Anestezistin Dilinden ‘Anesteziye Giriş’

anestezi

Anestezi (anestesia ) , Yunancadan gelme bir kelime olup ağrısızlık, duyarsızlık demektir.  Anestezinin son yüz yılda, özellikle de son elli yılda gösterdiği gelişim, cerrahi branşların ve ameliyatların da gelişmesine imkân sağlamıştır. Zira kısıtlı sayıda ameliyat, anestezi ihtiyacı olmadan gerçekleştirilebilir.

Anestezi, terim olarak az çok bilinse de anestezi hekimlerinin neler yaptığı, anestezinin niçin gerekli olduğu ve içeriği tam olarak bilinmiyor. Aslına bakarsanız anestezi kliniğinde göreve başlamadan önce, bu branşı istememe ve öncesinde düşünmeme rağmen bir hekim olarak ben de tam olarak ne yapacağımı bilmiyordum. Altı yıllık tıp fakültesi eğitimimde sadece dört günlük anestezi stajı görmüştüm. Dört yıllık uzmanlık eğitimi olan bu branşı, dört güne sığdıramamış ve anlayamamıştım tabii ki… Ameliyathane stajlarımızda ameliyatlar, cerrahî kesi ile başlar, cerrahî sütürasyon ( dikiş ) ile biterdi biz öğrenciler için. Anestezistlerin, o koca anlaşılmaz cihazlar ile hasta başında neden beklediklerini merak bile etmezdik. Biz hekimler için bile bilinmezlerle dolu olan Anestezi Anabilim Dalını sizler için biraz da olsa bilinir hale getirmek istiyorum bu yüzden…

Anestezi hekimleri,  her şeyden önce hastanın güvenliğini sağlamak zorundadır. Bize teslim olan hastayı,  kendine ve yakınlarına, sağ salim, geldiği gibi teslim etmek zorundayız! ‘ EMANET’ duygusunu yoğun olarak hissederiz. Nasıl hissetmeyelim ki? Üzerinde kendine ait kıyafetleri bile olmayan hastalarımızın çoğu ilk kez ameliyathane ortamına giriyor. Yabancı, anlaşılmaz ve soğuk bir ortam… Tedirginlik ve teslimiyet duygusu içeren bakışlar…  Anestezi başlangıcından birkaç dakika sonra bilinç, solunum, kas gücü de olmayacak… Bir makineye bağlanılacak… Hastamız kendinden bîhaber!  Rabbimizin en yüce yaratığı önce O‘na, sonra bize EMANET… Sonraki yıllarda eklenen duygular:  SABIR ve MERHAMET…

Bir hastanın, anestezi hekimine hangi zamanlarda yolu düşer? Bu yollardan biri,  ilgili klinikteki hekiminizin, cerrahi veya girişimsel bir işleme karar vererek sizi, onay almanız için anestezi hekimine yönlendirmesi ile başlar.

Anestezi alması gerekecek veya gerekebilecek hastalarımız; rutin olarak istediğimiz bazı kan tahlilleri, EKG ( elektrokardiogram ) ve PA Akciğer Grafisi  (Akciğer röntgeni ) ile bizlere muayene olmaya gelirler. Sistemik muayenesinde, laboratuvar değerlerinde, anamnez ve özgeçmişinde sıkıntı görülmez ise ‘anestezi onayı’ verilir. Sıkıntılı bir durum varsa ya da şüphelenilirse başka tahliller istenilebilir. Yine gerekli olursa farklı klinik branşların da yardımı ile yeni tanılar konabilir. Ek tedavilere başlanabilir veya mevcut tedaviler değişebilir. Gerekirse ameliyat bir süre ertelenebilir. Bazı hastalarımızın mevcut hali, ameliyat sonrası yoğun bakım şartları gerektirebilir. Tüm bu bahsettiklerim anestezi formuna detaylı olarak not edilir.

Ya poliklinik muayenesi esnasında ya da operasyon öncesinde anestezi hekiminiz size ameliyatınızın hangi tip anestezi yöntemleri ile yapılabileceğini, uygulanabilecek yöntemleri, bunların avantaj ve sakıncalarını anlatır. Seçilecek yöntem sizin rızanız ve bilginiz doğrultusunda uygulanabilir. Ameliyata girmeden önce anestezi almayı ve oluşabilecek sıkıntıları kendi rızanızla kabul ettiğinizi gösteren, hekiminizin de imzaladığı bir formu imzalamanız gerekir.

Ameliyat gününe kadar üzerinize düşeni yapıp önerileri dikkate aldıysanız artık anestezi açısından ameliyatınıza hazırsınız. Gerekli tedbirler alınacak,  anestezi ekibi de üzerine düşeni yapacaktır…

Dr. Özlem DELİGÖZ
S. B. Haseki EAH

Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı