Akıllı Kişinin Eziyeti

Bir adam, atına binmiş ilerliyordu. Yol kıyısında bulunan gölgelik bir yerde uyuyan birisini gördü. Uyuyan adama biraz daha yaklaşınca adamın ağzına bir yılanın girmeye çalıştığını fark etti. Akıllı ve iyi biri olan atlı kişi, yılanın adamın ağzına girmesine engel olmak için atını hızla sürümeye, bağırıp çağırmaya başladı. Fakat yetişemedi. Yılan, adamın ağzından içeri girdi.

Atlı adam, uyuyan adama birkaç kez çok şiddetli olarak vurdu. Uyku sersemi olan adam neye uğradığını anlayamadan kaçmaya başladı. Yakınlarda bulunan bir elma ağacının altına sığındı. Ağacın altı çürük elmalarla doluydu. Atlı adam korkudan hala titreyen adama:

-Ey içi dertli kişi! Çabuk o çürük elmalardan ye. Yoksa şu kılıcımı görüyorsun değil mi? dedi.

Zavallı adam:

-Ben sana ne yaptım ki bana böyle eziyet ediyorsun? Lanet olsun senin gibi uğursuza. Yarabbi! Bu zalim adamın cezasını sen ver, diyerek atlı adama söylenip beddua ediyordu.

Fakat atlı adam, onun bütün bu söylediklerini önemsemedi.

-Bu çürük elmaları yiyeceksin, dedi.

Adam çaresizlik içinde çürük elmaları yedi. Atlı adam daha sonra adama vurmaya, onu hiç durmadan koşması için kovalamaya başladı. Biçare adam dayak yememek için düşe kalka koşmaya başladı. Arkasından atıyla onu kovalayan adamın korkusuyla o kadar hızlı koşuyordu ki sık sık yere düşüp kapaklanıyordu. Her tarafı yara bere içinde kalmıştı. Karnı tok ve çok yorgun olan adamın artık dermanı kalmamıştı. Midesi bulandı, yediklerinin hepsini çıkarmaya başladı. Kusma esnasında yılan da ağzından dışarı çıktı.

Yılanı görünce kendisini kovalayan atlının düşmanı olmadığını anlayarak bütün yaralarını, yorgunluğunu unuttu ve atlı adamın önünde yere kapandı:

-Sana söylediklerim ve hakkındaki kötü düşüncelerim için beni bağışla efendim. Allah’a şükürler olsun ki bana rastlamışın.

-Ölü bir adama yeniden hayatına bağışladın. Hâlbuki benim akılsız başım senin için ne kadar kötü düşünmüştü. Ama bana yaptıklarının nedenini söyleseydin ben de o sözleri etmemiş olurdum, dedi.

Akıllı kişi:

-Eğer sana söyleseydim korkudan ödün patlardı. İçinde bir yılan olduğunu bilseydin o çürük elmaları yiyemezdin. Korkudan koşamazdın. Böyle olduğu için de kusup o yılanın dışarı çıkmasını sağlayamazdın, işte bu yüzden sana yaptıklarımın nedenini söyleyemezdim, dedi.

Yılandan kurtulan adam dua etmeye devam ediyordu:

-Allah bu iyiliğinin karşılığını versin. Her zaman işlerinde kolaylık kılsın. Allah herkese senin gibi akıllı dostlar versin…

Oğuz Saygın, Sen Düşünceden İbaretsin- Mevlana Işığında Düşünce Yönetimi, s.63-64.