27. Sayı / Editörden

Sözlük anlamı itibariyle; çağdaşlaşma ve yenileşme gibi anlamlara gelen modernleşme, geri kalmış bir medeniyetin kendinden ileri seviyedeki bir medeniyete erişebilmek için gösterdiği çabaların ortak adı olarak karşımıza çıkıyor. Geniş kapsamlı toplumsal bir değişim süreci, kültür değişimi, eski değerlerden soyutlanıp yeniden düzenlenmesi. Dışardan alınan değerler nereden, ne oranda, nasıl alındı ve bu alıntılar kendi değerlerimizle ne kadar uyumlu ve ya tamamen çatışmalı bir durum mu söz konusu?  Her zaman batıdan mı alınır? Kimler alıyor?

Geleneksel yapıdan modernliğe geçiş…

Bu toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik değişim süreci, belki de sorunu…

Kapitalist gelişmenin sonucu olduğu ifade edilen modernizm…

Modernite genel anlamda gelenek karşıtlığı ve ondan kopuşu ifade eder; toplumsal ve bireysel alanlardaki değişimi kapsar. Aklı ve insanı öne çıkararak merkeze alır, dini arka plana iterler. Özgürlükçü hayatları savunurlar. Zaten Batıda kiliseye yani dine bir başkaldırı olarak ortaya çıkmıştır. Oysa İslami düşüncede, kişiler ön plana çıkmaz, ben yoktur, fedakârlık vardır, diğergamlık vardır. Hatta kişi ne kadar ilim sahibi ise o kadar hiçliği ile karşılaşır. Öyle ki; böyle güzel insanlardan biri kartvizit bastırmış. Üzerinde ise kocaman bir HİÇ yazıyormuş.

Necip Fazıl’da şehirlere dışardan bakışında şehrin keyfini sürdüğünü zannedenlerin aslında şehre köle olduklarını ifade eder.                                                                                                      …….
Kaçalım, kurtulalım!
Haydi yürü, bulalım;
Kat kat çıkmış evlerin,
O cam gözlü devlerin
Gizlediği âlemi!
Bir tüy gibi yel alsın,
Bir dal gibi sel alsın,
Bizden, menhus elemi.

Bırak, keyfini sürsün,
Şehirlerin, köleler!
Yeter bizi tuttuğu!
Tükensin velveleler!
Kalk arkadaş, gidelim!
Geleneksel yaşamın ortadan kaldırıp, bilim, sanat, teknoloji ve akıl ön plana alınınca doğal ve sağlıklı beslenme, helal ve katkısız ürünler, sağlıklı yaşam alanları, çevre bilinci, yenilenebilir enerji kaynakları sıkça duyulan ve eskiye özlemin belirtisi diyebileceğimiz ifadeler.

Bültenimizde gelenek ve modernite arasına sıkışmış ailelere değinecek, “Ahlâk ve Modernite” diyecek, “Düşünce Kalıpları”, “ Özgürlük, Adalet, Ahlâk ve Sınırlar” başlıklarıyla sizlerle olacağız. “Sosyal Medyanın Yaşam Biçimine Etkisi”, “Değerlerin Kayboluşu”, hangi çağda olursak olalım “Zamana Göre Değişmeyen Sevgi” yi ele alacak ve diğer başlıklarımızla bültenimizi istifadenize sunacağız.

Hoşça bakın zatınıza…