Allah Sevgisi -2

d5qs9a9

Kim Allah sevgisine susadıysa, o, Mevla’nın dostluk denizine dalmış demektir. Kim ki dünyadan zühd ile yüz çevirip, Rabbine yönelip rağbet eder; Hakk Teâla ona inayet edip, marifet ve muhabbeti verir ve ihsan eder.

Huzur ve ünsüyle onu şad edip, sevindirir. Dünyaya meyl ve rağbet eden âlim ve salihleri ne belalara düşürür Allah. Uyanık olmalı ki gösteriş için olan iş ve amel, riyadır, kusurludur. Geçerli olansa basiretle yapılandır.

Ancak Rabbine ibadet kıl ki, O sana hidayet edici ve yardımcıdır. Dünyayı ve ehlini terk eyle ki afeti çoktur. Şu halde öyle bir Kerim olan Allah için hulis ile amel edip rızasına meyyal ol ki, amelin makbul ve çalışman değer bula, karşılık göre; senden razı olup, sana muhabbet kıla. Seni her şeyden müstağni edip, sana yardım ve inayetiyle kifayet ede. Seni her durumda korumasıyla sıyanet ede. Eğer istek ve çalışmayı, kulların Rabbi için etmeyip, amelinde kulların rızasını murad edersen; o kalpleri evirip çeviren Allah, kalpleri senden çevirir ve kullarını nefret ettirir. Şu halde böylece sana Allah’ın ve insanların gazabı hâsıl olup, kalbin hüsran içinde kalır.

ALLAH SEVGİSİNİN ALÂMET VE ÜSTÜNLÜKLERİ

Allah sevgisi, bir devlet kuşudur ki, kimin başına konarsa o kimse iki cihanda da sultan, taht ve taç sahibi olur. Allah sevgisinin 7 alâmeti vardır ki, bu alâmetler kimde bulunursa o sevgisinde sadık ve doğrudur.

Allah sevgisinin ilk alâmeti şudur: Mevla’yı seven ölümden korkmayıp daima hazır olup ölümü bekler. Zira ancak ölümle seven, sevgilisine; isteyen istediğine ve garip vatanına kavuşur. Şu halde madem dünyadan alâka kesilmemiştir, öylesi gönülde Allah sevgisinin eseri görülmez. Eğer ölümden kaçışı, henüz Hakk’a varmağa hazır olmayıp gece- gündüz onun tedarikinde olmak içinse, o da Allah sevgisinden bir eserdir.

İkinci alâmet şudur: O Mevla tutkunu, dünyadan her neyi severse, ona Mevla’sı da muhabbet eder ve yine onun yolunda onun için sarf edip harcar. Eğer bütün hallerinde huzur ve rızada bulunmadıysa, o Mevla sevgisinin yok olduğuna delalet etmez. Zira her gönülde Allah sevgisi kemaliyle görülmez. Bazı gönülde biraz noksanca meydana gelir.

Allah sevgisinin üçüncü alâmeti şudur: O Mevla’yı seven, gece gündüz O’nu zikredip düşünmekten boş kalmaz. Zira seven, sevdiği şeyi ve kimseyi sevgisi kadar anar. Yani, o, sevgilinin vasıflarını onu överek söyler. Hatta eğer tam anlamıyla sevmişse, o’nu anmaktan asla susmaz. Eğer bir kimse, hem Allah’a hem de dünyalık bir şeye sevgi beslerim derse; bakılır, hangisini fazla anarsa sevgi ona hükmolunur. Zira o gönülde, çok anılan tarafın sevgisi galip gelmiştir. Netice şu ki galip, mağlubu her geçen gün yok eder.

Dördüncü alâmet şudur: Mevla’yı seven O’nun ezeli kelamını yüceltip, Peygamber ve dostlarına riayet eder. Hatta bütün mahlûkatına muhabbet ve şefkat edip incelik ve müsamaha ile yumuşak konuşur. Her kim, Allah sevgisi mertebesine ulaşmıştır, ondan; kibir, haset, buğz, düşmanlık, kin, sıkıntı verme, kendini beğenme, benlik fikirleri yok olur. O bütün varlıklara ibret ve hikmetle bakıp herkesi dost edinerek onları sever.

Beşinci alâmet: Mevla’yı seven insanlardan uzleti tercih edip, gece sevgilinin hasretiyle O’nu bekler. Öyle ki bütün dünya alakaları gönülden kesilip ortaksız ezeli sevgiliye pek çok övgüler ve yalvarışlar yükselsin.

Nitekim Allah Teâla Davud (a.s ) a buyurdu ki: “Ey Davud, beni sevdiğini söyleyip de geceleri uyuyarak Benden gafil kalan davasında yalancıdır. Beni kim isterse bulur, bir daha da başkasıyla anlaşıp hiç bir şeyle dostluk kuramaz, Bensiz olmaz.”

Altıncı alâmet: Mevla’yı sevene ibadetler kolay gelir, şevk ve zevkle hizmet eder. Hatta ibadeti, ruhunun gıdası bulur. Ondan pek çok lezzetler alır.

Allah sevgisinin yedinci alameti ise şudur: Muhabbetullah ( Allah sevgisi ) mertebesini bulan, Allah’ın dostlarına O’nun yolunda sevgi duyup onları kendine dost edinir, onların düşmanlarını kendine düşman bilip onlara bile ayıplarını örterek incelikle muamele eder. Mevla’yı sevenin üç üstünlüğü vardır. Biri deniz gibi cömertlik; biri güneş gibi şefkatli olmak; diğeri de, toprak gibi mütevazı olmaktır. Zira varlık kıymetinin menbaı sevgidir. O kadarki varlığın yaratılış temeli sevgidir.

Ayşe Rabia