5. Sayı / Editörden

DSC_0135

Zaman, içinde yaşanılan değerlerle anlam kazanır. Kur’an-ı Kerim’de de “ Sabaha yemin olsun ki, geceye yemin olsun ki, asra yemin olsun ki…” gibi ifadelerle zamana yemin edilerek önemine dikkat çekilmiş. Bu sene mayıs, haziran ve temmuz aylarını şereflendiren manevî bir mevsime, üç aylara girmiş bulunuyoruz. Öyle ki İslam’ın muhteşem güzelliğini, yüceliğini hissedebileceğimiz, bedenimizi ve ruhumuzu dinlendirip gece gündüz uygulayabileceğimiz bir manevî eğitim fırsatı önümüzde.

Acaba fırsatları ne kadar değerlendirebiliyoruz?

“Mühim işlerimizi tehir etmeyi severiz. Bazılarımızda bu, tembellikten ve ihmalden ziyade mükemmeliyet aşkıdır. O işi, ehemmiyeti nispetinde muhtaç olduğu geniş zamana, huzura bırakırız. Yarını bugünden daima daha müsait farz etmekten doğan bu masumiyetin cezası, o işin asla yapılamamasıdır. Yaşadıkça anlarız ki ne yapmak istiyorsak, ne yapabileceksek şimdiden başlamalıyız. (… ) Projelerimizi geciktirmeyelim, şimdi başlayalım. Yarının şimdileri, bu anın şimdisi kadar muhakkak değildir.” derken Peyami Safa, ibnü’l vakt olmayı kastediyor olmalı. Ne demek ibnü’l vakt olmak? Kişi, nasıl ki babasının sözünü emir telakki edip tutarsa, tasavvuf ehli de aynen o kişi gibi zamanın gereği ne ise onunla meşgul olur. Peki, bu zamanın gereği ne?

Recep ayı, Allah’ın ayı; tövbe zamanı.

Hz. Ali Efendimiz buyurmuş ki: “Sadece sahibini kurtaran tövbe, tövbe midir? Asıl tövbe şudur ki sıdk ile edildiğinde onun bereketiyle nice kimse yola gelir ve kurtulur.” Sağılmış sütün tekrar geri döndürülüp memeye sokulmasının imkânsızlığı gibi bir daha o hataya dönmemek üzere yapılan nasuh tövbeleri nasip olsun hepimize, rotamız en güzelde, iyide ve doğruda kilitlensin.

Al-i İmran Suresi’nde Müslümanların Rabbimiz tarafından övülmüş ve O’nun tarafından, ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmet olduğu belirtilmiştir. O halde Recep ayında – ki o, Rabbimizin ayıdır – istiğfarlarla affımızı dilemeli, silkinip kendimizi manevî bir denetimden geçirmeye hazır hale getirmeliyiz. Sevgiyi, saygıyı, fedakârlığı, merhameti, hizmeti, taati önce yaşayıp sonra yaşanmasına say ü gayret göstermeliyiz.

Ya Rabbi, bize Recep ve Şaban’ı mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır.