7. Sayı / Editörden

1230851662kalem

Mâh-ı Gufran hoş geldin, mâh-ı Kur’an hoş geldin, ey mâh-ı Ramazan hoş geldin. Hz. Ömer’in ifadesiyle “ Merhaba! Ey günahlarımızı temizleyen mübarek ay! “

Ramazan nefsi yenme ayı, kabul olunacağına sağlam bir inanç ile sahurda, iftarda dua etme, dualarımızda neyi isteyeceğimizi bilme, kanaat, güzel ahlâk ve takva sahibi olmayı öğrenme ayıdır. Takva yarışının yapılabileceği en güzel ay, fırsat ayı. Hz. Ali Efendimiz: “ Ya Rabbi Sen benim isteğim gibi bir Rabsin. Beni de istediğin gibi bir kul yap…” demiş. Allah’ın istediği gibi bir kul nasıl olunacak? Takvalı kul olduğu zaman. Takva sahibi olmaya çalışmak mütevazı olmayı gerektirir. Tevazu, cahilden veya çocuktan da olsa hakkı işitince boyun büküp hemen kabul etmekmiş. Mayamız toprak değil mi yakışır tabi ki.

Ezanlar okunmaya, selâlar verilmeye devam edecek. Ramazanda daha bir farklı kulak kesileceğiz. Kim bilir belki bu selâlardan biri bizim için okunacaktır. O halde günahları affedilip cennetle müjdelenenlerden olabilmek dualarıyla Ramazanı ihya etmeye, muhsin kullardan olmaya çalışalım.

İsa as: “Sizler karnınızı aç tutunuz, ola ki kalbinizle Rabbinizi göresiniz.” derken Mehmet Zâhid Kotku (rha) da “ Açlık, ibret tarlasıdır ve hikmet kaynağıdır, ruhların kemali, muhabbetin de anahtarıdır. Aynı zamanda ma’rifet kandilidir, hakikat yoludur. Bütün ahlâk-ı hamidelerin başıdır, kaynağıdır, nefse zindandır, kalbe ise gülistandır. “ ifadeleriyle orucun bedende hafiflik ve iffete, gözde ibrete, gönülde hikmete vesile olabileceğini vurgulamıştır. O halde öyle oruçlar tutalım ki Reyyan kapılarından buyur edilelim. Öyle secdelerimiz olsun ki o namazlar göğe yükselerek bizler için dua olup şefaatle nasiplenelim.

Bu bültenimizde, oruç, zekat, Kur’an-ı Kerim ile ilgili fıkhi konu ve sorulardan, Kadir gecesinin ihyasından, bu ay dolayısı ile şairlerin padişahlara, vezirlere veya dostlarına yazdıkları kaside tarzındaki Ramazaniyelerden bahsedecek örnekler paylaşacağız. İftar sofralarında misafirlere teşekkür hediyesi olarak sunulan diş kirasından, toplumsal sorumluluğun muhteşem örneği zimem defterlerinden bahsedeceğiz. Daha bir çok konu ile gönüllerinize hitab etmeye çalışırken Kur’an-ı Kerim’i her türlü ön yargıdan uzak, temiz, duru, dingin bir kalp ile idrak edecek şekilde okumanın önemini dile getireceğiz. Okuduklarımızla amel edebilirsek sosyalleşmenin ve fedakârlığın en doruk noktada yaşanabileceği bu ayda sevap hanelerimize kim bilir neler eklenecek.

Ey mağfireti çok olan el Gafûr bizleri bağışla, es Selâm isminle tüm kederlerden, afetlerden bizleri emin kıl, ismimizi süedâ defterine kaydeyle ve orada sabitle. Ey çok ikram edici el Kerim, Ramazanın sonu cehennemden azadlıkmış, bizleri de cehennemden azad eyle, akıbetimizi hayreyle, sevdiklerimizle birlikte Firdevs cennetleriyle müjdele. Ümmet-i Muhammed’e umûmen rahmeyle.