9. Sayı / Editörden

DSC_0135

Bizleri İslam Dini üzere dünyaya getiren Allah’a hamd-ü senalar olsun! Ne mutlu Müslümanca yaşayanlara! Ne yazık zalimce hayatlarını karanlık kuyulara dönüştürenlere.

“ Onlar, kendilerine verilen nasihatleri unutunca, biz de kötülükten önlemeye çalışanları kurtardık, zalimlik yapanları da “Allah’ın emrinden sapmalarından” dolayı şiddetli bir azap ile yakaladık.” (A’raf S- 165)

Her şeyi hakkıyla işiten ve gören Allah, adaletle hükmeder. Bizden de her konuda adil olmamızı ister. Aksi halde zalimler grubuna dâhil olunur ki onlar için Kur’an-ı Kerim’de çok açık tehditler vardır. Gerek günahlarla nefsine, gerek yönetimde, gerek ailesinde ve ticaretinde insanlara zulmedenlerin felakete gideceği, kurtulamayıp karanlıklar içinde kalacağı belirtilir.

Üniversite yıllarımda Bosna katliamı olmuş ve ben tüm Türkiye’nin kalbi Bosna’da atıyor zannetmiştim. Onlara destek için çocuğu, genci, yaşlısıyla herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor, bir şeyler yapmaya güç yetiremeyenler acizliklerinden gözyaşlarına boğuluyorlardı. Ancak adaletin ve iyiliklerin yerleşmesi, zulmün ve kötülüklerin ortadan kalkması sadece ağlamakla, düşünmekle halledilemez. Bugün de zalim sömürücülerden, yönetimlerden eziyet gören, sefalet çeken, birbirine düşürülen yine İslam ülkeleri. Madalyonun öbür yüzüne bakalım; şunu da unutmamak lazım. Herkes gideceği ebedi yurdu burada kendi elleriyle hazırladığına göre zalimler, aslında kendilerine zulmetmiş oluyor.  Ve onlar ancak gözlerin (dehşetten) dışarı fırlayacağı bir güne kadar ertelenen zamanı yaşamaktalar…

Şeyh Sadî Gülistan’da der ki:

Zalim ve fâsık biri, bir Allah (c.c.) dostuna: ” İbadetlerin hangisi efdaldir? ” diye sorar.

O da: ” Senin için uykudur. Çünkü uykuda olduğun zaman kimseyi incitemezsin!” cevabını verir. Aman uyanmasınlar.

Zulüm sadece başkalarına karşı yapılan haksızlıklar mıdır? Kişi kendine de zalim olamaz mı? sorularının cevabını “Nefsine Zulmetme” başlıklı yazımızda bulacaksınız. Yediklerimizle içtiklerimizle bedenimize ve maneviyatımıza da haksızlık yapmış olur muyuz? Zalimlere nasıl yardım edilir? Adil olmayanlar zalim mi olur? Tüm yaşananlar gerçek sevgiyi bulamamaktan, muhabbetsizlikten, müsamahasızlıktan kaynaklanıyor olabilir mi? derseniz bültenimiz sorularınızı cevaplayacaktır. Şairlerimizin de bu konuları nasıl ele aldıklarını edebi satırlarda bulacaksınız. “ İlahi adalet” diyeceğiz, “İlahi Adaletin Gölgesinde” deyip Hz. Ömer’den satırlara yer vermeden geçemeyeceğiz.

Bültenimizin başında da sizlerle paylaştığımız gibi dünyada yaşanan zulümlere karşı, içimizde var olan en iyiyi yansıtacak tasarımcı ile buluşup nasuh tövbelerle kendimizi değiştirmeye karar verirsek bu dünyayı cennete dönüştürmüş olacağız. Kâlu belâda verdiğimiz sözü hatırlayalım, fıtratımıza uygun olan hayat için karanlıkların dağılması adına değişmesi gereken her ne varsa bir an önce bu değişime başlayalım.

Ya Rabbi! Ayaklarımızı dinin yolunda sabitle, hayırlı ve sevdiğin neticelere hem dünyada tez hem ahirette ulaştır.

Muhabbetle kalın.