Ağzımıza Giren, Ağzımızdan Çıkan

IMG_4086

Ali Ramiteni K.S: “ İki halde çok dikkat ediniz, yemek yerken ağzınıza girene, konuşurken ağzınızdan çıkana” buyurur.

Rabbim! Ne kadar da zayıfız bu konularda… Ve ne kadar da önemli konular bunlar. Hangisi daha önemli, ağzımıza giren mi, ağzımızdan çıkan mı?

Burada yemek yerken ağza giren “ilk” olarak anılmış. Vardır bir hikmeti elbet.

Giren makbul olacak ki, çıkan makbul osun. Giren helalinden olacak ki çıkan helale götürsün. Giren sağlıklı olacak ki çıkan latif olsun. Değil mi?

Hem dinen, hem tıbben yediğimize ehemmiyet verilmiş. Yediklerimiz suretimizi belirlemekte, siretimize etki etmekte. Suret de siret de konuştuklarımızı etkilemekte. Rabbim, her şey birbirine bağlı… Zinciri bozmamak lazım. Sağlıkta soğuk zincir tabiri vardır. Örneğin; aşıların nasıl taşındığı, nasıl saklandığı önemlidir. Zincirin ilk halkasına dikkat edilmezse diğer halkalara dikkat etmenin anlamı kalmaz. Temel sağlam, zemin kuvvetli olmalı. İlk halka ikinci halkanın temelidir. Lakin devam için, istikamet için hedefe varmak için diğer halkalar da sağlam olmalıdır.

Manen, madden, ruhen, bedenen ağzımıza girene dikkat elzemdir. Sağlıklı olmanın temelinde yediklerimiz ve içtiklerimiz yer almaktadır. Günümüzde en çok konuşulan konular; beslenme, diyet, gıdalar değil midir?

Koruyucu sağlık, koruyucu tıp, koruyucu hekimlik ne kadar da önemli! Öyleyse koruyucu hekimlikte ilk akla gelen konu beslenme olmalıdır. Doğumdan itibaren, hatta anne karnındayken ne ile beslendiğimize dikkat edilmelidir. Annenin yedikleri bebeği de etkileyecektir. Peygamber efendimiz (S.A.V) önderimiz, örneğimiz madem, Tıbbı Nebevi’ye göre olsun sofralarımız. O’nun sofraları gibi olsun. Bundan daha güzel bir beslenme önerisi bilmiyorum hakikaten.

Gelelim ağzımızdan çıkana; suret sireti etkiliyor, siret konuşulanı etkiliyorsa, konuşulan da bilin ki bu ikisini etkilemekte. Konuştuklarımız hissettiklerimizden bağımsız olabilir mi? Hissettiklerimiz bedenimizi, davranışımızı etkilemiyor olabilir mi? Birçok bedeni rahatsızlıklarımızı düşünün! Migren, mide ağrısı, müphem kas ağrıları, yorgunluk… Çoğunun altında duygularımız, dile getirmediklerimiz ve ya getiremediklerimiz, uygunsuz olarak dile getirdiklerimiz yatmıyor mu?

Görülüyor ki söylediklerimiz; hem sağlımızı, hem ruh dünyamızı, hem bu dünyamızı hem de ahretimiz etkilemekte. Öyleyse “dilin diyeti” de sağlık için mühim. Onu da eğitmek lazım. Dili eğitmenin yolları da sizlerin malumu.

Bu yazıda iki koruyucu sağlık tedbirine değinmiş olduk. Ağıza girene, ağızdan çıkana dikkat! Kendimiz için, ailemiz için, tüm sevdiklerimiz için…

Mübarek Ramazan ayından önce böyle bir talim terbiyeye girmek ne güzel olur…

Bir sonraki koruyucu sağlık tedbirinde buluşmak üzere… Allah’a (c.c) emanet olun.

 

Dr. Fatma nur Eneç Can