Abdest ve Namazın Tıbbî Faydaları

Bütün ibadetlerin bildiğimiz, bilmediğimiz pek çok faydaları var. Aslında ibadetler ahiret için yapılsa da dünyalık faydaları ile de insanlar nimetlendirilir. Abdest ve namaz ibadeti için de bu geçerlidir. Abdest vücudun günlük temizliği ve mikroplardan arındırılması için mükemmel bir ibadettir.

Önce eller yıkanır, çünkü diğer organları temizlemeye yardım edecektir, önce onun temiz olması gerekir. Ellerimizde, mesleğimiz ve temizlik durumumuza göre bir santimetrekarede 40000 ila 5 milyon mikrop yaşar. Elimizin sıcaklığı ve nemi arttıkça bu oran artar. Tuvaleti kullandıktan sonra mikrop sayısı 2 katına çıkabilir. Her yıkamada ellerimizdeki mikroorganizma sayısını önemli ölçüde azaltabiliriz. El temizliğinde sabun kullanmak çok önemlidir.

Ağız temizliği de çok önemli. Ağzımızda 500 ila 650 çeşit mikrop yaşar. Bunların bir kısmı yararlı olduğu halde bir kısmı da hastalık yapıcıdır. Günde 1 litre kadar tükürük yutarız ve bu tükürükle birlikte yuttuğumuz mikrop sayısı 100 milyarı bulur. Ortalama ağzımızda 20 milyar mikrop yaşadığını düşünürsek bunlar bir gün içinde 5 katına ulaşır. Eğer dişlerimizi düzenli fırçalamaz ve ağız temizliğine dikkat etmezsek mikroplar hızla ürer hem dişlerimiz hem de üst solunum yollarımız için ciddi tehlike oluşturur.  abdest alırken ağzımızı suyla çalkalayarak hatta fırçalayarak bu temizliği yapmış oluruz.Peygamber Efendimiz bize ağır gelmeyecek olsaydı günde 5 kez dişlerimizi misvaklamayı emredeceğini söylemiş.

Burnumuz nefes almanın başladığı organ olarak önemli görev üstlenir. Çünkü aldığımız nefesteki hava ısıtılmadan, nemlenmeden ve mikroplardan temizlenmeden solunum yoluna girerse tonsillit, farenjit, akciğer enfeksiyonu riski artar. Burun bütün bu işleri yapan organ olarak sürekli açık tutulmalıdır. Herhangi bir sebeple burun tıkanır ağızdan nefes alınırsa üst solunum yolları tehlike altına girer. Abdestle burun açılır ve nemlenir, burun içi kan dolaşımı uyarılır. Ayrıca genzimize kadar çekeceğimiz su ile geniz eti dediğimiz lenf bezi uyarılır. Burada lenfosit yani mikroplarla savaşan asker hücre yapımı artar, böylece bağışıklığımız kuvvetlenir.

Yüzümüzü yıkarken hem çevresel kirlerden ve mikroplardan temizleriz hem de dolaşımı hızlandırarak toksinlerin, ölü hücrelerin atılmasını sağlarız. Gözenekleri açar, cildimizi nemlendiririz. Bu arada gözlerimiz de yıkanmış ve nemlenmiş olur.

Kollar da çevresel kirlere en çok maruz kalan organlardandır. Abdestle temizlemiş oluruz.

Başı mesh ederken vücudumuzdaki statik elektriği uzaklaştırırız. Su ve toprak bu enerjiyi uzaklaştıran iki araçtır ve abdest, su ya da toprakla alınır.

Kulağımızın görünen kirlerini temizlerken aynı zamanda boynumuzu da mesh ederiz. Boyunda zincir şeklinde yerleşen lenf bezleri böylece uyarılır ve bağışıklığımız arttırılır.

Ayaklardaki kirler de temizlenerek genel vücut temizliği sağlanmış olur.

Namazla birlikte vücut ciddi bir egzersiz yapmış olur. Bütün eklem ve kaslar çalıştırılır. Göz kasları bile farklı noktalara baktırılarak çalışır ve görme keskinliği arttırılır. Namaz gözümüzün nuru haline gelir.

Psikolojik olarak da namaz ruhu dinlendirir, huzur verir, yaşam gailelerinden kısa bir süre de olsa insanı uzaklaştırır. İnsanın Rabbi ile dertleşmesi, sıkıntılarını Yüce Mevla’ya arz etmesi, yardım istemesi anıdır namaz. Çünkü namaz duadır.

İnsan sabrı namazla öğrenir. Kibrini secde de yener. Mükemmel bir kişilik terbiyecisidir.

Vaktin kıymetini öğretir. Zaman disiplini kazandırır. İnsanın fıtratına en uygun biyoritme en yardımcı ibadetlerden biridir. Çünkü sabah namazı ile güne başlayan bir insan güneşin doğumu ile birlikte gün ışığından en fazla oranda yararlanmış böylelikle depresyon gibi ruhsal sıkıntılardan kurtulmuş olur. Daha dinç ve enerjik olarak güne devam eder.Yatsı namazı ile birlikte erkenden yatar ve erkenden kalkar ki biyolojik saatimiz de buna göre ayarlanmıştır.

İnsan ibadetleri gereği gibi yaptıkça hem ahret hem de dünya saadetini sağlamış olur.

Firdevs Kara