Ailenin Huzuru; Ev

Allah (cc)kusurlu kullarına kusursuz güzellikler, akıl, ağız tadı, göz nuru nasip etti. Yiyeceklerin en lezzetlisini, giyeceklerin, yaşanacak mahallerin,ulaşım vasıtalarının ve hatta toplanma mekanlarının en rahatını, iyisini, güzelini verdi.

Bu yazımızda yaşanacak mahallerden en önemli ve başta gelen “ev “ konusuna ve Kur’an-ı Kerimde ev ve aile ilişkisine göz atmaya çalışacağız.Toplumun en küçük birimi olan aile için “ev “ ne anlam ifade etmektedir?

Önce Büyük Türkçe Sözlükte “ev” kelimesinin tanımlarına bakmakta fayda vardır.

1. İnsanların barındıkları yer, mesken, yurt, barınak, dar, beyt, konut.
2. Bir ailenin barındığı mesken, hane.
3.Bir meskenin iç düzeni.
4. Küçük kısımlara bölünmüs bir sedye, her bir parça.
5. Bir is görülen, bir ise veya maksada tahsis edilmis yer.
6. Soy, sülale, hanedan.
7. Aile
8. Yuva
9. Çadır
10. Kovan

Kur’an da “ev” beyt, büyut, hucurat olarak geçer. Ayetler şöyledir:

Beyt:
Al-i imran 96. Şüphesiz insanlar(ın ibadet ve ziyareti) için kurulan çok mübarek ve âlemlere hidayet kaynağı olan ilk ev (ilk mâbed), Mekke’deki (Kâbe’)dir.“

Büyut:
Nahl 80. Allah, size evlerinizi oturulacak (ve dinlenilecek) bir yer yaptı

Hucurat :
Hucurat 4. (Resûlüm! Sana ait) odaların ardından seni çağıranlar var ya, onların çoğu (saygıya) akıl erdiremezler.(4)

Kur’an-ı Kerim’de Hucurat suresi 13.ayet-i kerimede bildirildiği gibi bu ailenin temelini bir kadın ve bir erkek olusturur:
Hucurat 13. Ey insanlar! Şüphesiz biz, sizi bir erkekle bir kadından yarattık (ırkınız ve şahsınızla övünmeniz için değil; sırf iyilik uğrunda) tanışasınız (yarışıp ve yardımlaşasınız) diye sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Hiç şüphesiz ki sizin Allah yanında en şerefliniz, en takvâlınız (Allah’ın emirlerine en uygun yaşayanınız ve günahlardan sakınanınız)dır. Şüphesiz, Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) haberi olandır.

Bir kültür merkezi olan ev, insanın fizyolojik, estetik ve ekonomik ihtiyaçlarının karsılandıgı, ikâmet edilebilir bir meskendir.Korunmak, yuva yapmak ve yuvada barınmak, canlıların içgüdüsel olarak genel bir ihtiyacıdır. Canlılar, iklim kosullarına ve dıs tehlikelere karsı da bir yapı faaliyetine girisir. Arılar için kovan, kuslar ve karıncalar için yuvaları ve bu konudaki faaliyetleri kainattaki ev ve yuva anlamını gözler önüne sermektedir.İnsan da ihtiyacına binaen, yaratılısın bir geregi olarak mesken edinmek ister.Gerek maddi gerekse mânevî olarak rahatlamayı ,dinlenmeyi,huzuru ve sevgiyi evinde bulur.Bununla ilgili ayetleri bu bakış açısıyla okumakta ve üzerinde düşünmekte fayda vardır.

Nahl 80. Allah, size evlerinizi oturulacak (ve dinlenilecek) bir yer yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göç (ve yolculuk) gününüzde gerek ikamet gününüzde hafif gör(üp taşıy)acağınız (çadır gibi) evler; yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından bir zamana kadar (kullanacağınız) hem giyimlik ve döşemelik hem de geçimlik (için satılık kumaşlar) verdi.

A’raf 189. Sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yaratan, (gönlü) onunla huzur bulsun diye eşini de o(nun özünden/cinsi)nden var eden O’dur.

Rum 21. Kaynaş(ıp huzura kavuş)manız için size kendi (cinsi)nizden zevceler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O’nun (kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz ki, bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

Allah düşünen bir toplum için ibret almayı emretmektedir. Eşlerden istenilen; ev de sevgi ve huzur ortamı yoksa, sebep nedir diye düşünmek ve ayet merkezli bu duyguları yakalamaktır. Bu duyguları yakalayabilmek için de ailenin kurulma aşaması olan ve evin dekore edilmesi aşaması olan günlerdeki niyetleri kontrol ve teftiş etmek gerekmektedir.

İhlasla kurulan aile,ihlasla düzenlenen ev, Ankebut suresi 41. ayet-i kerimedeki evlerin en zayıfı örümcek ağıdır diye benzetilen evlerden olmaz.Sağlam bir evlilik için,evin her eşyasının da ihlasla alınması ve kurulması şarttır…

Ne yazık ki bunun böyle olduğunu bilmeyen ve gaflette olanlar vardır. Şurası bilinmeli ki ihlasdan uzak,heva ve hevese dayanan her şey örümcek ağı gibi kolay ve çabukça yok olmaya mahkumdur.

Saliha YILMAZ