞİ YADA GRUP ÇEKEMEZ.BUNUN ZİRVE NOKTASI MERSUS DUR. Ümmetin tek bir vücud haline gelmesidir.

Hizmet bugün için tek kişinin-grubun yapacağı iş değildir. Peygamber efendimizin yükünü ancak bütün ümmet birlikte kaldırabilir.

Cihad kıyamete kadar devam edecektir. Cihad müslümanın yüklendiği sorumluluktur. Müslümanların insanların İslam’a girmesi için aradaki engeli kaldırmak için verdiği çaba CİHADDIR.

Bizim salih olmamız yetmez; MUSLİH olacağız. İyi olmamız yetmez hayırlı olacağız. Kötülüğü yapamamak kadar kötülüğü yaptırmamak da önemlidir. Kurtulan değil kurtaran sadık değil sıdık olmak lazım.İnsanlığın beklediği muştu budur. Alpaslan, Şeyh Şamil, M.Zahid Kotku (ks) yaptığı budur. Bugün insanlık tasavvuf terbiyesine daha çok muhtaçtır.

Efendimiz(sav) buyuruyor.“İslam, şüphesiz garip olarak başladı ve günün birinde garip

hale dönecektir. Ne mutlu o garip mü’minlere!”.

 _MG_8351

Miktad Kutlu beyefendi “İslam sönmeyip yeniden başlayacak. Böyle bir hizmetin içinde bizleri bulundurduğu için Allaha şükredelim. Allah cc bizi İslam’a hizmet etme gayretinden mahrum eylemesin. Bünyan’un mersus gibi Allah’ın dinine hizmet ettirsin” temennileri ile konuşmasını bitirdi.

  1. SEMİNER: DURUŞUNU ÖZÜYLE BİRLEŞTİRME ÜZERİNE KRİTİK-ANALİTİK BİR YAKLAŞIM: TOPLUMUN ÖZE DÖNÜŞÜ ÜÇÜN HİZMETİ PLANLAMA

Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer

Hizmeti planlı yapabilmek için Biz kimiz? Ne yapıyoruz? Nasıl yapıyoruz? Sorularına verdiğimiz cevaplarla, önce kendimizin kim olduğunu bilmemiz gerektiğini söyleyen Sayın Yücer konuşmasına Geçmişten bugüne kadar yaşanan değişimi anlayabilmek için bazı tespitleri paylaştı:

TARIM Toplumu: (… – 1712, Buhar Makinesinin icadı, Newcomen)

SANAYİ Toplumu: (1712 – 1948, Tranzistörün icadı, Bell Labs)

BİLGİ Toplumu (1948 – …)

 

BİLGİ PATLAMASI:
BİLGİ HER 4 YILDA KENDİNİ KATLIYOR

Milat (Miladi takvimde ‘0’ yılı) referans alınınca, bilginin ilk kez kendini katlaması 1750 yıl aldı.

Sonra bilgi kendini 50 yılda katladı.

Dünyadaki bilgi şimdi kendini her 4 yılda bir katlıyor.

2020’de bilginin kendini her 73 günde bir katlaması bekleniyor.

Ülkeler bilgi-tabanlı ekonomiye bir an evvel geçmek için gayret göstermekteler.

Artık en zengin ülkeler en çok doğal kaynağa sahip olanlar değil, en yüksek beyin gücüne sahip olanlardır.

Zamanın değerlerini iyi okuyan ülkeler, net beyin göçü almak için gerekli altyapıyı oluşturup bir cazibe merkezi olmaktalar. Kaynak: UNESCO Forum Occasional Paper Series Paper No. 4 (2003).

19.yy’da Başlayan Dönüşüm ve Değişimler

  • yüzyıldan itibaren Batı toplumları daha sonra da diğer toplumlar; yapı, kurum, değer ve sistemler bakımından köklü dönüşümler geçirmişlerdir. Mesela:
  • Siyasal alanda demokrasinin temel kurum ve ilkeleriyle egemen olması,
  • Ekonomik alanda kapitalist üretim tarzının yerleşmesi,
  • Sosyal alanda kentleşme ve alt yapı hizmetlerinin yaygınlaşması, haberleşme teknolojilerinin gelişmesi, geleneksel ilişkilerin çözülmesi vb.
  • Sanayi devrimi sonucu geleneksel aileden çekirdek aileye geçiş,
  • Eğitim tür ve şeklinde, güvenlik ve emniyet alanında, adalet ve yargı alanında
  • Post modern dönem ve Küreselleşme:
  • Modernizm ve Postmodernizm (Küreselleşme)
  • Modernist Dönemin Unsurları: Ulus devlet (Merkeziyetçilik), Merkeziyetcilik (Devletçilik) hakikatın temsilcisi pozitivizm (bilimcilik)
  • Post-modern Dönemin Unsurları: Liberalizm (Siyasal anlamda çevre, kişisel anlamda ben önemliyim), sekülerizm, hümanizm, konformizm
  • Modern Düşüncenin Unsurları: Tek katmanlılık, hemen ve şimdi, ilerlemecilik, ben merkezcilik,

İslam Dünyasında Ortaya Çıkan Değişim

Modernist akımın temel varsayımları, İslam dünyasının gerilemesinin nedenlerini, Kur’an ve sünnetin yeterince iyi anlaşılamaması, mezhepsel olarak Müslümanların bölünmüş olması, Müslümanların hurafelere ve bidatlere yönelmesi gibi şeylerde aramışlardır. İslam dünyasının temel sorununu sanki bir din sorunu gibi görmüşlerdir.

Geri Kalma problemini din ve dindarlarda aramak şu problemleri çıkardı:

  1. Pozitivizmin etkisi altında kalan Osmanlı aydınları, dinî hayatın kişisel vicdan işi olduğu görüşünü buradan ___ Laiklik’ ilkesi.
  2. İslam Modernizmi akımıdır; İlk temsilcileri, Hindistan’da Seyyid Ahmed Han; Mısır’da Muhammed Abduh ve Reşid Rıza’dır; Türkiye’de daha dar anlamıyla Celal Nuri İleri, Milaslı İbrahim Hakkı
  3. Milliyetçi İslamcılık akımıdır: İslam’ın anlaşılması için din dilinin Türkçeleşmesi üzerinde durmuştur. Çağdaşlaşmanın, sadece İslam anlayışının hurafelerden temizlenmesiyle değil, Batı’daki gelişen bilim ve teknolojinin takip edilmesiyle mümkün olabileceğini savunmuştur. Milliyetçi İslamcılar ile Yeni Osmanlıcılar Batı’nın bilim ve teknolojisini alalım; fakat kültürde Türk ve Müslüman kalalım demişlerdir. Dolayısıyla bu akımın taraftarları İslam dünyasının sorununu, temelde bir din sorunu değil, yöntem sorunu olduğunu düşünmüşlerdir.

HİZMETİ PLANLAMA

Günümüzde Değiştiriciler

‘Devir imaj devridir’.

‘İmaj hiçbir şeydi’. İmaj akıllara değil algılara, duygulara hitap eder.

İmaj oluşturacak çalışmalar yapılmalıdır

 

Markalaşma, imaj, sunum ve yönlendirme

Kendimizi iyi tanımamız, özden sözlere, göze (görüntüye) geçmek. İmaj (süreç) yönetimi.

  1. Kendimizi tanıma, tanımlama: Yetkinlik ve yeterlilikleriniz nelerdir, konumlandırma.
  2. Bunlarla kimlere hitap edebilirsiniz: Ne üretiyorsunuz, kimlere üretiyorsunuz. Doğru insanlara kendimizi doğru anlatmamız, doğru algılanmamız gerekiyor. (Süreç yönetemi bu şekilde olmalı)
  3. Muhataplar tarafından tanınırlık, bilinirlik çalışması: Gelecek nesillerin kişiliği nasıl oluşturulabilir

Toplumsal Farkındalık

  • Bilincin açık ve Dikkatin açık olmasıdır. Çevrede olup bitenlerin farkına varmaktır. Yapılan her davranışın neden yapıldığını bilme halidir.
  • Bedensel Farkındalık
  • Zihinsel Farkındalık
  • Duygusal Farkındalık
  • Toplumsal farkındalık (Grup, cemaat, şirket)
  • İslam’da Farkındalık ‘Kendini Bilmek’ terimi ile açıklanır. Hangi ismin mazharı olduğunu bilen Rabbinin o yönünü bilecek ve kendini ikmal etmeye çalışacak.

Grup Olarak Farkındalık

  • Bütünlükçü bir din anlayışı: Din nedir? (Sevgidir, şerîattir, bilgidir, aşktır.), Bütünlükçü dinî ilimler geleneği (Tefsir, hadis, fıkıh, akaid, tasavvuf)
  • Bütünlükçü bir hayat anlayışı (Sağlıklı beslenme, helal gıda, harcama (iktisat), seyahat, diğer milletler, teknik gelişmeler
  • Ulemaya ve de ihtisasa saygı
  • Vefa
  • İyiliği Ön Plana Çıkarmak: “Kendi İşi ile Değil, Ötekinin (Aile, akraba, Çevre) İşi İle Meşgul Olmak”
  • Sevgiye Dayalı Hizmet
  • Aşırılıklardan Uzak Olmak
  • Kendi Gündemimizi Takip Etmek

Etkili ve Faydalı Yaklaşım Tarzları

  • Planlı Hayat, Planlı Hizmet
  • 24 Ayar Fikirler ve Çözümler: Dünya Standartlarında Hizmet: İnancımıza Uygun Dünya Standartları Oluşturmak
  • Yaşam Standartlarını Yükseltmek: Ortak Payda Oluşturmak: Ölçülebilir Fayda Üretmek
  • Hizmetlerde Hedef Kitle: Hedef Kitleye Verilecek Hizmet

Türkiye İçin Yeni Bir Vizyon

  • Türkiye’nin En Büyük Sorunu (Ahlaki Normların Değişmesi)
  • Sorunların Çözümünde Temel Başlangıç Noktası
  • Ahlakın Dönüştürücü Tesiri
  • İnsanların Sağduyuya Olan İhtiyacı
  • Adaleti Öğütleyip, Adalet İçin Çalışmak
  • İhsanı Öğütleyip, İhsan İçin Çalışmak
  • Mertliği Öğütleyip, Mertlik İçin Çalışmak
  • Uzlaşmayı Öğütleyip, Uzlaşma İçin Çalışmak
  • Orta Doğuya Karşı Tavrımız: Armegadon Savaşı Neydi Ki
  • Batıya Karşı Tavrımız: AB’ye Giriş

 

Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer sunumunu “Değişimi Yönlendirmek için Grup olarak neler yapabiliriz?” sorusuna cevap arayarak bitirdi.

 

  1. SEMİNER: DURUŞUMUZU ÖZÜMÜZLE BİRLEŞTİRELİM

Dr. Necdet Yılmaz

“Duruşumuzu özümüzle Birleştirelim” başlığı altında şunları söyledi. İnsanlık tarih boyunca şu sorular ile meşgul olmuştur. “Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Niçin buradayım? Bütün ilimlerin bu temel sorusunu Allah cc bize soruyor ve cevabını veriyor.” Dedi.

KIYAMET 36 İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

Zariyat 56.Ben cinleri ve insanları ancak bana (ibadet ve itaatla) kulluk etsinler diye yarattım.

BAKARA 156 ….. İNNALLİLLAH VE İNNA İLEYHİ RACİUN.“Biz Allah için (teslim olmuş kullar)ız ve elbette biz, (yine) O’na döneceğiz.” derler.

Dünün insanı için geldiğimiz ve gideceğimiz yer (Mebde-Mead) belliydi. Hakkın tecellilerinden ibaret olan bu alemde bugünün insanı, nefs ve çevre faktörleri ile bunu unutttu. Elest Bezminde biz Allaha şöyle söz verdik: ”Ya Rabbi lutfun ile de kahrın ile de tecelli etsen ben senden razıyım”. Bu dünyada sözünde duranlar özü ile duruşunu birleştirmiştir. “ “İnna lillah ve inna ileyhi raciun.. duruşumuzun merkeze alması gereken ayetidir. ”Yolculuğumuz ruhlar aleminden başladı. Ruhumuz bedenin içinde, kafesteki esir gibidir. Cesed, ruh ile Allah arasında bir perde. İnsan Ruhlar aleminde yaşadığı güzellikleri unuttu. 2.doğuş, ruhlar aleminden şahadet alemine gelmektir. Ruhumuzu kuvvetlendirdiğimiz ölçüde şehadet alemine ineceğiz.

 

Programda Cumartesi akşamı Prof.Dr.Ahmet Hakkı Turabi ve ekibinin verdiği Tasavuuf Musikisi Konseri dinleyicilere coşkulu anlar yaşattı.

 

Programda ayrıca Arifan Derneği öncülüğünde kurulan AGÜP Aileyi Güçlendirme Platformunu tanıtan fragman : https://youtu.be/q6dworRMi3g

 

Ve Arifan Fidan Dikim Şenliği Fragmanı: https://youtu.be/OPAX6N9M43U

Gösterimleri yapıldı.