28. Sayı / Editörden

Mübarek bir mevsime girerken sizlerin de bu manevi güzelliklerin feyiz ve bereketinden istifade edenlerden olmanız duası ile yeni bültenimizi istifadenize sunuyoruz. Bülten konumuz: Çevre Bilinci

Türlü türlü nimetlerle bizlere ikramlarda bulunan Yüce Rabbimiz Furkan Suresi’nde (48-49): “O, (yağmur) rahmetinin önünde bir müjdeci olarak rüzgârları gönderendir. Onunla ölü (kupkuru) bir bölgeye can verelim, hem de yarattığımız nice hayvanları ve insanları onunla sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.” buyurmuşlardır.

Yine Rum Suresi 41. Ayette: “İnsanların bizzat kendilerinin kazandıkları (günahlar ve cehaletleri) yüzünden, karada ve denizde fesat (maddî mânevî bozulmalar, afet ve felaketler) çıktı (çıkar da). Bu ise yaptıklarının bir kısmını(n cezasını Allah’ın dünyada) onlara tattırması içindir. Olur ki onlar, (bu sayede kötü hallerinden) dönerler.” buyrulur.

Günümüze baktığımızda küresel ısınma, nükleer atıklar, genetiği ile oynanmış gıdalar, çevre tahribatları… güncelliğini koruyan konular arasında değil mi? Eskiden insanlar daha sağlıklı ve uzun ömürlü iken artık çeşit çeşit kanserler, adı yeni yeni duyulan hastalıklar…

Nasıl ki insan sağlığı için koruyucu hekimlik dediğimiz hastalanmadan önce tedbirleri alarak sağlıklı, helal ve doğal beslenme gayreti tavsiye ediliyorsa çevre sağlığı için de aynı durum neden söz konusu olmasın. Nasıl temizleriz değil, kirletmeden, bozmadan nasıl oluru düşünmeliyiz. Bütün canlılar için çok mühim bir konu olduğundan çevre mühendisliği kurulmuş, bilimsel olarak işe el atılmıştır. Sürdürülebilir bir çevre için kanunlar yapılmıştır.

İlgili devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları çevre ve dostluk dernekleriyle izcilik faaliyetleriyle çevrenin korunup gereken tedbirlerin alınması hususlarında çalışmalar yapılmaktadır. Burada da olmazsa olmazımız eğitim. Bireysel anlamda bilinçli insanların oluşturduğu bir toplumda istenmeyen durumlar istisnai olarak ortaya çıkacaktır. Zira sadece kendi yaşam alanlarını değil, evrensel boyutlu bir yaklaşımla gelecek nesilleri dahi düşünerek emanet şuuruyla, ibadet kastıyla yaparlar her çalışmalarını. Tüketimde aşırıya kaçmazlar, israf etmez, çevreye zarar verecek her durumdan uzak durup geri dönüşüm hususunda hassasiyet gösterirler. Bu bağlamda okullarımızda geri dönüşüm (Kâğıt ve pil gibi) ve yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili proje çalışmaları çoğalmakta. Böylece bilinçli bir neslin yolu da aydınlatılmış olmaz mı?

İslam’ın Çevre Tasavvuru, Tasavvuf Düşüncesinde Tabiat, Yeryüzü Mescidi, Çevre ve İnsan İlişkisi, Çocuklarda Çevre Bilinci başlıklarımızdan bazıları. Ayrıca bültenimizde soluduğumuz havadan içtiğimiz suya, hayvanların korunmasından ağaçlandırmaya ve daha birçok merak ettiğiniz konuya ulaşacağınızı düşünüyorum.

“Ya Rabbi, Recep ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir”