Âlime Sahabe Hanımlar

SP_A0979

Sahabe hanımların İslami ilimlerin gelişmesine büyük hizmetleri olmuştur. Peygamberimiz (sas)’in vefatından sonra Ashab-ı Kiram bir mesele hakkında tereddüte düştüklerine müracaat ettikleri âlimler arasında hanım âlimler de vardı.

Bunlar değişik ilim dallarıyla ilgilenmiş, hatta birçok talebe yetiştirmişlerdir. Özellikle Hz. Peygamber (sas)’in yakınında bulunuşları dolayısıyla İslami bilgileri yeterince elde etmiş olan mü’minlerin anneleri, diğer İslam kadınlarını dini konularda aydınlatıyorlardı. Böylece Rasulullah (sas)’ın eşleri, İslam kadınlarının öğretmenleri oluyorlardı.

Sahabe döneminin İslami ilimlerde en önde gelen hanım âlimi Peygamber Efendimiz (sas) ‘in zevcesi Hz. Aişe idi. Hz. Aişe’in fazileti, ilim sahibi oluşuydu. Peygamberimiz (sas) ‘in vefatından sonra Ashab-ı Kiram bir mesele hakkında tereddüt ettiklerinde ona müracaat ederek verdiği hüküm ve karar ile müşküllerini hallederlerdi. Çünkü Hz. Aişe vahyin Medine’de en sık geldiği dönemlerde Peygamberimiz (sas)’in daima yanında bulunmuştu. Bir gün sahabeden birine sordular: “ Aişe iyi feraiz (miras) bilir miydi? ” Şu cevabı verdi:  “ Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah Rasulu (sas)’nün yaşlı ve büyük sahabelerini ondan feraiz (miras) sorduklarını gördüm.”

Rasulullah (sas)’in vefatından sonra ise Hz. Aişe yarım asra yakın bir zaman yaşadığı için şer’i hükümlerin dörtte birinin Aişe-i Sadıka’dan naklolunduğu söylenir. Ata ibn Ebi Rebbah: “Aişe insanların en fakihi, en âlimi, ümmet hakkındaki rey ve içtihadında en güzel isabet edeni idi,” diye takdir etmiştir. Hz. Aişe’nin kız kardeşi Esma’nın oğlu Urve de: “Fıkıhta, tıpta, şiir ve Arap tarihinde Hz. Aişe derecesinde fazilete sahip hiçbir kimse görmedim,” demiştir. Urve bütün bildiklerini Hz. Aişe’den öğrenmiştir. İmam Zühri de bu zatın talebesidir.

Urve bir gün Hz. Aişe’ye : “ Teyzeciğim, ben senin fıkıhtaki bilgine şaşmam. Çünkü Peygamberin zevcesi, Hz. Ebubekir’in de kızıdır derim. Ben senin şiir ve Arap tarihindeki bilgine de şaşmam. Çünkü halkın bu konularda en bilgilisi Ebu Bekir’in kızıdır derim. Fakat ben senin tıp bilgine şaşırıyorum. O sana nereden gelebilir?”

Hz. Aişe gülümseyerek: “ Ey Urvecik, Allah Rasulu (sas) ömrünün sonlarında sık sık hastalanır, kendisine Arap tıp heyetleri gelir dururdu. Her biri bir şeyler tarif eder ve ben de o tariflere göre otlardan ilaç yapardım da Allah Rasulu (sas) iyileşirdi.”

Hz. Aişe hadis ilminde de büyük hizmetlerde bulunmuş ve Peygamberimizden 2210 hadis rivayet etmiştir. Kasım b. Muhammed (ks)Abdurrahman b. Avf’ın oğlu Ebu Seleme de hz. Aişe’nin yetiştirdiği âlimlerdendir.

Kûfeli Mesruk da Hz. Aişe’den en çok istifade eden âlimlerdendir. Hz. Aişe’nin rivayet ettiği hadislerin çoğu Mesruk yoluyla gelmektedir. Kısacası bu çok zeki hanımefendi İslami bilgilerin kendisinden sonraki nesillere intikalinde tahminlerin üzerinde vazife yapmıştır. Peygamber efendimiz de Hz. Aişe’nin ilmindeki üstünlüğünü bildiği için henüz sağlığında “….Ümmetimdeki kadınlara karşı Aişe’nin fazileti tiridin diğer yemeklere fazileti gibidir” buyurmuştur. Hz. Aişe’nin talebelerinden en ileri gelen kadın âlim Amre binti Abdurrahman’dır. Hadis ilminde en yüksek parelere erenlerdendir. İmamı Zühri gönlünün ta derinliklerinden gelen bir takdir hissiyle şöyle demiştir: “Amre’yi ilm-ü irfan itibariyle ucu bucağı bulunmaz bir deniz olarak gördüm.”

Hz. Hafsa da Adiyyoğullarından Hz. Ömer’in kızı olup okuma yazma bilen zeki ve bilgili bir kadındı. İslam öğretimi ve tebliğindeki hizmetleri çok önemlidir. Her konuda çok titiz olan Hz. Ömer’in vefat ederken Hz. Ebu Bekir devrinde cem olunan Kuran-ı Kerim’in tek nüshasını Hz. Hafsa’ya emanet etmesi buna delalet eder. Bu arada kaynaklar Hz. Ömer (ra)’in halifeliği esnasında bilhassa kadınlarla ilgili hukuki meseleler çıktığında kızı ile istişare etiğini söylemektedirler. Ayrıca hadis ilmiyle de yakından ilgilenip 60 hadis rivayet ettiği bildirilmektedir. Sahabi ve tabiinde bir topluluk da Hz. Hafsa yoluyla hadis rivayet etmişlerdir.

Mü’minlerin temiz ve pak annesi Ümmü Seleme (ra) kadın sahabiler arasında da fıkhı en iyi bilenlerdendi. Çünkü bütün gönlü ve ruhuyla Allah Rasulu (sas) nden nefes nefes nur devşiriyordu. Varlığın sebebi olan Peygamber Efendimiz (sas)’den 378 hadis rivayet etmiştir. Bilhassa Rasulullah (sas)tan öğrendiklerini sonraki nesillere aktarmakta önemli hizmetleri geçmiştir.

Hadis rivayet edenler arasında kadınların sayısı büyüktür. Ravi sahabiyelerden Ümmü Habibe bint Ebu Süfyan, Ümmü Abd, Esma bint Ebu Bekir, Sevde bint Zem’a, Fatım Binti Kays ve diğerleri sayılabilir.

Tefsir sahasında Yasemine bint Sa’d ibn Muhammed es-Siravendiye-aynı zamanda hüsnü hat ve edebiyatla meşgul idi-Fatma bint. Katbay el-Limeri, Esma bint; Musa, fıkıh sahasında Zeliha bint İsmail Yusuf, Emetül Vahid bint Hüseyin gibi birçok âlime kadınlar sayılabilir.

Kadın ve Aile 15 Ağustos-15Eylül 1988, Ayın Dosyası.