Allah Sevgisi

opuh

Asıl sevgi aşk-ı ilâhîdir, Muhabbetullahtır. Muhabbetullah, gönlün derununda yaşanır.
Cümlelerle ifade edilemeyecek kadar latif (ruhani-hoş, yumuşak, narin)ve rakîk (çok ince, nazik) bir histir. Muhabbet (aşk) bir vasıfla nitelendirilemez, bir hudutla sınırlandırılamaz. Hâsılı tarif edilemez.

Muhabbet hali,
Kulun gözüyle Allah’ın kendisine verdiği nimetlere;
Kalbiyle Allah’ın kendisine olan yakınlık, inayet, hıfz ve yardımına;
İmanı ve yakiniyle Allah’ın kendisine hidayet ve inayet nasip ederek kendisini sevmesine bakarak Allah Teâlâ’yı sevmesidir.

Muhabbet hissi, insanı
*Allah Teâlâ’ya ta’zim (yüceltme, ululama) etmeye,
*O’nun rızasını her şeye tercih etmeye,
*O’ndan ayrı kalınca sabırsızlanmaya,
*O’nsuz edememeye,
*O’nsuz kalınca da kararsız hale gelmeye,
*Ünsiyet ve ülfetini (alışkanlık-dostluk),devamlı surette kalbi ile O’nu anarak (zikrederek) bulmaya ve O’na karşı içinde bir heyecan duymaya sevk eder.

Hz.Hasan Sezâyi-i Gülşeni (ks)muhabbet halini ne de güzel ifade etmiş:

Düşürdüm gönlümü aşka, bana bilmem ne hal oldu
Neye baktımsa ol yüzden tecellî-i Cemal oldu.

Muhabbetin yeri kalptir.
Kalp bedenin sultanı, Allah’ın esiridir ve ilahi marifetin yazıldığı yerdir.
Allah (c.c)insanın kalbine bakar.
Kalp rahat ve huzur içinde ise duyular da sevinçli ve sıhhatlidir.
Temiz kalbin kıblesi Allah (c.c), âdeti kazaya boyun eğmektir.
Bir gönül ki, Allah’tan gayrisinden arınmıştır, işte o gönül O’nun sevgisiyle dolmuştur.
Kalbi Allah’ın gayrından tezkiye her türlü ibadetten üstündür.

Kalbin ıslahı için
*Takva
*Tevekkül
*Tevhid ve
*Amellerde ihlâs şarttır.

Kalbin cilası ise
*Marifetullah
*Şeriata bağlılık
*İlim ve İffet
*Zühd ve takva
*Zikir ve taat
*Murakabeye dikkatle olur.

Kullukta muhabbetin yolu marifetten geçer. Kul, önce Allah Teala’yı tanıyacak, sonra ibadet ve taat ile O’nu sevecek ve o sevgi içinde kulluğa devam edecektir.

“Kalbin bir ağrılı hastalığı vardır. O hastalığı yalnız Allah sevgisi dindirir.”

Aşk halinde iştiyak olmazsa mü’minde ne Marifetullah’tan ne de Muhabbetullah’tan söz etmek mümkün olur.
Gönlünü Allah’a çeviren ve O’na bağlanana, Allah (cc) marifet ve muhabbetini ihsan eder.
Dostun görevi dostuna teslim olup, O’nda yokluk sırrına ermektir.

Muhabbet fırçasıyla, gönül albümüne sevgilileri resmedenler, gerçek sevgiye ve sevgiliye ulaşabilir mi?

Elbette hayır.

Muhabbetullah, aşk ve iştiyak ancak ve sadece, muhabbet fırçasını elden bırakıp, gönül albümünden, ilahi visale engel teşkil eden bütün sevgili suretlerini silmekle mümkün olacaktır.

Onun dostu olmak için gerekli olan:
*İman (Doğru İnanç)
*İtaat (Güzel kulluk)
*Edeb (Her anın, her yerin, her mekânın, her makamın edebine riayet)
*Rasûlüllah SAS Efendimiz’e ittiba
*Sünnete bağlılık
*Gayret (Allah’ın sevdiği durumlarda olmaya)
*Hizmet (Halifetullah bilinci)
*Hidayet cezbedici gönül samimiyetidir.

O’na dost olup, O’nun sevgisine kavuşan
*Rasûlüllah’ı sever.
*Allah’ın ahkâmını, (şeriatını, hükümlerini) sever
(Allah’ın helâllerini helâl olarak sever, haramlarını haram olarak sever.)
*Kur’an-ı Kerim’i sever
*Sünneti sever
*Kaderi sever
*İbadetleri sever
*Allah’a kavuşmayı sever
*Yaratılanı Yaradan’dan ötürü hoş görür,
*Suçluyu affeder,
*Mazlum ve mağdurun yardımına koşar,
*Yoksulun elini tutar,
*Gözyaşları ile ekin eker, şükürlerle mahsul biçer,
*Merhametli, şefkatli, kadirşinas ve vefalı olur,
*Her yönden, her şeye, her mahlûka sevgiyle yaklaşır,
*Fayda götürür, menfaat sağlar, yararlı, olumlu, ılımlı, verimli, sevimli olur.

Ya “O Dost” kulunu severse;
Kulunu medhü sena eder,
Kuluna bol bol nimet ihsan eyler,
Dünya ve ahirette sevap verir,
Cehennemden emin kılar,
Günahtan korur,
Yüce haller ve yüksek makamlar ikram eder,
Başkasına ve masivaya iltifat etmekten sırrının ilgisini çeker,
Her şeyden tecerrüd edene kadar, sadece rızasını talep eder hale gelinceye dek ona ezeli inayetini ulaştırır.

“Beni sevenler, Bana ererler.” Kudsî hadisinin müjdesiyle niyaz edelim:

“Ya Rabbi, sana olan muhabbetimi kendime, gözüme, kulağıma, aileme, malıma ve soğuk suya olan sevgimden daha ziyade kıl.”

“Ya Rab! Bana muhabbeti ilahiyyeni vermekle beni merzuk eyle.”

Gönüllerimize, gerçek sevginin tadının tattırılması dileğiyle…

Derleyen Muhlise Umay

Kaynak: Şahver Çelikoğlu, Muhabbetullah